Hipertansiyonun çoğu zaman metabolik süreçlerin bir yansıması olduğunu ifade eden Van SBÜ Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. Remzi Sarıkaya, özellikle karın çevresi yağlanmasının damar sertliği, insülin direnci, inflamasyon ve hormonal aktivasyon üzerinden kan basıncını artırdığını söyledi.
Güncel bilimsel verilerin kilo kaybının tansiyon üzerindeki olumlu etkisini ortaya koyduğunu belirten Başhekim Sarıkaya, verilen her 1 kilogramın sistolik tansiyonda yaklaşık 1 mmHg düşüş sağlayabildiğini ifade etti. Başhekim Sarıkaya, yaklaşık 5 kilogramlık kilo kaybının ise tansiyonda ortalama 4-5 mmHg düşüşe katkı sunduğunu kaydetti.
Sağlıklı beslenme, tuz tüketiminin azaltılması, düzenli egzersiz ve kilo yönetiminin ilaç tedavisinin etkinliğini artırdığını vurgulayan Sarıkaya, “Hipertansiyon tedavisinde bazen yalnızca tansiyon değerine odaklanıyoruz. Oysa güncel çalışmalar bize önemli bir gerçeği yeniden hatırlatıyor: Tansiyon kontrolü çoğu zaman kilo kontrolü ile başlıyor. Özellikle karın çevresi yağlanması; damar sertliği, insülin direnci, inflamasyon ve hormonal aktivasyon üzerinden kan basıncını artırıyor. Bu nedenle hipertansiyon yalnızca “yüksek tansiyon” değil, çoğu zaman metabolik sürecin bir yansıması. Bilimsel veriler, verilen her 1 kilogramın sistolik tansiyonda yaklaşık 1 mmHg düşüş sağlayabileceğini gösteriyor. Yaklaşık 5 kg kilo kaybı ise tansiyonda ortalama 4-5 mmHg düşüş sağlayabiliyor. Sağlıklı beslenme, tuz kısıtlaması, düzenli egzersiz ve kilo yönetimi; ilaç tedavisinin etkinliğini de artırıyor. Kalp sağlığında bazen en güçlü tedavi reçetesi: hareket etmek, kilo vermek ve yaşam tarzını değiştirmek olabiliyor” ifadelerine yer verdi.




