Tarihçilerin "Medeniyetlerin Güneşi" olarak adlandırdığı Van, sadece bir şehir değil; üzerinde onlarca imparatorluğun yükselip alçaldığı dev bir açık hava müzesidir. Urartu'nun sarp kalelerinden Selçuklu’nun zarif kümbetlerine, Van Gölü’nün kıyısında yankılanan tarihî izleri yerli ve yabancı kaynaklar ışığında derledik.
Abone Ol
TARİH ÖNCESİNİN İZLERİ: TİLKİTEPE VE KALKOLİTİK DÖNEM
Van’ın tarihi sanılanın aksine çok daha eskiye dayanıyor. Şehir merkezindeki Tilkitepe Höyüğü üzerinde yapılan kazılar, bölgenin M.Ö. 5000’li yıllara, yani Kalkolitik döneme kadar uzanan bir yerleşim yeri olduğunu kanıtlıyor.
TARİH ÖNCESİNİN İZLERİ: TİLKİTEPE VE KALKOLİTİK DÖNEM
SULARIN EFENDİLERİ: URARTU KRALLIĞI (TUŞPA)
Van denilince akla gelen ilk büyük güç şüphesiz Urartulardır. M.Ö. 9. yüzyılda kurulan bu krallık, Van’ı (o zamanki adıyla Tuşpa) başkent yapmıştı. Dünyanın en gelişmiş su mühendisliği harikalarından biri olan Şamran Kanalı, bugün hâlâ Urartu dehasının bir simgesi olarak akmaya devam ediyor.
SULARIN EFENDİLERİ: URARTU KRALLIĞI (TUŞPA)
ASUR AKINLARI VE EGEMENLİK MÜCADELELERİ
Urartuların en büyük rakipleri olan Asurlular, bölgeyi tamamen kontrol altına alamasa da Mezopotamya’dan gelen akınlarla Van topraklarında derin siyasi izler bırakmış ve kültürel etkileşimi hızlandırmıştır.
ASUR AKINLARI VE EGEMENLİK MÜCADELELERİ
MEDLER VE PERSLERİN GELİŞİ
Urartu Devleti'nin M.Ö. 6. yüzyılda çöküşüyle birlikte bölge önce Med İmparatorluğu'nun, ardından Perslerin (Ahameniş İmparatorluğu) hâkimiyetine girdi. Van Kalesi'ndeki meşhur I. Serhas yazıtı, Pers etkisinin somut bir kanıtıdır.
MEDLER VE PERSLERİN GELİŞİ
BÜYÜK İSKENDER’İN DOĞU SEFERİ
Pers İmparatorluğu’nu yıkan Makedon kralı Büyük İskender, Anadolu’nun geneliyle birlikte Doğu Anadolu topraklarını da Helenistik dünyanın bir parçası haline getirmiş, ancak bölgede merkezi bir otoriteden ziyade yerel hanedanların güçlenmesine yol açmıştır.
BÜYÜK İSKENDER’İN DOĞU SEFERİ
ROMA VE PART REKABETİ ARASINDA VAN
Stratejik konumu nedeniyle Van ve çevresi, Batı’nın devi Roma İmparatorluğu ile Doğu’nun gücü Partlar (ve daha sonra Sasaniler) arasında yüzyıllarca sürecek bir tampon bölge ve savaş alanı olmuştur.
ROMA VE PART REKABETİ ARASINDA VAN
BİZANS İMPARATORLUĞU DÖNEMİ
Roma’nın ikiye bölünmesiyle Doğu Roma (Bizans) hâkimiyetine geçen Van, Hristiyanlığın bölgede yayılmasıyla birlikte önemli bir dini merkez haline gelmiştir. Akdamar Kilisesi’nin temelleri ve mimari zenginliği bu dönemin dini mirasının bir parçasıdır.
BİZANS İMPARATORLUĞU DÖNEMİ
İSLAM ORDULARININ VAN’A GELİŞİ
7. yüzyılın ortalarında, Hz. Osman döneminde İslam orduları bölgeye ilk seferlerini düzenlemiş; böylece Van, İslam medeniyetiyle tanışmıştır. Emeviler ve Abbasiler döneminde bölge, halifeliğe bağlı bir eyalet olarak yönetilmiştir.
İSLAM ORDULARININ VAN’A GELİŞİ
ERMENİ KRALLIKLARI VE VASPURAKAN
Bizans ile Abbasi rekabeti arasında yerel bir güç olarak yükselen Vaspurakan Krallığı, Van Gölü çevresinde hüküm sürmüş ve özellikle dini mimaride bugün de ayakta kalan pek çok eser bırakmıştır.
