Telefonunuz bir sonraki durağınızı kesin olarak bilmese de hareket geçmişinizden ve günlük alışkanlıklarınızdan yararlanarak nereye gideceğinize ilişkin tahminde bulunabiliyor. Üstelik bunu bazen siz haritaya gideceğiniz yerin adını yazmadan önce yapabiliyor.
Telefonlar, uygulamalara verilen izinlere bağlı olarak GPS, mobil şebeke, Wi-Fi, Bluetooth ve hareket sensörlerinden çeşitli veriler topluyor. Bu veriler, zaman içinde kişilerin ulaşım ve hareket alışkanlıklarının ayrıntılı bir görünümünün oluşturulmasını sağlıyor.
Konumdan davranışa
Bir kullanıcı her gün belirli bir saatte evinden çıkarak işine gidiyor, ardından haftanın belirli günlerinde aynı mağazayı ziyaret ediyorsa sistemler bu davranışın tekrarlandığını tespit edebiliyor.
Yapay zekanın kullanılmasıyla konum; saat, gün ve önceki yolculuklarla ilişkilendirilerek gidilmesi en muhtemel yer hesaplanabiliyor. Daha sonra kullanıcıya güzergah önerileri veya bulunduğu konumla bağlantılı bildirimler sunulabiliyor.
Ancak telefon, kullanıcının zihnini okumuyor veya geleceği bilmiyor. Yalnızca geçmişte toplanan verilere dayanarak olasılık hesabı yapıyor. Bu nedenle kişinin günlük alışkanlıklarını değiştirmesi durumunda tahminler kolaylıkla yanlış çıkabiliyor.
Hareketleriniz de birer veri
Bu teknoloji, mahremiyet konusunda endişelere yol açıyor. Çünkü konum geçmişi yalnızca kişinin nerede bulunduğunu göstermiyor; yaşadığı ve çalıştığı yerin, düzenli olarak ziyaret ettiği noktaların ve günlük yaşamına ilişkin bazı alışkanlıkların belirlenmesine de imkân sağlayabiliyor.
Bu nedenle uzmanlar, uygulamalara verilen konum izinlerinin düzenli olarak gözden geçirilmesini ve hangi hizmetlerin konuma sürekli erişmesinin gerçekten gerekli olduğunun belirlenmesini öneriyor.




