Van’da 27 Eylül 2024’te kaybolduktan 18 gün sonra cansız bedeni Van Gölü’nde bulunan YYÜ öğrencisi Rojin Kabaiş’in ölümüyle ilgili soruşturma devam ediyor. Dosyanın son durumuna ilişkin gelişmeleri aktarmak üzere kente gelen avukatlar, Rojin’in kaybolduğu noktayı gören 360 derece dönen kameranın olaydan önce arızalı olduğuna ilişkin tutanak bulunduğunu açıkladı.

Baba Nizamettin Kabaiş’in katılımıyla Van’daki bir otelde düzenlenen basın toplantısında soruşturmanın geldiği aşama değerlendirildi. Kabaiş ailesinin avukatı Abdurrahman Karabulut ile dosyayı Van’dan gönüllü takip eden avukat Şahin Can Güleç, soruşturma kapsamında yaptıkları başvuruları ve elde edilen yeni bulguları aktardı.

“İNTİHARA DAİR HİÇBİR BULGU YOK”

Kabaiş ailesinin avukatları, soruşturmanın ilk döneminde “intihar” olarak değerlendirilen olayın bir algı olduğunu savunarak, dosyada Rojin’in intihar ettiğini gösteren herhangi bir veri bulunmadığını duyurdu.

Avukat Karabulut, yaklaşık iki aydır dosyayı takip ettiklerini ve bu süreçte yaklaşık 30 ayrı konuda başvuruda bulunduklarını söyledi. Taleplerinin iki-üçü dışında büyük bölümünün savcılık tarafından kabul edildiğini belirten Karabulut, bazı incelemelerin tamamlandığını, bazılarının ise sürdüğünü aktardı.

Soruşturmanın ilk döneminde “intihar algısı” üzerinden yürütüldüğünü savunan Karabulut, bu yaklaşımın soruşturmanın yönünü etkilediğini söyledi.

Karabulut, “İntihar ettiğine dair dosya kapsamında hiçbir veri bulunmamaktadır” dedi.

Rojin Kabaiş dosyasında yeni detay: Olay saatinde bölgede olan kişi araştırılıyor

7 BİN 353 DENİZ ARACI İNCELENİYOR

Avukatların talepleri arasında Van Gölü’ndeki deniz araçlarının hareketlerinin araştırılması da yer aldı. Karabulut, soruşturma kapsamında 7 bin 353 deniz aracının tespit edildiğini, bunlardan 214’ünün Rojin’in kaybolduğu dönemde Bardakçı bölgesine giriş yaptığının belirlendiğini açıkladı. Bu araçların sürücülerine ait HTS ve baz kayıtlarının incelenmesinin talep edildiğini söyledi.

Rojin’in kaybolduğu saatlerde Bardakçı’da görüldüğü belirtilen beyaz ve sunrooflu bir araç da soruşturma kapsamında inceleniyor. Avukatlar, bu araçla birlikte toplam 12 aracın hareketlerinin araştırıldığını belirtti.

BARDAKÇI-MOLLAKASIM HATTI YENİDEN ARAŞTIRILACAK

Avukatlar, Rojin’in kaybolduğu Bardakçı ile cansız bedeninin bulunduğu Mollakasım arasındaki güzergâhın yeniden incelenmesini talep etti. Çarpanak Adası ve güzergâh üzerindeki köylerde olay yeri incelemesi yapılması, daha önce bulunamayan sarı terliğin araştırılması ve bölgede bulunan materyaller üzerinde yeniden DNA incelemesi yapılması istendi.

Rojin’in kaybolmasından iki gün sonra Van Gölü çevresinde yapılan İHA ve helikopter aramalarına ait görüntü ve kayıtların da soruşturma dosyasına getirtilmesi talep edildi. Savcılığın bu talebi kabul ettiği ancak ilgili kayıtların henüz ulaşmadığı belirtildi.

