GÜNCEL HABERLER

Van’da binlerce kişi ABD ve İsrail’in işgal politikalarına karşı yürüdü!

Van Filistin'e Destek Platformu ve Sivil Dayanışma İnisiyatifi, Van’da siyonist israil’in zulmüne ve Ortadoğu’daki emperyalist politikalara karşı ses çıkarmak amacıyla yürüyüş düzenledi.

Abone Ol

Vanlılar bir kez daha siyonist israil ve ABD’nin Filistin ve İran başta olmak üzere Ortadoğu’da yürüttüğü emperyalist işgalci politikalara karşı meydanlara çıktı.

Van Filistin'e Destek Platformu ve Van Sivil Dayanışma İnisiyatifi öncülüğünde Beşyol Meydanı’nda toplanan çocuk, kadın, erkek, yaşlı, genç binlerce vatandaş, Kent Meydanı’na kadar yürüdü. Siyonistlere lanet Müslüman halklara destek mesajlarının yer aldığı döviz ve sloganlar eşliğinde yürüyüş yapan kalabalık “Direnişe selam” gönderdi.

Kent Meydanı’nda sona eren yürüyüşün ardından basın açıklaması düzenlendi.

Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başlayan basın açıklamasını Van Filistin'e Destek Platformu Dönem Sözcüsü Ahmet Faruk Çevik okudu.

Ümmet coğrafyasının, siyonist İsrail ve işbirlikçisi ABD tarafından ateş çemberine alındığını söyleyen Çevik, “Ümmet coğrafyası ateş çemberinde, Çocuklar, kadınlar ve masumlar gözlerimizin önünde her gün katlediliyor. Bizlere evlerimizde oturmak yakışmaz, işte bugün zalime karşı mazlum kardeşlerimizin yanında olduğumuzu haykırmak ve tüm dünyada bu zalimleri lanetlemek ve zulmün durdurulmasını da bizleri yönetenlerden istemek için bir araya geldik. İşgalci İsrail ile işbirlikçisi ABD’nin yıllardır uyguladığı 'böl, parçala, yut' senaryolarına karşı çıkmak, Gazze’ye, Lübnan’a ve son olarak komşumuz İran İslam Cumhuriyetine yapılan saldırıları ve katliamları lanetlemek için buradayız. Bizler, bölgemizde yürütülen kirli senaryoları, zulmü ve katliamları lanetliyoruz. Bölge halklarının iradesini yok sayan, sınırları kanla yeniden çizmeyi hedefleyen hiçbir askeri girişimi, işgali ya da saldırıyı kabul etmiyoruz. Kendi topraklarımızda hem işgalci İsrail’i hem de bölgeyi kaos bataklığına çeviren Amerikan askeri varlığını reddediyoruz. ABD ve İsrail karşısında direniş dışında bir tercihin olmadığı yaşanan süreçle ortaya çıkmıştır. Teslimiyetçi zihniyetin sonu kardeş ve dost ülkelerde katliam ve soykırım yapılırken, kendisine ne zarar verirse versin ABD üslerini ve radarlarını savunmaya varmıştır. Bugün islam ülkelerinin yöneticileri, ülkelerinin geleceğini ve tam bağımsızlığını düşünüyorlar ise ABD ve İsrail'e karşı Yahya Sinvarın başlattığı direniş destanına destek vermelidirler. Sessizlik, sonu olamayan bir çukurdur. İnsanlığın ortak düşmanı olan ABD ve İsrail şer ittifakı, biz kendimizle ilgili tüm değerleri bir kenara koymadan, onların kulu, kölesi ve gönüllü askerî olmadan bizlerden razı olmayacaklardır.” dedi.

“EY İSLAM DEVLETLERİNİN LİDERLERİ! BU SİZİN İÇİN UTANÇ VERİCİDİR”

