Aksa Kadınları Derneği öncülüğünde Van’da düzenlenen “Şimdi Ribat Sırası Sende Van” programında Gazze’de yaşanan zulmü birebir yaşamış ve o anlara şahitlik eden kadın esir Samar Subeyh’in gözyaşları içerisinde anlattığı anıları siyonist rejimin zalimliğini bir kez daha gözler önüne serdi.

Filistinli Esir Van’da Konuştu Anlattıkları Yürek Dağladı (3)

Merkez İmam Hatip Anadolu Lisesi Konferans Salonu’nda düzenlenen programa, Aksa Kadınları Derneği Genel Başkanı Müyesser Yağız, Gazzeli esir Samar Subeyh, Beytülmakdis Öncüleri Derneği üyesi ve Filistin araştırmacısı Dr. Muhammed Bioud, Sumud Filosu aktivisti Emrah Atiş ve vatandaşlar katıldı.

Bakan Yardımcısı İskurt, Van- Hakkari karayolunu inceledi
Bakan Yardımcısı İskurt, Van- Hakkari karayolunu inceledi
İçeriği Görüntüle

Filistinli Esir Van’da Konuştu Anlattıkları Yürek Dağladı (13)

“İÇLERİNİZDEN ÇIKACAK KUVVETE İNANIYORUM”

Şehitlerin toprakları olan mübarek topraklardan, Gazze’den geldiğini söyleyen Samar Subeyh, “Öyle ki o topraklar ki ihtilal güçleri tarafından kadın, çocuk ve birçok gencin öldürüldüğü topraklardan. Ve oradaki o toprak sakinlerinin evlerini yıkanlar. Şu an Gazze'de 50 binden fazla yetim var. Aralarında tabii ki bazıları annesini, bazılarını babasını kaybetti. Ve bazıları da ne yazık ki ikisini birden kaybetti. Ve bunların arasında tüm ailesini kaybedenler de var. Ve çocuğuna kavuşmayı, sarılmayı unut toprağın altında olanlar da var. Değerli kardeşlerim, bugün burada size sadece bir Gazzeli olarak konuşmuyorum. İsrail'in orada yaptığı zulmün bir şahidi olarak da konuşuyorum. Şu an burada Gazze'nin zayıflığından yakınmıyoruz. Zayıf olduğum için şuan önünüzde ağlamıyorum. İçlerimizden ve içlerinizden çıkacak kuvvete inanıyorum. Filistin konusundaki iman güçlerinize, gönüllerinizden ve dillerinizden dökülen kelimelere, burada toplandığımız gibi iradelerimize…” dedi.Samar Subeyh

“NE YAZIK Kİ FİLİSTİNLİ ESİRLERİN İDAM KARARINI ALDILAR”

İşgal rejiminin amacına ulaşmak için her şeyi yapmaya devam ettiğini vurgulayan Subeyh, “Bugün İsrail rüyasını gördüğü ama aslında öyle olmayan bir şey için tüm çabasını, tüm askeri gücünü harcıyor. Hedefine ulaşmak için hiçbir şeyden sakınmıyor ve tüm aletleriyle bunun için çabalıyor. Ancak Aksa Tufanı’ndan sonra ne kadar saklayıp gizleseler de Filistin davası tüm dünyaya gösterecek kendini ve insanlar anlayacak inşallah. Mescid-i Aksa kapandığında veyahut da kapalı olduğu müddette İsrail ne yaptı? Ahlaktan insanlıktan yoksun o zalim oradaki vezirlerden oradaki bakanlardan Ben Gvir ne yazık ki Filistinli esirlerin idam kararını aldılar. Ve kendi hükümetlerinde idam kararını verdiler. Orada kendi bardaklarına, kadehlerine içkiyi doldurdular ve diğer arkadaşlarını bu idam kararını kutlamak, yine içki doldurmak için çağırıyordu ve biz bunları gördüğümüzde gözyaşlarımızı tutamadık. Ve bu karar doğrultusunda 11 bin esir şu an sadece hapsedilmekle kalmıyorlar. Onlar orada açlar, hastalar ve yavaş yavaş idam kararının uygulanmasını bekliyorlar.” şeklinde konuştu.

