Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinden kalma camilerde mukabele okunması gibi genel İslamî uygulamalar Van’da da yaşanmış, ancak şehre özgü detaylar daha çok 20. yüzyıl anılarıyla belgelenmiştir.
Evliya Çelebi’nin Seyahatname’sinde Van ziyareti (1655) detaylı anlatılırken Ramazan’a dair spesifik bir kayıt bulunmaz; genel Osmanlı Ramazan gelenekleri (iftar sofraları, toplu ibadet) bölgede de etkili olmuştur.
SELÇUKLU VE OSMANLI DÖNEMİNDE CAMİLER VE İBADET ATMOSFERİ
Van Ulu Camii gibi Selçuklu dönemi eserleri (12. yüzyıl civarı, Ahlatlı ustalar katkısıyla), Osmanlı’da da ibadetin merkeziydi. Camilerde mukabele geleneği Osmanlı genelinde yaygındı ve Van’da da Ramazan’da camiler dolup taşardı.
Günümüzde tarihi camilerde mukabele okunması devam ederken, bu uygulama asırlık bir miras olarak kabul edilir. Osmanlı’da iftar topu atışı (özellikle 19. yüzyıldan itibaren) ve sahur davulcusu gibi unsurlar Van’da da yaşanmıştır, ancak Van’a özgü arşiv kaydı sınırlıdır.
Evliya Çelebi, Van’ı ziyaret ettiğinde (Melek Ahmed Paşa ile 1655) şehrin kale, su kanalları ve mahallelerini betimler, ancak Ramazan özelinde doğrudan bir gözlem aktarmaz. Genel olarak Osmanlı coğrafyasında Ramazan’ın coşkulu kutlandığı, terk edilmiş kalelerde bile barutla müjde verildiği bilinir.
20. YÜZYIL VAN’INDA NOSTALJİK RAMAZAN HATIRALARI
Van’da Ramazan’ın en canlı betimlemeleri, 1950-1980’ler arası yerel yazar ve yaşlıların anılarında yer alır. Eski Van mahallelerinde (toprak evler, 11 mahalle) Ramazan öncesi ev temizliği (kireç badana) yapılır, sahurda davulcu (defçi) sokakları dolaşırdı.
Defçi Fethi gibi figürler 1980’lere kadar mani söylemeden sahur uyandırırdı. İftar saati yaklaştıkça çarşıda sükûnet hâkim olur, toplu iftarlar ve yardımlaşma artardı.
Van mutfağı Ramazan’da öne çıkar: Sahurda gavut (kavut), murtuğa (yağda un-yumurta karışımı), üzüm hoşafı ve otlu peynir tüketilirdi. İftarda ise lavaş/çörek (tandır ekmeği), şehriye çorbası, kuru fasulye, Van cacığı, otlu peynir, kaşık tatlısı ve zeytinle oruç açma yaygındı. Semaver çay sohbetleri, bahçe iftarları (badem ağacı altı) ve çocuk “tabak orucu” gibi gelenekler toplumsal bağları güçlendirirdi. Camilerde (Hafıziye Camii gibi) teravih ve mukabele okunur, hatim duası yapılır, kadınlar Sofi Baba/Şeyh ziyaretleri gerçekleştirirdi. Fakirlere yardım ve sadaka vurgusu ön plandaydı.
MODERN DÖNEMDE DEVAM EDEN MİRAS
Eski Van Şehri’nin yıkılmasına rağmen gelenekler yeni şehre taşındı. Bugün “Kale’de İftar” etkinlikleri, toplu iftar çadırları ve Van Kalesi eteklerindeki programlar, geçmişteki toplu sofraları andırır. Van kahvaltısı unsurları (otlu peynir, murtuğa, kavut) Ramazan sofralarında hâlâ vazgeçilmezdir. Bu lezzetler, coğrafi işaret tescilli Van kahvaltısının parçası olarak korunur.
Van’da Ramazan, tarih boyunca genel Osmanlı-İslam gelenekleriyle yerel mutfak ve komşuluk kültürünün kesişiminde şekillenmiştir. Ermeni-Müslüman ilişkilerine dair 1915 öncesi kaynaklar gerilim ve çatışma odaklıdır; barışçıl Ramazan etkileşimi belgelenmemiştir. Anılar, nostaljik bir hoşgörü ve dayanışma vurgular.
(Kaynaklar: Yerel yazar Sait Ebinc’in “Van’da Eski Ramazanlar” yazısı [kirmizilar.com]; TDV İslâm Ansiklopedisi ve kültür portalları Van Ulu Camii kayıtları; Evliya Çelebi Seyahatname Cilt 4 Van bölümü, Osmanlı genel Ramazan gelenekleri üzerine akademik ve popüler kaynaklar. Not: Bu haberin hazırlanılmasında yapay zekadan faydalanmıştır.)




