Van'da Peygamber Sevdalıları Vakfı tarafından tertiplenen "Niyet Ettim Örtünmeye, Emrin Başım Üstüne" programıyla yüzlerce kız tesettüre ilk adımını attı.
Van Kale Parkı’nda gerçekleştirilen etkinlikte, 8-15 yaş arasındaki yüzlerce kız çocuğu tesettüre girerken, aileleri de bu anlamlı günde çocuklarının heyecanına ortak oldu.
Tesettürlü genç kızlar, ellerinde pankartlarla program alanına giriş yaparken vatandaşların yoğun ilgisiyle karşılandı.
Tekbir ve salavatlarla karşılanan kız çocukları için hazırlanan program Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başladı. Vakfın Kız İlahi Grubu tarafından şiirler ve ilahiler seslendirildi.
Programda konuşan Peygamber Sevdalıları Vakfı Onursal Başkanı Mehmet Göktaş, tesettürün insanlara Allah’ı hatırlatan en önemli simgelerden biri olduğunu vurguladı. Göktaş, “Müslüman kadının tesettürü, tesettüre bürünen Müslüman kızlarımız en az ezan kadar Allah'ı hatırlatır insanlara, bütün insanlara. Sizi gören Allah'ı hatırlar. Hiç farkında olmadan Allah der. Kim der bunu? Dindar insanlar mı der? Hayır. Dindar olmayanların da aklına Allah gelir. Sizi görür görmez Allah'ı hatırlarlar. Ama bazıları öfkelenir. Niye? Çünkü Allah'ı hatırladığında bazı günahkarlar, çok günahkarlar İslam'la, imanla, edeple, haya ile arası iyi olmayan insanlar da Allah'ı hatırlar ve çıldırırlar. Niye? Çünkü sizi görünce Allah'ı hatırlarlar, ahireti hatırlarlar, hesabı hatırlarlar, mizanı hatırlarlar ve onun için çıldırırlar. Sizi görmek istemezler. Ama diğer insanlar sizi görünce hemen Allah der. Onlar Allah hatırlatıldığı zaman onların kalpleri ürperir buyurduğu gibi. Evet, öylesine muazzam bir görev yapıyorsunuz. Belki farkında değilsiniz ama evet bu bir gerçektir.” dedi.
“ALLAH’IN İLK EMRİ: ÖRTÜNECEKSİNİZ”
Allah’ın Ademoğullarına, insanlığa ilk emrinin örtünme olduğunu söyleyen Göktaş, “Allah Teala'nın insanoğluna ilk emri nedir? Biliyor musunuz? Bazıları diyor ki işte efendim namazdır. Bazıları diyor ki ‘İkra’dır. Hayır, İkra Hazreti Peygamber'e geldi. Hazreti Peygamber daha dün geldi, 1400 sene önce geldi. Ben bütün Ademoğullarına Allah'ın ilk emri nedir? Onu soruyorum. Nedir biliyor musunuz? Bunu Kur'an-ı Kerim'in Araf suresinde Allah Teala anlatıyor. Hazreti Adem'i anlatıyor. Hazreti Havva'yı anlatıyor ve onların cennetten çıkarılışını, dünyaya gönderilişini anlatıyor. Ve evet Adem, Havva Cennetten şu dünyaya indikten sonra Allah onlara neyi emrediyor? Biliyor musunuz ilk emri? Ey Adem'in çocukları, size elbiseyi indirdim. Birinci emir bu. İnsanoğluna Allah'ın ilk emri örtüneceksiniz, örtüneceksiniz. Erkeğinizle, kadınınızla örtüneceksiniz. Birinci emir budur. Ondan sonra ötekiler geliyor. Namazmış, zekatmış haşa küçük görmüyoruz ama önce bir örtüneceksiniz diyor. O kadar güzel söylüyor ki “ey Adem'in çocukları sizin örtünmeniz için, keten yarattım, kumaş yarattım” demiyor. “İndirdim” diyor, “size elbiseyi indirdim” diyor. Elbise bu yönüyle Allah katında öylesine muhterem, öylesine muhteşemdir kardeşler.” ifadelerini kullandı.
