EĞİTİM HABERLERİ

Van'dan Ankara'ya eğitim mesajı: Acil adım atılmalı

2025-2026 eğitim-öğretim yılını değerlendiren Eğitim-Bir-Sen Van Şube Başkanı Mehmet Ali Uca, eğitim sistemindeki temel sorunların çözülmesi gerektiğini vurgulayarak MEB’e kapsamlı bir çağrı yaptı.

Abone Ol

2025-2026 eğitim-öğretim yılının sona ermesi dolayısıyla açıklamalarda bulunan Uca, eğitim çalışanlarına teşekkür ederek öğrencilere ve eğitim camiasına verimli bir tatil dönemi diledi. Eğitim camiasındaki sorunlara değinen Başkan Uca, yeni eğitim-öğretim yılı başlamadan önce alarm veren temel sorunların çözülmesi gerektiğini dile getirdi.

EĞİTİMDE ŞİDDET EN BÜYÜK SORUNLARDAN BİRİ OLDU

Okullarda şiddetin eğitim sisteminin en önemli sorunlarından biri haline geldiğini söyleyen Uca, “Geride bıraktığımız eğitim-öğretim döneminin bütün yönleriyle değerlendirilmesi, eğitim sistemimizin aksayan alanlarının doğru tespit edilmesi ve yeni eğitim-öğretim yılına hazırlık sürecinin kalıcı çözümler üretecek bir anlayışla yürütülmesi büyük önem taşımaktadır. Bu eğitim-öğretim yılı, ne yazık ki okulda şiddetin eğitimin başat sorunu haline geldiği bir dönem olarak anılacaktır. Eğitim kurumlarının güvenli, huzurlu ve sağlıklı bir iklime kavuşturulması, ertelenemez bir görev olarak önümüzde durmaktadır. Bu dönemde, öğretmen atama ve yer değişikliği yönetmeliği, yönetici görevlendirme yönetmeliği gibi eğitim çalışanlarını ilgilendiren temel ikincil mevzuatın değiştirildiğine, norm kadro fazlası öğretmenlerin yer değişikliğine ve istemedikleri tercihlere zorlandıkları süreçlere ve alan değişikliğinde beklentilerin tam olarak karşılanamadığına şahit olduk.” dedi.

OLUMLU ADIMLAR DA ATILDI

Okul kıyafeti düzenlemesi, zilsiz okul uygulaması, Ramazan ayında okul etkinlikleri yapılması, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’nin yaygınlaştırılması, mesleki ve teknik eğitime yönelik teşvikler ile sıra tayini uygulaması gibi olumlu adımların da atıldığını belirten Uca, “Sürekli değiştirilen ikincil mevzuat, öğretmen açığı-norm kadro fazlası ikileminde beklentilere cevap vermeyen atama süreçleri, öğretmen yer değişikliği işlemlerinin rayına oturtulamayışı gibi sebeplerle eğitim sistemden beklenen yarar, umulan katkı elde edilememektedir. Eğitim çalışanlarının eğitimin asli öznesi olarak eğitim sisteminin merkezinde konumlandırılmamasının da bu süreçte payı bulunmaktadır. Geleceğimizi, çocuklarımızı emanet ettiğimiz eğitim çalışanlarının mesleki motivasyonu, eğitimin niteliğini, dolayısıyla ülkenin geleceğini ilgilendirmektedir. İyi bir eğitim sistemi için, eğitimcilerin çalışma ortamı iyileştirilmeli, motivasyonları artırılmalıdır. Öğretmenin ek ders ücretinin düşüklüğü başta olmak üzere mali hakları geliştirilmeli, alan değişikliği talepleri karşılanmalı, öğretmen istihdamında güçlük çekilen bölgelerde görev yapanlara ilave teşvikler verilmeli, eğitim kurumu yöneticiliğinde özlük haklarını ve yetkileri geliştiren kariyer odaklı sürdürebilir bir sistem kurulmalı, eğitimin rehberlik ayağının eksiklikleri giderilmeli, öğretmenlerin yer değişikliği talepleri karşılanmalı, ücretli öğretmen istihdamı yerine kadrolu istihdam yapılmalıdır.” ifadelerini kullandı.