“Gazze'de bu saldırganlık devam ederken İsrail Kudüs’te boş durmuyor. İlk kıblemiz Mescid-i Aksa tüm Ramazan ayı boyunca ibadetlere kapalı tutuldu. Batı Şeria’daki Filistin 'lilere karşı cinayetler ve işkenceler artarken İslam'ın sembolü Mescid-i Aksa 'nın yıkılması tehdidiyle karşı karşıyayız. İşgalin bir diğer karanlık yüzü ise kutsallarımıza uzanan ellerdir. Bugün itibariyle tam 36 gündür; ilk kıblemiz Mescid-i Aksa, sözde güvenlik gerekçeleri, keyfi yaş kısıtlamaları ve asılsız istihbarat raporları gibi bahanelerle ibadete kapatılmakta veya girişler imkânsız hale getirilmektedir. Kendi kutsal mekânımıza giriş hakkımız, işgalci rejimin insafına ve uydurma bahanelerine terk edilemez. Müslümanların inanç özgürlüğü ayaklar altına alınamaz. Kudüs’ün kapılarına vurulan her kilit, bölgedeki barışa vurulmuş bir darbedir. Aksa’nın mahzun bırakılmasına sessiz kalmayacağımızı, bu kutsal mekânın özgürlüğünün tüm coğrafyanın özgürlüğü olduğunu bir kez daha haykırıyoruz. Buradan yetkilere sesleniyoruz. Mescd–i Aksamız ibadete açılana kadar ülkemizdeki bütün sinagog ve kiliseler ibadete kapatılmalıdır. Hıristiyan liderler, devreye girip Kudüs’teki Kiliselerini açtı. Siz neden sesinizi daha çok yükseltmiyorsunuz. Yoksa kınamaya mı devam edeceksiniz. Eğer Mescid-i aksa yıkılır ve ibadete açılmazsa islam ümmetinin tarihinde kara bir leke olarak kalacaktır.” ifadelerini kullandı.

“SOYKIRIM DEVAM EDİYOR”

Gazze’de bitti denilen soykırımın Müslüman devletlerin pasifliğinin bir sonucu olarak devam ettiğini dile getiren Çevik, “Şunu çok iyi bilmeliyiz ki; İsrail kurulduğu günden bugüne, arkasındaki küresel Siyonist lobinin desteğiyle sadece Filistin’i değil, tüm coğrafyamızı ve hatta dünyayı bir kan gölüne çevirmeyi hedeflemiştir. Bu lobi, siyasi ve ekonomik gücünü kullanarak halkların iradesini ipotek altına almakta, sınırları kanla çizmektedir. Eğer bugün Gazze’de, Lübnan’da ve en son olarak İran İslam Cumhuriyeti’nde sergilenen bu vahşete ve hukuk tanımazlığa karşı yekvücut olarak durmazsak; bugün Filistin’de yükselen o soykırım ateşi yarın mutlaka bizim de kapımızı çalacaktır. Bu bir beka meselesidir; ya hep beraber bu zulme dur diyeceğiz ya da bu ateşin hepimizi kuşatmasına seyirci kalarak utancı yüzümüzde bir leke olarak taşıyacağız. Bugün Siyonist terör şebekesi 7 Ekim'de Gazze topraklarında başlattığı soykırım ve katliamlarını 2,5 yıldır devam ettiriyor. Gazze'de bittiği ve ateşkese girdiği düşünülen soykırım ve katliam süreci ateşkes sürecinin garantör olduğu iddiasındaki Müslüman devletlerin pasifliğinin bir sonucu olarak hiç bitmeden devam ediyor. Son günlerde Gazze'de Siyonist caniliğin 7 Ekim sürecindeki hızıyla devam ettiğini görmekteyiz.” diye konuştu.

“FİLİSTİNLİ MAHKUMLARIN ASILMASINA SESSİZ Mİ KALACAĞIZ?”

Filistinli esirlerin idam edileceğine dikkati çeken Çevik, sözlerini şöyle tamamladı:

“Gazze'de siviller ve toplu olarak yaşadıkları yerler bombalamaya çocuk kadın ve yaşlılar katledilmeye devam ediyor. Şimdi de, Katil israil Filistinli esirleri idam edecek. Küresel vahşi Epstein çetesi boş durmuyor. Yüz yıla yakındır mazlumların kanını içen, küçük çocukları korkunç şekilde katleden bu çete, bugün de; Filistin esirleri idam etmek için hazırlık yapmaktadır. Maalesef yine herkes ölüm sessizliğine gömülmüştür. Şunu iyi bilmeliyiz ki Filistin esirleri için şehadet bir kurtuluş olacaktır; ama bizim için bir zillet ve utanç kaynağı olacaktır. Amerika’ yı ve İsrail’i gözünde büyütenler unutmayın bizim Rabbimiz en büyüktür. Ve sadece zalimlere mühlet vermektedir. Zamanı geldiğinde göz açıp kapayana kadar iktidarlarını yerle bir edecektir. Sessizliğin suça ortaklık olduğu bu kritik zamanda, zulme karşı duruşumuzu meydanlara taşımak için ayağa kalkıyoruz. Van Sivil toplum kuruluşları ve vicdan sahibi insanlar olarak; bölgedeki işgale, kutsallarımıza yönelik saldırılara ve emperyalist sömürüye karşı olan tüm halkımızı da zalimlere karşı durmaya ve meydanlara inmeye davet ediyoruz. Soykırıma karşı tek ses, tek yürek olmak; kardeşlerimizin yalnız olmadığını göstermek için tüm vicdan sahiplerini bu onurlu direnişe omuz vermeye davet ediyoruz.”

Program yapılan dua ile sona erdi.