Yapılan açıklamada, iyi niyetle başlayan ancak zamanla acılı aileler üzerinde maddi ve manevi bir yüke dönüşen taziye yemeği uygulamasının sorgulanmasının son derece kıymetli olduğu vurgulandı.
Açıklamada, Yusuf Konak’ın taziye yemeğini kaldırma yönündeki kararı, vicdanı önceleyen örnek bir toplumsal duruş olarak değerlendirildi. Bu yaklaşımın, toplumsal dayanışmanın özüne uygun olduğu ifade edildi.
“SADECE TAZİYE DEĞİL, GÖSTERİŞE DAYALI UYGULAMALAR DA SORGULANMALI”
Vangölü Aktivistleri, daha önce de dile getirdikleri gibi sadece taziye yemeklerinin değil, düğünlerde verilen yemeklerin ve şova dönüştürülen takı merasimlerinin de toplumsal baskı oluşturduğunu belirtti.
Açıklamada, bu tür uygulamaların gösterişe dayalı olduğu ve toplumun büyük bir kesimini maddi açıdan zorladığı ifade edilerek, kaldırılması gerektiği savunuldu.
Gösterişli yemekler ve abartılı takı törenlerinin, kültürün özündeki sadelik, paylaşma ve dayanışma ruhuyla bağdaşmadığı vurgulandı.
“ACIYI SOFRAYLA DEĞİL, DUA VE DAYANIŞMAYLA PAYLAŞALIM”
Açıklamanın devamında, Yusuf Konak’ın merhum annesine Allah’tan rahmet dilenirken, ailesine ve sevenlerine sabır temennisinde bulunuldu. Tüm vefat edenler rahmetle anıldı.
Vangölü Aktivistleri Yönetimi, toplumsal hayatı rahatlatan, yükü azaltan ve insan onurunu önceleyen bu tür yaklaşımların yaygınlaşmasını desteklediklerini belirterek şu çağrıda bulundu: “Acıyı sofrayla değil, dua ve dayanışmayla; mutluluğu gösterişle değil, samimiyetle paylaşalım.”
Açıklama, gösterişten uzak, daha sade ve samimi bir toplumsal kültürün inşa edilmesi gerektiği vurgusuyla tamamlandı.