“EĞİTİM ÇALIŞANLARININ MALİ HAKLARI GÜÇLENDİRİLMELİ”

Ekonomik şartların kamu görevlilerinin alım gücünü ciddi şekilde etkilediğine dikkat çeken Uca, Enflasyonun sabit gelirliler ve tüketiciler nezdinde can yaktığı, temel tüketim maddeleri ve emtia fiyatlarının yoksunluk eşiğini yükseltip yoksulluk sayısını artırdığı, hedeflerin ve vaatlerin hâlâ erişilmekten uzak olduğu bir ekonomik ortam, en çok ücretlilerin, kamu görevlilerinin hayatını olumsuz etkilemektedir. Ekonominin makro ve mikro düzey rakamları, enflasyon ve döviz oranları dikkate alındığında, kamu görevlilerinin alım gücünün düştüğü net bir şekilde görülmektedir. Bu çerçevede eğitim çalışanları ve kamu görevlilerinin ücretlerinde oluşan kayıpları ve enflasyona yenilme riskini giderecek mahiyette mali haklarında iyileştirmeler yapılmalıdır.” diye konuştu.

OKUL GÜVENLİĞİ İÇİN ACİL ÖNLEM ÇAĞRISI

Tatil döneminin eğitimdeki sorunları tespit etmek ve kalıcı çözümler üretmek açısından önemli bir fırsat olduğuna dikkati çeken Uca, “Tatil dönemi, başta hazin ve vahim sonuçlar doğuran şiddet olmak üzere, eğitimin aksayan yönlerini doğru tespit etmek, sorunları kalıcı şekilde ortadan kaldıracak çareler geliştirmek ve etkili çözümler üretmek için önemli bir fırsat olarak görülmelidir. Bu süreçte, Ankara’da düzenlediğimiz ve kamuoyuyla paylaştıktan sonra TBMM Araştırma Komisyonu’na da sunduğumuz “Eğitim Ekosisteminde Şiddet: Kurumlar Arası Koordinasyon ve Sorumluluklar” başlıklı çalıştay raporumuzdan istifade edilmelidir.” dedi.

SÖZLEŞMELİ ÖĞRETMENLİK KALDIRILMALI

Sözleşmeli öğretmenlik uygulamasının öğretmenlerin aile bütünlüğünü olumsuz etkilediğini savunan Uca, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Öğretmenlerin anayasal haklarını sınırlayan, aile bütünlüğünü bozan, eşleri birbirinden, çocukları da anne babalarından ayrı bırakan, öğretmeni eşi ile işi, sağlık ile işsizlik arasında tercihte bulunmaya zorlayan sözleşmeli öğretmenlik uygulamasına derhal son verilmeli, sözleşmeli öğretmenler kadroya geçirilmelidir. Sözleşmeli öğretmenlere, kadroya geçirilme sürecine ilişkin kalıcı bir düzenleme yapılması beklenmeksizin mazerete ve isteğe bağlı yer değişikliği hakkı başta olmak üzere kadrolu öğretmenlere tanınan haklar verilmelidir. Eğitimin niteliğinin artırılması ve okullar/bölgeler arasındaki nitelik farkının kapatılması, okullarda boş ders kalmamasına ve sınıflarda sadece kadrolu öğretmenlerin bulunmasına bağlıdır. Ücretli öğretmen sayısıyla birlikte düşünüldüğünde sistemdeki öğretmen açığının, bütçe kısıtlamaları, tasarruf tedbirleri bahanesi arkasına sığınılarak kapatılamayacağı açıktır. İhtiyaç olmasına rağmen yeterli atama yapılmamakta, yeterli aday bulunduğu hâlde atama yapılıp ihtiyaç karşılanmamaktadır. Bu durum ‘önce eğitim’ iradesiyle çelişmektedir. Eğitimde fırsat eşitliği vurgusu yapılan bir sistemde, öğretmen açığını kapatmaya yönelik nitelikli politikalar benimsenmelidir.”