Filistinli Esir Van’da Konuştu Anlattıkları Yürek Dağladı (2)

“KADINLARIN İFFETİ AYAKLAR ALTINDA”

Kadın esirlerin gururlarının her gün incitildiğine dikkati çeken Subeyh, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bu esirler arasında 440 tane çocuk yaklaşık 16 aydır esir. Oradaki kadınlara geldiğimizde ne yazık ki aralarında 53 Filistinli kadın orada hapiste eziyet görüyorlar. Şuanda siyonist güçler hapishanede bulunan kadınları her gün en az 5 defa en ayrıntılı şekilde vücutlarını sürekli teftiş ediyorlar. Orada ne yazık ki Filistinli kadın esirler utanç verici bir şekilde en ayrıntılı şekilde sürekli teftiş ediliyorlar. Ve bu yapılırken şu an her yerde, dünyanın her yerinde ne yazık ki bütün insanlar sessiz kalıyor. İsrail güçleri bu şekilde, onların utançlarını zedeleyecek şekilde, gururlarını yere düşürecek şekilde yapıyorlar ama onlar sabrediyorlar.”

Filistinli Esir Van’da Konuştu Anlattıkları Yürek Dağladı (1)

“AKSA TUFANI’NDA İKİ KARDEŞİM ŞEHİT OLDU”

Mescid-i Aksa için canlarından vazgeçtiklerinin altını çizen Subeyh, “Ben burada İsrail'in suçlarına şahit olmuş bir insan olarak konuşuyorum. Beni esir olarak aldıklarında 3 aylık evliydim ve bir aylık hamileydim. İlk çocuğum, ilk mutluluğumdu. Ne yazık ki, İsrail bu çalışmalarıyla Filistinlilerin hayallerini, Filistinlilerin mutluluğunu ve gençlerin umutlarını öldürmeye, söndürmeye çalışıyor. Beni günün en erken saatlerinde çok soğuk bir havada tutukladılar. İlk başta üzerime köpekleri saldılar. Ve beni yere yatırdılar. Sonrasında ellerimi ve ayaklarımı kelepçelediler ve gözlerimi bağladılar. Aynı daha önce bahsettiğim gibi Filistinli kadınların o yaşadığı arama gibi beni de aradılar. Aileme veda etmeden, nereye gittiğimi bilmeden ve ne yaptığımı bilmeden. Sadece Filistinli olduğum için gurur duyuyorum. Filistin halkı bir şey yapmadı. Onlar sadece Filistinliler ve Filistinli oldukları için topraklarını savunuyorlar. Onlar orada kendi kutsalları olduğu gibi bizim de kutsallarımız olanlar için direniş gösteriyorlar. Burada hocamız güzel Kur'an-ı Kerim ayetlerini tilavet ederken bu ayetler Filistin halkına uygulandı, tatbik edildi. Aksa Tufanı’nda iki kardeşim şehit oldu. Annem ve babam, “Biz şüphesiz Allah'a aidiz ve şüphesiz O'na döneceğiz” dedi. Ve bunlar sadece kutsalımız Mescid-i Aksa için.” diye konuştu.Filistinli Esir Van’da Konuştu Anlattıkları Yürek Dağladı (5)

“ARKAMDA KADINLARDAN, ÇOCUKLARDAN OLUŞAN 11 BİN ESİRİ BIRAKTIM”

İsrail hapishanelerinde zulüm gördüğünü ama zihninin her zaman özgür olduğunu söyleyen Subeyh, sözlerini şöyle sonlandırdı:

“Evet, ben şuan sizin önünüzde hür ve özgür olarak bulunuyorum lakin şu an sadece vücudum sizinle birlikte. Arkamda kadınlardan, çocuklardan oluşan 11 bin esiri bıraktım. Beni hapsettiler, bana zulüm gösterdiler ama benim kalbimdeki ve zihnimdeki hayallerimi ve düşüncelerimi ihtilal edemediler. İsrail'in yaptığı zulmü, oradaki birçok şiddeti gördüm ama bunların hiçbirisi beni durdurmadı. Ve inşallah benim bulunduğum Endonezya, Malezya, Cezayir ve Türkiye'deki birçok ilde biz dik duruşumuzu göstereceğiz. Bugün sizin gözyaşlarınıza ihtiyacımız yok. o kadar yaraya rağmen ağlamanıza ihtiyacımız yok aslında. Aslında bugün ihtiyacımız olan ciddi, hakkaniyetli, dürüst bir duruş. Ve susmayan bir ses. Ve gençlerimiz ateş gibi yanmalılar. Onlar o şekilde yanmalı ki zulüm eden İsrail güçlerini kendi şehirleri sandıkları yerde onları oradan kovsun ve öldürsünler. Mescid-i Aksa’nın özgürlüğüne kavuşması için burada bulunan gençlerimiz, liselerde bulunan tüm gençler, öğretmenler ve tüm insanlar bilmeli ki biz burada Filistin davası için toplanıyoruz.”

Muhabir: SUAT TİNK