META’DAN DİJİTAL VERİLER İSTENDİ

Rojin’in WhatsApp, Instagram ve Facebook gibi platformlardaki dijital hareketlerinin incelenmesi amacıyla Meta’ya başvurulduğu açıklandı. Savcılık aracılığıyla gönderilen ilk yazıya Meta’nın daha ayrıntılı bilgi talebiyle yanıt verdiği, bunun üzerine yeni bir müzekkere gönderildiği ve şirketten yanıt beklendiği belirtildi.

Rojin’in Instagram hesabına erişim sağlandığını belirten avukatlar, bunun cep telefonunun içindeki verilere erişildiği anlamına gelmediğini vurguladı. Telefonun şifresinin bilinmediği, Instagram hesabına ise annesinin telefonuna gönderilen “şifremi unuttum” mesajı üzerinden erişildiği aktarıldı.

İKİ FARKLI ERKEK DNA’SI YENİDEN İNCELENECEK

Avukat Karabulut, Adli Tıp Kurumu raporlarında Rojin’in bedeninde iki farklı erkeğe ait DNA tespit edildiğini söyledi. DNA bulgularının, bedenin suda kaldığı süre ve Van Gölü suyunun özellikleri dikkate alınarak yeniden değerlendirilmesini talep ettiklerini belirtti.

Şahin Can Güleç ise dosya kapsamında toplam 415 kişinin DNA incelemesinin yapıldığını ve bu kişiler açısından herhangi bir bulguya rastlanmadığını söyledi. Savcılığın ayrıca 50 kişilik yeni bir liste oluşturduğu ve bu kişilerin DNA incelemelerinin yapılacağı belirtildi.

ROJİN’İN MİDESİNDE ROKURONYUM BULUNDUĞU İDDİASI

Toplantıda Adli Tıp raporuna ilişkin yeni bir ayrıntı da paylaşıldı. Karabulut, Rojin’in midesinde eser miktarda rokuronyum tespit edildiğini söyledi.

Anestezi sırasında kullanılan bir kas gevşetici olan rokuronyumun vücuda nasıl ve ne zaman girdiğinin araştırılması gerektiğini belirten Karabulut, Rojin’in 11 Eylül’de Dicle Üniversitesi’nde bir operasyon geçirdiğini hatırlattı. Maddenin mideye nasıl ulaşmış olabileceğinin belirlenmesi için uzman görüşü aldıklarını ve savcılığa başvurduklarını söyledi.

“BİR KİŞİNİN OLAY SAATİNDE BÖLGEDE OLDUĞU TESPİT EDİLDİ”

Güleç, dosyada ifadelerinde olay yerinde bulunmadığını söyleyen bir kişinin HTS ve baz istasyonu kayıtlarında Rojin’in kaybolduğu saatlerde aynı bölgede bulunduğunun tespit edildiğini açıkladı.

Kişinin ismini soruşturmanın gizliliği nedeniyle açıklamadıklarını belirten Güleç, olay gecesi ve ertesi gün bölgede bulunup bulunmadığının araştırılması için savcılığa başvurduklarını ve talebin kabul edildiğini söyledi.

Ayrıca Rojin’in telefonundan son veri akışının gerçekleştiği noktanın belirlenmesi için daraltılmış baz çalışması talep edildi. Çalışmanın telefonun hangi saatlerde hangi koordinatlardan sinyal verdiğini ve son sinyalin nereden alındığını ortaya çıkarması bekleniyor.

235 SAYFALIK BİLİRKİŞİ RAPORU DOSYAYA GİRDİ

Mersin’de hazırlanan yaklaşık 235 sayfalık bilirkişi raporunun toplantıdan kısa süre önce avukatlara ulaştığı açıklandı. Raporda Rojin’in telefonunun veri akışı, koordinatları ve kamera görüntülerine ilişkin incelemelerin bulunduğu belirtildi.

Güleç, ilk incelemelerine göre telefonun aktif kullanıldığı bölge ile telefonun bulunduğu yer arasında yaklaşık 323 metrelik mesafe bulunduğunu söyledi. Raporda bazı kişi ve araç plakalarının da tespit edildiği, ancak soruşturmanın gizliliği nedeniyle isimlerin açıklanmayacağı belirtildi.

