EĞİTİM HABERLERİ

Okul saldırıları Van’da kınandı

Eğitim-Bir-Sen, okullarda artan şiddet olaylarına tepki göstermek amacıyla ülke genelinde olduğu gibi Van’da da basın açıklaması yaptı.

Abone Ol

Van Valiliği önünde yaptığı basın açıklamasını okuyan Eğitim-Bir-Sen Van Şube Başkanı Mehmet Ali Uca, okullarda artan şiddetin münferit olmaktan çıktığına dikkati çekerek, “Eğitimciler sahipsiz değildir, gerekli tedbirler derhal alınmalıdır.” dedi.

Dün Siverek’te yaşanan silahlı okul saldırıyı anımsatan Uca, bu saldırıların artık bireysel değil, toplumsal bir sorun haline geldiğini vurguladı.

“TOPLUMSAL DEĞERLERİN ÇÖKÜŞ ALAMETİDİR”

Ülke genelinde iş bırakma eylemi yapıldığını hatırlatan Uca, “Şiddet olayları toplum içinde yaygınlaşmış, eğitim kurumları şiddet olaylarının sıklıkla yaşandığı alanlara dönüşmüş, eğitim çalışanları şiddetin adeta açık bir hedefi olmuştur. Bu manzara toplumsal değerlerin çöküş göstergesidir. Bu yaşananlar karşısında herkesin başını iki eli arasına alıp nereye bu gidiş sorusunu sormalı, sorumluluğunu düşünmelidir. Öğretmenin itibarsızlaşması da toplumsal değerlerin çöküş alametidir. Bu topraklarda bin yıldır var olan “Bir harf öğretene 40 yıl hizmet etmek gerekir” anlayışı terk edildi maalesef. Eğitimciler, her türlü mecra kullanılarak yıpratılan şikâyet edilen, darp edilen insanlara dönüştürüldü. Bu yanlış iklimin sonucunda Siverek’te yaşadığımız vahim tablo oluşmuştur. ABD gibi ülkelerde sıklıkla görülen silahlı okul baskının bir benzerinin ülkemizde gerçekleşmesi, bugüne kadar yaşananlar sebebiyle görevleri başında can güvenliği endişesi taşıyan eğitim çalışanlarını daha büyük bir endişeye sevk etmektedir. Tüm Türkiye’de bir gün iş bırakarak gösterdiğimiz tepki bu büyük endişenin görülmesini de sağlamak amacı taşımaktadır.” ifadelerini kullandı.

“BU SALDIRILAR SADECE BİREYLERE DEĞİL DOĞRUDAN GELECEĞİMİZE YAPILMAKTADIR”

Yapılan saldırıların sadece öğretmenlere değil toplumun geneline yapılan bir saldırı olduğunun altını çizen Uca, “Her yıl öğretmenler günü kutlamaları yapılıyor. Öğretmenliğin değerine dair güzel sözler söyleniyor, öğretmenlerle yaşanmış kıymetli hatıralar paylaşılıyor. Ama hemen ertesinde hiçbir şeyin değişmediğini görüyoruz. Geliştirilen, kurulan mekanizmalar, toplumun üzerine boca edilen haberlerle öğretmenin itibarı yol edilmeye devam ediyor. Biz, “öğretmene değer her şeye değer” derken toplumda öğretmen sahipsizdir, vuranın yanına kar kalır düşüncesi hakim olmaktadır. Bu iklimde maalesef öğretmenler öğrencisinden ve velisinden korkar hâle gelmiştir. Bu tablo doğru değildir. Bu tablodan ülkemize fayda gelmez. Yarınlarımız aydınlanmaz. Bu tablodan sevgi saygı çıkmaz. Bu tabloyu kabul etmiyoruz. Yakın zamanda İstanbul’da Fatma Nur Çelik’in şehit edilmesi, Ankara Pursaklar’da bir grubun okula saldırarak öğretmeni darp etmesi ve dün Siverek’te öğretmenlerimizi, öğrencilerimizi, polisimizi ve vatandaşlarımızı hedef alan menfur saldırı bizi 81 ilde iş bırakmaya ve kitlesel eylem kararı almaya sevk etmiştir. Bu saldırılar sadece bireylere değil; eğitime, topluma ve doğrudan geleceğimize yapılmaktadır.” şeklinde konuştu.

"OKULLAR GÜVENLİ ALAN OLMAKTAN UZAKLAŞIYOR"

Eğitim ortamlarının güvenliğini kaybettiğini belirten Uca, “Siverek’te Ahmet Koyuncu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde eski bir öğrenci tarafından gerçekleştirilen saldırı, bir kez daha göstermiştir ki; okullarımızda eğitimcilerimize ve öğrencilerimize yönelen şiddet artık münferit değil, yaygın bir toplumsal sorundur. Bu durum, toplumsal çürümeyi açıkça gözler önüne sermektedir. Bugün daha iyi bir eğitim için müfredatı, pedagojiyi ve geleceği konuşmamız gerekirken; şiddeti konuşmak zorunda kalıyoruz. Bunun sebebi, şiddetin artan toplumsal maliyetine rağmen, çözüm üretmekte yetersiz kalınmasıdır. Artık öyle bir noktadayız ki; eğitim çağındaki çocuklar şiddetin faili hâline gelmekte, silaha erişim kolaylaşmakta ve okullar güvenli alanlar olmaktan uzaklaşmaktadır. Aklı olanın da olmayanın da öğretmene, öğrenciye ve eğitim çalışanına yöneldiği bir zemin oluşmaktadır. Bu gidiş kabul edilemez. Eğitimciye yönelik şiddet, bireysel bir suç olmaktan çıkmış; doğrudan bir iş güvenliği sorunu hâline gelmiştir. Eğitimcilerimize yönelik her saldırı, geleceğimizi karartmakta, eğitim ortamını zehirlemekte ve toplumsal huzuru tehdit etmektedir.” dedi.

“OKULLARDA POLİS VE YENİ GÜVENLİK TEDBİRLERİ ALINSIN ÇAĞRISI”

Yetkililere seslenen Uca, çözüm önerilerini şöyle sıraladı:

“Siverek’te yaşanan bu hadise, failin sanal medya üzerinden yaptığı tehditlerin zamanında tespit edilmesiyle önlenebilirdi. Sanal medya üzerinden yapılan tehditler tespit edilmeli ve bölgedeki güvenlik birimleri harekete geçirilmelidir. Eğitim hakkını korumak eğitim ortamında güvenlik ve huzuru sağlamak için öğrenci disiplin yönetmeliği yenilenmelidir. Dijital mecralar yoluyla yapılan istismar, tehditler ve akran zorbalığı konusunda ebeveynlere sorumluluk yüklenmelidir. Okul polisi uygulaması hayata geçirilmelidir. Her okula rehber öğretmen normu verilmeli okullardaki rehberlik hizmetleri artırılmalıdır. Sanal dünyada yapılanların gerçek ve bağlayıcı adli sonuçları olduğu bilinci öğrencilere kazandırılmalıdır. Bilişim ve çocuk suçlarında adli ihtisaslaşma sağlanmalıdır. İnternet üzerinden okullara veya şahıslara yöneltilen tehditlerin soruşturulmasında, adli süreçler daha etkin ve hızlı işletilmelidir. Çocukları ve gençleri şiddete özendiren oyunlar ile ahlaki yozlaşmaya sebep olan sosyal medya içeriklerine karşı gerekli tedbirler ivedilikle alınmalı ve bu içeriklerin yaygınlaşması engellenmelidir.”