Vangölü Aktivistleri Derneği tarafından yapılan başvuruda, İstanbul’da riskli yapıların dönüşümü için sağlanan 3 milyon TL’ye kadar, 180 ay vadeli ve ilk yıl geri ödemesiz kredi desteğinin, deprem tehlikesi yüksek diğer şehirleri de kapsayacak şekilde genişletilmesi gerektiği vurgulandı.
“ASIL SORUN DAYANIKSIZ YAPILAR”
Başvuruda, 2011 Van Depremleri sonrası ortaya çıkan tabloya dikkat çekilerek, yıkımın temel nedeninin depremin kendisinden çok yapıların dayanıksızlığı olduğu ifade edildi. Aynı riskin Bitlis ve çevresinde de devam ettiği belirtilerek, bölgenin özel bir dönüşüm programına ihtiyaç duyduğu kaydedildi.
Vangölü Aktivistleri Derneği tarafından yapılan açıklamada, “Vangölü Aktivistleri Derneği olarak, Van Gölü Havzası’nı kapsayan Van ve Bitlis illerimiz için deprem riskine karşı kentsel dönüşüm ve uygun finansman desteği talebimizi CİMER üzerinden Cumhurbaşkanlığımıza ilettik. Cumhurbaşkanlığımıza sunduğumuz başvuruda, İstanbul’da riskli yapıların dönüşümü amacıyla hayata geçirilen 3.000.000 TL’ye kadar, 180 ay vadeli ve ilk yıl ödemesiz kredi desteğinin, deprem tehlikesi yüksek diğer şehirlerimizi de kapsayacak şekilde genişletilmesi gerektiğini ifade ettik. Başvurumuzda özellikle, Van Gölü Havzası içerisinde yer alan Van ve Bitlis illerimizin aktif fay hatlarına yakınlığı, geçmişte yaşanan yıkıcı depremler ve mevcut yapı stokunun durumu nedeniyle özel önem taşıdığına dikkat çektik. 2011 Van depremleri, bölgemizde asıl meselenin yalnızca deprem değil, dayanıksız yapı stoku olduğunu açık biçimde göstermiştir. Bitlis ili ve ilçeleri de aynı havza içerisinde benzer riskleri taşımaktadır” denildi.
Açıklamanın devamında, “Bu nedenle Van Gölü Havzası’nı kapsayacak şekilde Van ve Bitlis illerinde riskli yapıların dönüşümü için uzun vadeli, düşük faizli konut dönüşüm kredileri, ilk yılları ödemesiz finansman modelleri, dar gelirli ailelere hibe ve kira desteği, köy ve kırsal mahallelerde güvenli konut yenileme teşvikleri, havza genelinde planlı, çevre dostu ve depreme dayanıklı şehirleşme programı uygulanmasını talep ettik. Ayrıca başvurumuzda, Van Gölü Havzası’nın yalnızca iki ilin yaşam alanı değil; Türkiye’nin doğal, tarihi ve stratejik değerlerinden biri olduğunu, bu havzada güvenli şehirleşmenin sağlanmasının hem insan hayatını koruyacağını hem de bölgesel kalkınmaya katkı sunacağını vurguladık. Deprem olmadan tedbir almak, deprem sonrası yaraları sarmaktan daha güçlü ve daha ekonomiktir. Bu anlayışla Van ve Bitlis illerimizi kapsayan özel bir dönüşüm destek paketinin hayata geçirilmesini bekliyoruz. Vangölü Aktivistleri Derneği olarak sivil toplum sorumluluğumuz gereği şehrimizin geleceği adına görevimizi yerine getiriyoruz. Bu vesileyle kamu kurumlarını, yerel yönetimleri, meslek odalarını, üniversiteleri, iş dünyasını ve tüm sivil toplum kuruluşlarını bu hayati konuda ortak ses vermeye ve birlikte hareket etmeye davet ediyoruz” ifadelerini kullandı.