Mide rahatsızlığı yaşayanların tercih ettiği besinlerden biri olan muz, herkeste aynı etkiyi göstermiyor. Meyvenin olgunluk derecesi ve kişinin sindirim hassasiyeti, muz tüketimi sonrasında yaşanan şikâyetlerde belirleyici olabiliyor.
Muz, çözünebilir bir lif türü olan pektin içeriyor. Pektin, sindirim sisteminin hareketlerinin düzenlenmesine katkıda bulunuyor.
Orta boy bir muzda yaklaşık 3 gram lifin yanı sıra B6 ve C vitaminleri ile potasyum bulunuyor.
Potasyum, vücudun sıvı dengesi ile sinir ve kas işlevlerinde önemli rol oynuyor. Kusma veya ishal nedeniyle sıvı kaybı yaşandıktan sonra bu mineralin alınması önem taşıyabiliyor.
Yeşil muzda dirençli nişasta daha fazla
Yeşil muz, ince bağırsakta tamamen sindirilmeyen “dirençli nişastayı” daha fazla içeriyor. Kalın bağırsağa ulaşan bu nişasta, bakteriler tarafından fermente edildiğinde bazı kişilerde gaz, şişkinlik ve dolgunluk hissine yol açabiliyor.
Muz olgunlaştıkça nişastanın bir kısmı daha basit şekerlere dönüşüyor. Bu nedenle bazı kişiler olgun muzu daha kolay sindirebiliyor. Ancak irritabl bağırsak sendromu bulunanlarda veya belirli karbonhidrat türlerine hassasiyet yaşayanlarda farklı tepkiler görülebiliyor.
Mide ağrısını tedavi etmiyor
Muzun yumuşak kıvamıyla kolay tüketilebilmesi, mide ağrısının tedavisi olduğu anlamına gelmiyor. Ağrı, farklı nedenlerden kaynaklanabileceği için devam eden şikayetlerin değerlendirilmesi gerekiyor.
Bazı böbrek hastalıkları bulunan kişilerin de beslenmelerindeki potasyum miktarına dikkat etmesi ve doktorlarının önerilerine uyması gerekiyor.
Şiddetli veya geçmeyen karın ağrısına tekrarlayan kusma, kanama, ateş ya da açıklanamayan kilo kaybı eşlik ediyorsa yalnızca beslenme değişikliğiyle yetinilmemeli; ağrının nedeni tıbbi olarak araştırılmalı.





