Guangzhou Tıp Üniversitesinden biyomedikal mühendisi Zimin Yu ve çalışma arkadaşları, 2024 yılında yaptıkları araştırmada hem yumuşak suyu hem de mineral bakımından daha zengin olan sert musluk suyunu inceledi.
Araştırmacılar, suya nano ve mikroplastikler ekledikten sonra suyu kaynattı ve oluşan çökeltileri süzdü.
Sonuçlar, kaynatma ve süzme işleminin, içme suyu yoluyla alınabilecek plastik parçacıkların miktarını önemli ölçüde azaltabildiğini gösterdi. Ancak yöntemin etkinliği, kullanılan suyun sertliğine göre değişti.
Kireç tabakası plastik parçacıkları hapsediyor
En yüksek giderim oranına sert musluk suyunda ulaşıldı. Bu sularda bulunan kalsiyum karbonat, su ısıtıldığında çözeltiden ayrılarak kireç oluşturuyor. Plastik parçacıkların yüzeyinde biriken bu madde, parçacıkları bir kabuk içinde hapsediyor.
Araştırmacılar, kaynatma sırasında suyun sertliği arttıkça nanoplastiklerin çökelme oranının da yükseldiğini belirtti. Litre başına 80 miligram kalsiyum karbonat bulunan suda yüzde 34 olan oran, 180 miligramda yüzde 84’e, 300 miligramda ise yüzde 90’a ulaştı.
Daha az kalsiyum karbonat içeren yumuşak suda da nano ve mikroplastiklerin yaklaşık dörtte biri uzaklaştırılabildi.
Araştırmacılara göre, kireçle kaplanan plastik parçacıkları, çay süzmek için kullanılan paslanmaz çelik ağ gibi basit bir filtreyle sudan ayrılabiliyor.
Günlük maruziyeti azaltma potansiyeli taşıyor
Daha önce yapılan çalışmalarda, içilebilir musluk suyunda polistiren, polietilen, polipropilen ve polietilen tereftalat parçacıkları tespit edilmişti. Araştırma ekibi, yöntemi daha fazla nanoplastik parçacığı ekleyerek de sınadı ve parçacık sayısının etkili biçimde azaldığını gözlemledi.
Ekip, suyu kaynatıp süzmenin, içme suyu yoluyla nano ve mikroplastik alımını azaltmak için uzun vadede uygulanabilir bir yöntem olabileceğini belirtti. Kaynatılmış su içmenin yalnızca bazı bölgelerde yaygın bir gelenek olduğuna dikkat çeken araştırmacılar, bu uygulamanın daha geniş kitlelere ulaşmasını umuyor.