YER DEĞİŞİKLİĞİ VE KARİYER BASAMAKLARINDA DÜZENLEME TALEBİ

Öğretmenlerin yer değiştirme süreçlerinde yaşanan aksaklıkların giderilmesi gerektiğini vurgulayan Uca, “Kariyer basamaklarında ilerlemeye esas hizmet süresinin hesabı daha kapsayıcı hale getirilmelidir. Bu itibarla; askerlik süreleri, Bakanlık ve diğer kamu kurumlarında farklı statü ve hizmet sınıflarında geçirilen süreler, öğretmenlik öncesi araştırma görevlisi/öğretim görevlisi olarak yapılan hizmetler, aylıksız izin süreleri, istifa sonrası yeniden atamaya kadar geçen süreler ile sözleşmeli, ücretli öğretmenlik ve usta öğreticilikte geçirilen süreler de kariyer basamaklarında dikkate alınmalıdır. Öğretmen atama ve yer değiştirme iş ve işlemlerinde eğitim ve öğretim faaliyetlerini sekteye uğratacak düzeydeki tasarım eksiklikleri, öğretmenlerin yer değişikliği taleplerinin karşılanamamasına, mağduriyetlerin yanı sıra çalışma barışının bozulmasına ve motivasyon kaybına neden olmaktadır. Dezavantajlı ve elverişsiz şartların hüküm sürdüğü yerleşim yerlerinde görev yapan eğitim çalışanlarına yönelik gönüllülüğü esas alacak tedbirler alınmalı, makul ve kalıcı bir atama ve yer değiştirme sistemi kurulmalıdır. Norm kadro fazlası öğretmenlerin resen atama işlemlerinde öğretmenin mevcut ve muhtemel mazereti gözetilmeli, yeni mağduriyetlere kapı aralanmamalıdır.” şeklinde konuştu.

HER OKULA BİR REHBER ÖĞRETMEN TALEBİ

Rehberlik ve psikolojik danışmanlık hizmetlerinin önemine değinen Uca, “Rehberlik ve psikolojik danışmanlık uygulamaları, öğrencilerin akademik, psikolojik, sosyal, fiziksel gelişimlerinin desteklenmesi bakımından önem arz etmektedir. Bu hizmetler sayesinde okula devamsızlık ve okul terklerinin azaldığı; şiddet, akran zorbalığı, siber zorbalık ile madde ve teknoloji bağımlılığı gibi günümüz çocuklarının hayatlarında giderek artan sorunlara karşı profesyonel müdahalelerin etkili biçimde uygulanabildiği görülmektedir. Bu doğrultuda her bir okulumuzda öğrencilerin, rehberlik ve psikolojik danışmanlık hizmetlerine erişimlerinin bulunması gereklidir.” İfadelerini kullandı.

3600 EK GÖSTERGE VE YARDIMCI HİZMETLER SINIFI VURGUSU

3600 ek gösterge konusunda verilen sözlerin yerine getirilmesini isteyen Uca, birinci dereceye yükselen tüm memurların unvan ayrımı yapılmaksızın bu haktan yararlandırılması gerektiğini söyledi.

Ayrıca yardımcı hizmetler sınıfında çalışan personelin Genel İdare Hizmetleri sınıfına geçirilmesi, eğitim hazırlık ödeneğinin tüm eğitim çalışanlarına verilmesi ve görevde yükselme sınavlarının düzenli hale getirilmesi çağrısında bulundu.

“YENİ EĞİTİM YILINA SORUNSUZ BAŞLANMALI”

Eğitim kurumu yöneticiliğinin kadro güvencesine kavuşturularak profesyonel bir meslek haline getirilmesi gerektiğini belirten Uca, okulların fiziki altyapı eksikliklerinin giderilmesi, güvenlik ve temizlik personeli ihtiyacının karşılanması gerektiğini söyledi.

Açıklamasının sonunda yeni eğitim-öğretim yılı öncesinde mevcut sorunların çözülmesi gerektiğini vurgulayan Uca, “Yeni eğitim yılına sorunsuz başlanabilmesi için eğitim sisteminin tüm paydaşlarının beklentilerine cevap verecek adımların atılması gerekiyor” dedi.