HÜDA PAR Genel Başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu, Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’na sunulmak üzere partisi tarafından hazırlanan kapsamlı raporu kamuoyuna açıkladı. Meclis’te düzenlediği basın toplantısında, Türkiye’nin yarım asırdır süregelen şiddet sarmalından kurtulması için tarihi bir fırsat yakaladığını belirten Yapıcıoğlu, çözümün anahtarını "Malazgirt Ruhu" olarak tanımladı.
"ŞİDDET SORUNU VE KÜRT MESELESİ AYRILMALIDIR"
Yapıcıoğlu, raporun en temel dayanağının şiddet sorunu ile Kürt halkının meşru hak taleplerinin birbirinden ayrılması olduğunu vurguladı. Yarım asırdır akan kanın durmasını içtenlikle savunduklarını ifade eden Yapıcıoğlu, Kürt meselesinin özünde bir hak ve adalet meselesi olduğunun altını çizdi.
İKİ BÖLÜMLÜ STRATEJİK RAPOR VE 11 MADDELİK KANUN TEKLİFİ
Parti tarafından hazırlanan ve toplamda 56 sayfadan oluşan rapor iki ana başlığa odaklanıyor:
Şiddet Sorunu: Terörün ve silahlı şiddetin kesin olarak sonlandırılması için hukuki ve siyasi adımları içeriyor.
Kürt Meselesi: Tarihsel arka plan, inkâr ve asimilasyon politikalarının yarattığı kırılmalar ve temel haklar çerçevesinde çözüm önerileri sunuluyor.
Ayrıca rapora ek olarak, şiddetin sona erdirilmesine yönelik 11 maddelik somut bir kanun teklifi önerisi de kamuoyuna sunuldu.
"SİLAH BİR HAK ARAMA YÖNTEMİ DEĞİLDİR"
Yapıcıoğlu, sivil siyasetin güçlenmesi için silahların şartsız olarak devreden çıkması gerektiğini savundu. Geçmişte silahlı yapılara dahil olan ancak fiilen eyleme karışmamış kişilerin topluma kazandırılması için adil bir adli kontrol süreci işletilmesi gerektiğini belirtti.
TARİHSEL KARDEŞLİK: MALAZGİRT VE 1071 VİRGUSU
Kürt ve Türk halkının kaderinin ortak olduğunu ifade eden Yapıcıoğlu, geçen yüzyılın "kayıp bir yüzyıl" olduğunu belirterek Türkiye Yüzyılı için Malazgirt hatırlatması yaptı. Tek tipleştirme ve kavmiyetçi anlayışın kardeşlik hukukunu zedelediğini söyleyen Yapıcıoğlu, 1071’deki ruhun yeniden ihyasının varoluşsal bir zorunluluk olduğunu dile getirdi.
FİTNEYE KARŞI "EMİN BELDE" MÜCADELESİ
HÜDA PAR lideri, emperyalizmin bölge üzerindeki kaos planlarını ancak Türklerin ve Kürtlerin bin yıllık kardeşlik ahdini yenileyerek bozabileceğini vurguladı. Yapıcıoğlu, tüm siyasi aktörlere ve halka seslenerek, bu tarihi fırsatın heba edilmemesi ve fitne tohumlarının sökülüp atılması çağrısında bulundu.