KAMERA KAYITLARI VE ÜNİVERSİTEDEKİ ÇALIŞMALAR ARAŞTIRILACAK

Avukatlar, Rojin’in kaybolduğu noktayı gören 360 derece dönen kameranın olaydan önce arızalı olduğuna ilişkin tutanak bulunduğunu açıkladı.

6 Eylül 2024 tarihli tutanakta kameranın arızalı olduğunun belirtildiği, ayrıca 13 kameradan ağaçlar nedeniyle yeterli görüntü alınamadığına ilişkin kayıtların bulunduğu aktarıldı.

Rojin için arama çalışmalarının yürütüldüğü dönemde Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi yerleşkesinde bazı ağaçların budandığı veya kesildiği yönündeki iddiaların da araştırılması istendi. Yerinden sökülmüş bir kamera direğine ilişkin sosyal medya görüntülerinin de soruşturma kapsamında inceleneceği belirtildi.

VALİ VE REKTÖRLE İLGİLİ TALEPLER REDDEDİLDİ

Karabulut, Rojin’in cansız bedeninin bulunmasının ardından dönemin Van Valisi’nin baba Nizamettin Kabaiş’e “İntihar etti, kabul et” şeklinde baskı yaptığı iddiasını da gündeme getirdi. Bu iddianın soruşturulması ve valinin ifadesinin alınması yönündeki taleplerinin reddedildiğini söyledi.

Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Rektörü’nün tutumunun da soru işaretlerine neden olduğunu savunan Karabulut, buna karşın somut delil ve kesinleşmiş mahkûmiyet kararı olmadan kimsenin suçlu ilan edilmemesi gerektiğini vurguladı. “Masumiyet karinesi, lekelenmeme hakkı herkesin hakkıdır” dedi.

SOSYAL MEDYADA İSİMLERİN HEDEF GÖSTERİLMEMESİ ÇAĞRISI

Avukatlar, soruşturma kapsamında bazı kişilerin sosyal medyada isimleri verilerek şüpheli olarak gösterilmesine karşı da uyarıda bulundu.

Karabulut, haklarında kesinleşmiş yargı kararı bulunmayan kişilerin suçlu ilan edilmesinin yanlış olduğunu, aynı isim ve soyadını taşıyan kişilerin de birbirine karıştırılmaması gerektiğini söyledi. Dosyada kamuoyunda gündeme gelen bir isimle aynı ad ve soyadı taşıyan dört kişinin tespit edildiği, bunlardan bazılarının olay tarihinde Van dışında bulunduğunun belirlendiği aktarıldı.

“DOSYANIN ÇÖZÜLMESİ İÇİN KARARLIYIZ”

Avukatlar, Rojin’in oda arkadaşına ilişkin de kapsamlı bir çalışma yürüttüklerini, ancak soruşturmanın gizliliği nedeniyle elde edilen bulguları açıklamayacaklarını söyledi. Yeni bilirkişi raporunda bazı kamu çalışanları ve üniversite personeline ilişkin kişi, adres ve görüntü tespitlerinin bulunduğu da belirtildi.

Karabulut, soruşturmanın etkin biçimde sürdürülmesi gerektiğini belirterek, “Ucu nereye dayanırsa dayansın soruşturma yapılmalı. Bu sadece söylemde değil, eylemde de olmalı” dedi.

Kişisel veri soruşturmasında 31 avukat hakkında gözaltı kararı
Kişisel veri soruşturmasında 31 avukat hakkında gözaltı kararı
İçeriği Görüntüle

Dosyanın çözülmesi için mücadele etmeyi sürdüreceklerini belirten Karabulut, “Her şeyden şüphelenmek zorundayız” dedi.

Avukatlar, yeni bilirkişi raporundaki koordinat, kamera görüntüsü, araç, kişi ve dijital verilere ilişkin tespitlerin savcılık tarafından araştırılmasını talep edeceklerini açıkladı.

Muhabir: YAKUP TAŞ