HÜDA PAR İnsan Hakları ve Hukuk İşleri Başkanlığı, son günlerde kamuoyunun gündeminde geniş bir yer tutan, bazı şahıs ve yapılar hakkında başlatılan adli soruşturma ve operasyonlara ilişkin yazılı bir açıklama yaptı.
“CEZAİ SORUMLULUK SADECE SUÇU İŞLEYEN KİŞİYE AİTTİR”
Sürecin hukuk sınırları içinde yürütülmesi gerektiğine dikkat çekilen açıklamada, “Son günlerde bazı şahıs ve yapılar hakkında başlatılan adli soruşturma ve operasyonlar kamuoyunun gündemindedir. Devam eden soruşturmaların esasına ilişkin peşin bir hüküm vermeksizin ifade etmek gerekir ki; suç şüphesi bulunan her fiil hukuk içerisinde araştırılmalı, süreç boyunca masumiyet karinesi, suçların şahsiliği ve adil yargılanma hakkı başta olmak üzere hukukun temel ilkeleri büyük bir hassasiyetle korunmalıdır.” denildi.
“CEMAATLER, VAKIFLAR VE İSLAMİ SİVİL TOPLUM KURULUŞLARI ZAN ALTINDA BIRAKILMAMALI”
Açıklamanın devamında, “Bu soruşturmalar yürütülürken gözetilmesi gereken bir başka önemli husus da şudur: Basın-yayın organları ve çevrelerince, henüz yargısal süreç tamamlanmadan münferit iddialar cemaatlerin, vakıfların ve İslami sivil toplum kuruluşlarının geneline teşmil edilerek bu yapılar zan altında bırakılmamalıdır.” ifadelerine yer verildi.
Cemaatlerin, vakıfların ve sivil toplum kuruluşlarının, eğitimden hayır faaliyetlerine, toplumsal dayanışmadan manevi değerlerin yaşatılmasına kadar önemli hizmetler yürüttüğü belirtilen açıklamada, “Bu yapıların hukuka uygun, şeffaf ve hesap verebilir olması ne kadar önemliyse, münferit fiiller üzerinden topyekûn kriminalize edilmelerine karşı çıkmak da o kadar önemlidir.” denildi.
“HİÇBİR KİŞİ VEYA YAPI PEŞİNEN SUÇLU İLAN EDİLMEMELİ”
Soruşturmaların hukukun temel ilkelerine bağlı kalınarak yürütülmesi gerektiğine dikkat çekilen açıklamanın sonunda, şu ifadelere yer verildi:
“Suç kimin tarafından işlenirse işlensin cezasız kalmaması; kime karşı yapılırsa yapılsın haksızlığın karşısında durulması temel ilkelerimizdendir. Bu nedenle yetkili makamları, soruşturmaları hiçbir kişi veya yapıyı peşinen suçlu ilan etmeden, hukukun temel güvencelerine titizlikle riayet ederek yürütmeye; aynı zamanda bu süreçlerin dini yapıları ve mensuplarını hedef gösteren, zan altında bırakan ve itibarsızlaştıran kampanyalara dönüştürülmesine karşı gerekli hassasiyeti göstermeye davet ediyoruz.”