“ELBİSE, ALLAH'IN AYETLERİNDENDİR”
Elbisenin Allah’ın ayetlerinden olduğunu ve örtünen kadınların kıyamet günü mükafatlandırılacağını belirten Göktaş, sözlerini şöyle sürdürdü:
“O sizi bir takım kötülüklerden uzaklaştırdığı gibi, örttüğü gibi, size şahsiyet verir, size kimlik verir. İşte bu Allah'ın ayetlerindendir. Elbise, Allah'ın ayetlerindendir, işaretlerindendir, şiarlarındandır. Ve Allah'ı hatırlatan, dünyada insanoğluna Allah'ı hatırlatan edeptir, hayadır, kızaran yüzdür ve tabii bunların en başında nedir? Elbise gelir, libas gelir. Onun için lütfen kimse efendim örtünmüş de ne olmuş diye sakın kimse dil uzatmasın. Allah'ın izniyle kıyamet günü o beğenmediğimiz, belki sadece örtündü ama fazla bir şeysi olmayan kişiler… Onlara kıyamet günü mahşer yerinde şöyle bir amel defteri verileceğine inanıyorum. Yarın mahşere vardığınızda sizin elinize bir amel defteri tutuşturulacak ve siz gördüğünüzde biraz şaşıracaksınız. Bu nasıl bir amel defteri? Ben bunların hiçbirini yapmadım. Bu galiba ya bir peygamber kızı, ya bir sahabenin eşi, bunlar böyle Allah'ın en veli bayan kullarının ameli. Burada yazılanların ben hiçbirini yapmadım. Burada diyor ki: "Efendim, Allah yolunda cihat etti, yaralandı, şehit oldu. Ben bunların hiçbirini yapmadım. Galiba bu defter benim değil." diyecek ama hayır. “Ey kulum, o defter senin”
“ALLAH'IN EMRİNE UYDUĞUMUZDAN DOLAYI YEMEDİĞİMİZ DARBE KALMIYOR”
Allah’ın emrine uyup örtünen kadınların saldırılara uğradığını hatırlatan Göktaş, “Hatırla, sen öyle bir dünyada yaşıyordun ki, sen öyle bir mekanda yaşıyordun ki, sen benim peygamberimin, hani o öyle buyurmuştu; Ümmetimin fesada uğradığı bir dönemde kim benim sünnetime, benim yoluma yapışırsa Allah ona 100 şehit sevabı verecek” buyuruyor. Bazıları bunu abartıyor. Ya böyle şey ile olur mu? Hatırlayın. Öyle bir zamanda, öyle bir mekanda yaşıyoruz ki peygamberin sünnetine uyduğumuzdan dolayı, Allah'ın emrine uyduğumuzdan dolayı yemediğimiz darbe kalmıyor. Çekiştirmeler, gıybetler, dedikodular, işimizden atmalar, okulumuzdan atmalar, diplomamızı vermemeler yani öyle Allah bunları boşa mı götürecek zannediyorsunuz? Eğer bir Müslüman kızımızın başına bu tür belalar geliyorsa Allah’u Teâla onu geçiştirecek öyle mi? Hayır. Eğer senin aleyhinde konuşuluyorsa senin edebinden, hayandan, tesettüründen dolayı eğer eleştiriliyorsan iyi bil ki onların her biri sana sıkılan bir kurşundur. Sana saplanan bir bıçaktır. Ve Allah asla hiçbirini zayi etmeyecektir ve kıyamet günü karşımıza çıkaracaktır.” şeklinde konuştu.