ERMENİ KRALLIKLARI VE VASPURAKAN
SELÇUKLU ANADOLU’SUNA AÇILAN KAPI
1071 Malazgirt Zaferi'nden önce, 1054 yılında Tuğrul Bey’in Van çevresine yaptığı akınlar, Türklerin Anadolu’daki kalıcı varlığının müjdecisi olmuştur. Selçuklular ile birlikte bölge, İslam mimarisinin eşsiz örnekleriyle donatılmıştır.
SELÇUKLU ANADOLU’SUNA AÇILAN KAPI
AHLATŞAHLAR (SÖKMENLİLER) DÖNEMİ
Van ve özellikle Ahlat bölgesi, "İslam’ın Kubbesi" (Kubbet-ül İslam) unvanını alarak Ahlatşahlar döneminde bilim, kültür ve sanatın merkezi haline gelmiştir. Bölgedeki devasa mezar taşları bu dönemin sessiz tanıklarıdır.
AHLATŞAHLAR (SÖKMENLİLER) DÖNEMİ
MOĞOL İSTİLASI VE İLHANLI HÂKİMİYETİ
13. yüzyılda tüm Anadolu’yu kasıp kavuran Moğol istilası Van’ı da etkilemiştir. İlhanlılar döneminde bölge bir süre bu imparatorluğun vergi ve idari kontrolü altında kalmıştır.
MOĞOL İSTİLASI VE İLHANLI HÂKİMİYETİ
KARAKOYUNLU VE AKKOYUNLU TÜRKMENLERİ
14. ve 15. yüzyıllarda Van, Doğu Anadolu’nun iki büyük rakip Türkmen devleti olan Karakoyunlular ve Akkoyunlular arasında sürekli el değiştirmiştir. Karakoyunluların Van Gölü çevresindeki etkisi mimari eserlerde hala hissedilir.
KARAKOYUNLU VE AKKOYUNLU TÜRKMENLERİ
SAFAVİ-OSMANLI REKABETİNDE BİR SINIR ŞEHRİ
Şah İsmail’in kurduğu Safavi Devleti’nin kontrolüne giren Van, Yavuz Sultan Selim ve Kanuni Sultan Süleyman dönemlerinde Osmanlı Devleti için hayati bir hedef haline gelmiştir.
SAFAVİ-OSMANLI REKABETİNDE BİR SINIR ŞEHRİ
OSMANLI DÖNEMİ VE EYALET MERKEZİ
1548 yılında Kanuni Sultan Süleyman’ın İran seferiyle kesin olarak Osmanlı topraklarına katılan Van, bir eyalet merkezi haline getirilmiş ve imparatorluğun doğu sınırındaki en güçlü kalesi olmuştur. Evliya Çelebi’nin seyahatnamesinde Van, görkemli kalesi ve zengin çarşılarıyla uzunca anlatılır.
OSMANLI DÖNEMİ VE EYALET MERKEZİ
GEÇMİŞİN MİRASI, GELECEĞİN VİZYONU
Bugün Van, üzerinde yükselen Urartu kalelerinden Selçuklu kümbetlerine, Ermeni kiliselerinden Osmanlı camilerine kadar her köşesinde bu devasa mirasın ağırlığını ve asaletini taşıyor.
Binlerce yıl boyunca krallıkların başkentliğini yapan, orduların geçiş güzergâhı olan ve kültürlerin harmanlandığı bu kadim topraklar, günümüzde de "Doğu’nun İncisi" sıfatını sadece tarihiyle değil; gelişen turizmi, jeopolitik önemi ve büyüyen şehir yapısıyla da korumaya devam ediyor.
Geçmişte kıtaları birbirine bağlayan İpek Yolu’nun en kritik duraklarından biri olan Van, bugün de modern ticaretin ve bölgesel barışın merkezi olma yolunda emin adımlarla ilerliyor.
Tarihin tozlu sayfalarından süzülüp gelen o kadim ruh, Van Gölü’nün sodalı sularında yankılanırken; bu şehir, bize medeniyetin bir varış noktası değil, bitmek bilmeyen bir yolculuk olduğunu her gün yeniden hatırlatıyor.
Gelişmelerden haberdar olmak istiyor musunuz?
Google News’te Van Olay sitemize
abone olun.