Dünya Bankası Grubu Başkanı Ajay Banga, 2026 Yıllık Toplantıları’nın genel oturumunda yaptığı konuşmada, büyüyen istihdam açığının dünya için benzeri görülmemiş bir kalkınma sorunu oluşturduğunu belirtti.
Süregelen jeopolitik çatışmaların, artan borç yükünün ve ülkelerin daralan mali hareket alanının kalkınmayı zorlaştırdığını ifade eden Banga, enerjiden gübreye kadar temel ürünlerin yükselen maliyetlerine de dikkat çekti.
Bankanın son üç yılda sınırlı mali kaynakların etkisini artırmaya ve ülkelerin geniş ölçekte istihdam yaratmasına odaklandığını söyleyen Banga, bu iki hedefin birbirinden ayrı ele alınamayacağını vurguladı.
Kamu ve özel sermayeyi buluşturan model
Banga’nın sunduğu kalkınma yaklaşımı, kamu finansmanı, özel yatırımlar, hayırseverlik kaynakları ve teknolojinin ülkelerin ihtiyaçlarına göre hazırlanan ulusal planlarda birleştirilmesini öngörüyor.
En yoksul ve kırılgan ülkelerde kamu kaynakları ile uygun koşullu finansmanın önemini koruyacağını belirten Banga, ekonomiler geliştikçe özel sektörün ve sermaye piyasalarının daha fazla rol üstlenmesi gerektiğini söyledi.
Kalkınma kuruluşlarının başarısının ülkeleri dış desteğe ihtiyaç duymadan büyüyebilir hale getirmekle ölçüleceğini ifade eden Banga, geçmişte Uluslararası Kalkınma Birliğinden destek alan 23 ülkenin bugün aynı kuruluşa bağışçı olduğunu kaydetti.
İstihdam için üç temel öncelik
Dünya Bankasının yeni istihdam stratejisi; fiziksel ve beşeri altyapıya yatırım yapılmasına, yatırımcı güvenini destekleyen istikrarlı politikalar oluşturulmasına ve özel yatırımların önündeki risklerin azaltılmasına dayanıyor.
Banga, elektrik, su, ulaşım, dijital iletişim, eğitim, sağlık ve beceri geliştirme alanlarına geçen yıl yaklaşık 40 milyar dolar ayrıldığını açıkladı. Bu tutar, bankanın finansmanının yaklaşık üçte birini oluşturdu.
Özel sermayeyi çekmek için ise garantiler, yerel para birimiyle finansman ve sermaye ortaklıkları gibi araçların kullanıldığı belirtildi.
Harekete geçirilen özel sermaye 112 milyar dolara çıktı
Banga’nın verdiği bilgilere göre, Dünya Bankasının harekete geçirdiği özel sermaye 2022 mali yılında yaklaşık 35 milyar dolarken geçen yıl 112 milyar dolara yükseldi. Banka ve ortaklarının sağladığı toplam finansman ise 230 milyar doları aştı.
Finansmanın yaklaşık yüzde 55’i altyapı, enerji, tarım, sağlık, turizm ve imalat sanayisinde yoğunlaştı. Banga, bu sektörlerin verimlilik artışı ve istihdam yaratma açısından yüksek potansiyel taşıdığını belirtti.
Banka içindeki reformlara da değinen Banga, proje hazırlama süresinin 19 aydan dokuz aya indirildiğini, bilanço düzenlemeleriyle on yıllık dönemde kredi verme kapasitesinin 100 milyar doların üzerinde artırıldığını söyledi.
Yapay zeka ve Afrika’ya elektrik erişimi gündemde
Banga, gelişmiş yapay zekâ modellerinin ihtiyaç duyduğu enerji, veri ve hesaplama kapasitesinin birçok gelişmekte olan ülkenin imkânlarını aştığına dikkat çekti. Buna karşılık pratik uygulamaların tarımda verimliliği artırabileceğini, eğitim ve sağlık hizmetlerini geliştirebileceğini, girişimcilerin yeni pazarlara ulaşmasını kolaylaştırabileceğini ifade etti.
Afrika Kalkınma Bankasıyla yürütülen “Mission 300” girişiminin 2030’a kadar Afrika’da 300 milyon kişiye elektrik ulaştırmayı hedeflediğini belirten Banga, şimdiye kadar yaklaşık 59 milyon kişiye erişildiğini açıkladı.
Banga ayrıca Dünya Bankası ve ortaklarının 2030’a kadar bir milyara varan sayıda insanın su güvenliğini iyileştirmeyi hedeflediğini söyledi. “AgriConnect” girişimiyle 300 milyon küçük çiftçinin ticari üretime geçişinin desteklenmesinin amaçlandığını, “HealthWorks” sağlık programının ise 1,5 milyarlık hedef kapsamında yaklaşık 600 milyon kişiye ulaştığını aktardı.
Gençler için iş sahibi olmanın gelir elde etmenin yanında onur, istikrar ve umut anlamına geldiğini vurgulayan Banga, bir kuşağın fırsatlardan yoksun kalmasının ülke sınırlarını aşan sonuçlar doğuracağı uyarısında bulundu.
Banga, “İstihdam açığı kaçınılmaz bir kader değil. Kamu kaynaklarını piyasaların yetersiz kaldığı alanlarda kullanan, istihdam yaratabileceği alanlara özel sermayeyi çeken ve her doların etkisini artırmak için teknolojiden yararlanan yeni bir kalkınma modeli inşa etmemiz hala mümkün” dedi.