“TESETTÜR, DÜNYANIN EN BÜYÜK KAFİRLERİNİN EN ÇOK KORKTUĞU ŞEYDİR”
Mehmet Göktaş, tesettürün kafirleri çok korkuttuğunu söyleyerek “Kardeşler size bir şey söylüyorum. Abartmıyorum. Bu elbise var ya bu tesettür var ya; Vallahi bugün dünyanın en büyük kafirlerinin, Amerika'sının, İsrail'in, Avrupa'nın, Rusya'nın bilmem neyin en çok çekindiği inanın bizim erkeklerde görüyorsunuz hakaret değil de bizden korkmuyorlar. Erkeklerden korkmuyorlar. Artık 300 yıldan bu tarafa hiçbir yeri ne fethedebildik. Hiçbir şey yapamadık. Yani ortada fazla bir şey yok ama sizden korkuyorlar. Bugün firavunlar sizden korkuyor. Generaller sizden korkuyor. Sizden dolayı hatırlayın belki hatırlamayacaksınız ama sizden dolayı yavrularımızın, küçücük yavrularımızın buralarda tesettüre bürünüp ilahi söylediklerinden dolayı bu ülkede neredeyse darbeler yapılacaktı. Dünyanın her yerinde böyle. Niye? Çünkü sizden korkuyorlar. Çünkü onların İktidarını al aşağı edecek olan inanınız ki sizlersiniz. Bunu bal gibi biliyorlar ve bundan dolayı size düşmanlık ediyorlar. Sizin üzerinize çullanıyorlar. Ekranlardan, çarşılardan, bilmem nelerden.” dedi.
“ÖRTÜNMEYİ SEVDİREN KIZLARIMIZ, ALLAH İÇİN DIŞARI ÇIKIN”
Örtülü ve örtünmeyi teşvik eden kızların meydanları süslemesi gerektiğini ifade eden Göktaş, “Ben diyorum ki örtüneceksiniz ve dışarı çıkacaksınız. Ya hocam olur mu ya? Müslüman Kadın evinde. Ne demek ya? Sen ondan sonra çıkacaksın, şikayet edeceksin. Ne diye? Efendim, çarşılar, pazarlar, şöylesine kötü ki okullar, meydanlar, kampüsler, ahlaksızlar, terbiyesizler oraları doldurmuş. Sen kızını çıkartmazsın. Pırıl pırıl yavrunu caddeye çıkartmazsın. Meydanlara çıkartmazsın. Okullara çıkartmazsın. Kampüslere çıkartmazsın. Elbette şeytanın çocukları oraları istila edecek sen de şikayet edeceksin. Onun için diyoruz ki kardeşler belki garibinize gidebilir ama güzelce örtünen, özellikle örtünmeyi güzel yapan ve örtünmeyi sevdiren kızlarımız size sesleniyoruz. Allah için dışarı çıkın. Allah için gezin biraz caddelerde, meydanlarda. Çünkü siz ezanlar gibi Allah'ı hatırlatıyorsunuz. Ezan 5 dakikadır. Tamam, ezan da insanlara Allah'ı hatırlatıyor ama hemen bitiyor. Hatta bazıları Müslüman bile olsa ya ne zaman ikindi olmuş falan vaktin geçtiğini şey yapıyor. Ama tabii bazıları "Allahu Ekber!" der demez, sesini duyar duymaz toparlanıyor. Ayak ayak üstüne atmışsa kendine geliyor. "Aziz Allah!" diyor, kalkıyor. Tamam. Ama örtü öyle değil. Örtü 5 dakikalığına değil. Caddede gittiği müddetçe, çarşıda gittiği müddetçe görüldüğü müddetçe, sınıfında, dersinde yani bulunduğu müddetçe o heybetiyle, o muazzam görünüşüyle inanınız ki alemlerin Rabbi olan Allah'ı hatırlatıyor.” diyerek sözlerini tamamladı.
Program yapılan duanın ardından verilen sertifika töreni ile sona erdi.




















