İşgalci İsrail, Orta Doğu’daki kanlı pençesini bu kez Lübnan’ın üzerine geçirdi. İran ile sağlanan geçici ateşkesin mürekkebi kurumadan, bebek katili Netanyahu hükümeti Lübnan genelinde tarihin en kanlı saldırılarından birine imza attı. Lübnan Sağlık Bakanlığı’nın yaptığı son dakika açıklamasına göre, siyonist savaş uçaklarının ülke genelinde gerçekleştirdiği yoğun bombardıman sonucunda, aralarında kadın ve çocukların da bulunduğu 254 kişi şehit oldu, 700’den fazla kişi ise yaralandı.
10 DAKİKADA 100 AYRI NOKTAYA ÖLÜM YAĞDI
Katil İsrail ordusu, öğle saatlerinde başta başkent Beyrut olmak üzere Lübnan’ın güneyi ve doğusundaki onlarca kenti eş zamanlı olarak hedef aldı. İşgalci ordudan yapılan küstah açıklamada, sadece 10 dakika içerisinde 100 ayrı noktaya saldırı düzenlendiği itiraf edildi. Beyrut sokakları ambulans sesleriyle yankılanırken, Lübnan makamları enkaz altında hala yüzlerce kişinin olduğunu ve bilançonun daha da ağırlaşmasından endişe edildiğini duyurdu.
LÜBNAN CUMHURBAŞKANLIĞI: "YENİ BİR KATLİAM"
Lübnan Cumhurbaşkanlığı, işgal rejiminin saldırılarını "topyekün bir katliam" olarak nitelendirerek, yaşanan vahşetten tamamen siyonist rejimi sorumlu tuttu. İran ile yapılan ateşkesin bölge barışı için bir umut olduğunu ancak İsrail’in bu süreci Lübnan halkını katletmek için bir fırsat olarak kullandığını belirten yetkililer, uluslararası toplumu bu barbarlığı durdurmaya çağırdı.
İRAN DEVRİM MUHAFIZLARI: "PİŞMAN OLACAKLAR!"
İşgalci rejimin bu kalleşçe saldırısına İran’dan da sert tepki geldi. İran Devrim Muhafızları Ordusu, saldırıların sürmesi halinde bölgedeki saldırganlara "pişman olacakları bir yanıt" verileceğini bildirdi. Al Jazeera’ye konuşan üst düzey bir İranlı yetkilisi ise İsrail’in ancak "kurşunlarla caydırılabileceğini" vurgulayarak, işlenen bu savaş suçunun cezasız kalmayacağını ifade etti.
DIŞİŞLERİ BAKANLIĞINDAN SERT KINAMA
Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı da siyonist rejimin Lübnan’a yönelik vahşi saldırılarını en güçlü şekilde kınadı. Yapılan açıklamada, "İsrail'in Lübnan'ı işgalinin sonlandırılması ve sivillerin korunması amacıyla uluslararası toplumun bir an evvel harekete geçmesi gerekmektedir" denilerek, Netanyahu hükümetinin bölge istikrarını hedef alan adımları sert bir dille eleştirildi.