Ağrı'da 15 Haziran 2018 tarihinde bayram ziyareti için gittiği dedesinin köyünde kaybolan ve 18 gün sonra cansız bedenine ulaşılan Leyla Aydemir davasında bugün kritik bir dönemeç geçildi. Yargıtay’ın daha önce verilen beraat kararlarını bozması üzerine aralarında aile üyelerinin de bulunduğu 7 sanık yeniden hâkim karşısına çıktı. Sanık savunmalarının ardından mahkeme heyeti, amca Yusuf Aydemir’in tutuklanmasına hükmederek davanın seyrini değiştirdi.
MAHKEME BAŞKANI ŞÜPHELİ TELEFON KAYITLARINI SORDU
Duruşmada mahkeme başkanı, amca Yusuf Aydemir’e yönelik çok kritik sorular yöneltti. Özellikle Leyla'nın kaybolduğu günden bulunduğu ana kadar sanığın telefonundaki internetin kapalı olması ve "tuşlu telefon kullanıyorum" beyanına rağmen elinde akıllı telefonla çekilmiş fotoğraflarının bulunması mahkemede gündeme geldi. Aydemir ise bu iddialara, "Suçum yok, internetim bittiği için kapalı kalmış olabilir. Keşke katil bulunsaydı." diyerek kendini savundu. Ayrıca ağabeyi Nihat Aydemir ile arasında bir husumet bulunmadığını iddia etti.
KUVVETLİ SUÇ ŞÜPHESİ VE KAÇMA RİSKİ
Tüm savunmalara rağmen mahkeme heyeti, Yusuf Aydemir hakkında "kasten öldürme" suçuna ilişkin somut ve kuvvetli suç şüphesinin bulunduğuna kanaat getirdi. Sanığın kaçma şüphesinin de varlığını değerlendiren mahkeme, Aydemir’in tutuklanarak cezaevine gönderilmesine karar verdi. Dosyanın 12 Şubat ve 10 Mart tarihlerinde yapılacak ara değerlendirmelerin ardından, 10 Nisan 2026 tarihine ertelendiği bildirildi. 2018 yılından bu yana Türkiye'nin gündeminden düşmeyen olayda, bu son karar adalet arayan kamuoyu tarafından yakından takip ediliyor.