Kadim Aşiretler Federasyonu, Van ve bölge illerindeki düğünlerde giderek yaygınlaşan gösteriş kültürü, takı yarışı ve yüksek organizasyon maliyetlerine ilişkin yazılı bir açıklama yaptı.
Daha önce de taziye yemekleri ve düğünlerdeki bazı uygulamalara yönelik çağrılarda bulunduklarını hatırlatan Kadim Aşiretler Federasyonu Genel Başkanı Rasim Aslan, toplumun büyük bölümünün bu çağrılara olumlu karşılık verdiğini ancak düğünlerdeki aşırı gösteriş anlayışının bazı kesimlerde devam ettiğini belirtti.
"GÖSTERİŞ YERİNE SADELİK ÖN PLANA ÇIKMALI"
Düğün salonu kiraları, organizasyon giderleri, altın ve takı yarışının aileleri ekonomik açıdan zor durumda bıraktığını belirten Aslan, “Bilindiği üzere federasyon olarak daha önce de gerek taziye yemekleri gerekse düğünlerde gösteriş ve reklama dayalı uygulamalar konusunda çeşitli açıklamalarda bulunmuş; özellikle düğünlerde yapılan takı anonsları ve ilanlarla teşhir edilen parasal hediyelerin yanlış bir uygulama olduğunu kamuoyuyla paylaşmıştık. Bu konudaki çağrılarımızın toplumun büyük bir kesimi tarafından benimsendiğini, özellikle taziye yemekleri konusunda önemli ölçüde olumlu sonuçlar alındığını memnuniyetle görmekteyiz. Ancak düğünlerdeki aşırı gösteriş, takı ve ziynet yarışına dayalı anlayışa halkımızın çoğunluğunun uyulmuş olmasına rağmen, toplumumuzun az da olsa belli bir bölümünde halen devam ettiğini üzülerek müşahede etmekteyiz. Bu anlayış, bazı çevrelerde gösteriş ve övünme duygularını körüklerken, maddi imkânları sınırlı olan vatandaşlarımızın ezilmesine, mahcubiyet yaşamasına ve ciddi ekonomik sıkıntılarla karşı karşıya kalmasına yol açmaktadır.” dedi.
"KOLAYLAŞTIRINIZ, ZORLAŞTIRMAYINIZ"
Dinî ve ahlaki değerlerin de evliliklerin kolaylaştırılmasını öğütlediğini belirten Aslan, “Bugün gelinen noktada; düğün salonu kiralarından organizasyon masraflarına, gereksiz lüks tüketimden altın ve takı yarışına kadar uzanan bu kültürün toplumsal bir sorgulamaya tabi tutulması kaçınılmaz hale gelmiştir. Ailelerin yıllarca biriktirdiği tasarrufların birkaç saatlik gösteriş uğruna tüketilmesi ne ekonomik açıdan sürdürülebilir ne de toplumsal bakımdan sağlıklı bir yaklaşımdır. Federasyon olarak daha önce de ifade ettiğimiz üzere, evlilikler sadeleşmeli, gösterişten uzaklaşmalı ve gerçek anlamına geri dönmelidir. Aileler ve gençler; borçlanma, rekabet ve sosyal baskı yerine, dayanışma, ölçülülük ve kolaylaştırıcılık anlayışıyla hareket etmelidir. Takı ve ev eşyası talepleri zorunluluk haline getirilmemeli, ailelerin ekonomik imkânları dikkate alınarak makul ölçülerde tutulmalıdır. Dinî ve ahlaki değerlerimiz de evliliklerin kolaylaştırılmasını, zorlaştırılmamasını öğütlemektedir. Nitekim dinimizin temel prensibi, "Kolaylaştırınız, zorlaştırmayınız" anlayışıdır. Bu nedenle, dinimizce de hoş karşılanmayan, evlilikleri güçleştiren ve insanların maddi-manevi mağduriyetlerine sebep olan aşırı gösterişe dayalı uygulamaların terk edilmesi elzemdir.” ifadelerini kullandı.
TAKILAR İÇİN "ZARF USULÜ" ÖNERİSİ
Kadim Aşiretler Federasyonu olarak düğün organizasyonlarının tarafları zor durumda bırakmayacak ölçüde gerçekleştirilmesi gerektiğini ifade eden Aslan, düğünlerde parasal hediyelerin ve takıların gösterişten uzak, kapalı zarf usulüyle verilmesini önerdi. Aslan, “Düğün organizasyonlarının ve takı uygulamalarının tarafları zor duruma düşürmeyecek, makul ve ölçülü bir seviyede gerçekleştirilmesi; bir yandan gençlerin evliliğe teşvik edilmesini sağlayacak, diğer yandan ailelerin ağır borç yükleri altına girmesini önleyecektir. Bu çerçevede; düğünlerde parasal hediyelerin ve takıların gösterişten uzak bir şekilde kapalı zarf usulüyle takdim edilmesi, abartılı takı ve ev eşyası taleplerinden kaçınılması gerektiğine inanıyoruz. Zarf usulü uygulaması, birçok insanın yaşadığı mahcubiyet ve mağduriyetin önüne geçecek önemli bir adım olacaktır. Toplum olarak daha dengeli, daha adil, daha insani ve daha sürdürülebilir bir evlilik kültürünü yeniden inşa etmek hepimizin ortak sorumluluğudur. Artık düğünlerde gösteriş yarışına değil; sadelik, mütevazılık, kolaylaştırıcılık ve dayanışma yarışına girmeliyiz. Ancak bu şekilde, toplumun temeli olan ailenin ilk adımı olan evlilik kurumunu teşvik etmiş, güçlendirmiş ve gelecek nesillere sağlıklı bir şekilde aktarmış oluruz.” şeklinde konuştu.



