Van denildiğinde ilk akla gelenlerin başında Türkiye’nin en büyük gölü olan 3 bin 713 kilometre büyüklüğündeki Van Gölü gelir. Sodalı yapısıyla dikkat çeken Van Gölü, hem doğal güzelliği hem de eşsiz manzaralarıyla ziyaretçilerini büyülemeye devam ediyor. Gün batımında sunduğu manzara ise adeta kartpostallık görüntüler oluşturur.
Şehrin bir diğer simgesi ise farklı göz renkleriyle ün salmış Van Kedisidir. Kedilerin en güzeli Van Kedisi, sadece Van Denizi Havzası’nda yaşayan safkan bir kedi türüdür. En önemli özelliği genetik bir bozukluk sonucu oluşan iki farklı göz rengidir. Bazılarının her iki gözü de mavi; bazılarının her iki gözü de kehribar rengindedir. En ilgi çekenleri, bir gözü mavi, bir gözü kehribar rengi olanlardır.
Biri mavi biri kehribar olabilen gözleriyle tanınan bu özel kedi türü, Van’ın dünyaya açılan en önemli sembollerinden biridir.
Van’ın ünü sadece doğasıyla sınırlı kalmıyor. Zengin içerikleriyle dillere destan olan Van kahvaltısı, şehre gelen herkesin mutlaka deneyimlemesi gereken bir lezzet şölenidir. Van kahvaltı sofrasının öncelikli özelliği yiyeceklerin tamamen doğal ürünlerden oluşmasıdır.
Kahvaltı sofrası hakiki Van balı, yoğurt kaymağı, sütkaymağı, yayık tereyağı, cacık, otlu peynir, örme peynir, beyaz peynir, kavurmalı-sucuklu yumurta, zeytin, murtuğa, kavut, gencirundan meydana gelir. Günümüzde Van’da 60’a yakın Van Kahvaltı Sofrası bulunmaktadır.
Tarihi miras açısından da oldukça zengin olan Van kenti, Urartu medeniyetine başkentlik yapmış önemli bir yerleşim yeridir. Şehrin sembollerinden Van Kalesi, binlerce yıllık geçmişiyle ayakta dururken, Akdamar Adası ise tarih ve sanatın eşsiz birleşimini ortaya koyuyor.
Doğal güzellikleri arasında Muradiye Şelalesi, Hoşap Kalesi, İnci Kefali Göçü, Şeytan Köprüsü, Balık Bendi ve peri bacalarıyla dikkat çeken Vanadokya da yer alıyor. Bu alanlar, doğa tutkunları tarafında da yoğun bir şekilde ziyaret edilmeye devam ediyor.
Van mutfağı da en az doğası kadar meraklılarını etkilemeye devam ediyor. Keledoş, tandırda Van Balığı (inci kefali) ve sengeser gibi yöresel yemekler, şehrin gastronomik kimliğini oluşturuyor. Ayrıca savatlı gümüş işlemeciliği, Van kilimleri ve ceviz oymacılığı gibi el sanatları da bölgenin kültürel zenginliğini yansıtıyor.
Van kenti, doğa, tarih, kültür ve lezzetin iç içe geçtiği nadir şehirlerden biri haline gelirken, her köşesinde ayrı bir hikâye barındıran Van, yerli ve yabancı turistler tarafından keşfedilmeyi bekleyen eşsiz bir hazineyi bünyesinde barındırıyor.