2026 yılı Ramazan ayının heyecanı bu akşam kılınan ilk teravih namazı ile başladı. Gece yarısından sonra idrak edilecek ilk sahur öncesinde pek çok vatandaş, yorgunluk veya alarmı duymama gibi nedenlerle sahura uyanamamaları durumunda oruçlarının geçerli olup olmayacağını merak ediyor. İslam fıkhı ve Diyanet İşleri Başkanlığı'nın açıklamaları, bu konudaki tereddütleri ortadan kaldırıyor.
İSLAM FIKHINA GÖRE SAHURUN HÜKMÜ
İslam hukukuna (fıkhına) göre sahur yemeği yemek farz değil, sünnettir. Bir kişi, akşamdan veya gece sahur vaktinden önce oruç tutmaya niyet etmişse, sahura kalkmasa dahi tuttuğu oruç dini açıdan geçerlidir. Sahura kalkmak, oruç tutacak kişiye gün boyu dayanma gücü vermesi ve vücudu zinde tutması nedeniyle alimler tarafından şiddetle tavsiye edilir ancak orucun temel rüknü değildir.
PEYGAMBER EFENDİMİZ'İN (S.A.V.) SÜNNETİ VE "BEREKET"
Peygamber Efendimiz (s.a.v.), "Sahur yemeği yiyin, zira sahurda bereket vardır" buyurarak bu vaktin manevi ve maddi önemine dikkat çekmiştir. Hadis-i şeriflerde bir yudum su ile dahi olsa sahura kalkılması ve Ehl-i Kitap ile Müslümanların orucu arasındaki en belirgin farkın sahur yemeği olduğu ifade edilmiştir. Bu nedenle sahura kalkmak, sadece yemek yemek değil, aynı zamanda mübarek bir vakti ihya etmek ve sünnete uymak anlamına gelir.
NİYETSİZ ORUÇ KABUL OLUR MU?
Orucun geçerli olması için asıl olan niyetin varlığıdır. Kalben oruç tutacağını bilmek niyet yerine geçer; ancak dil ile de "Niyet ettim Allah rızası için bugünkü Ramazan orucunu tutmaya" şeklinde ifade edilmesi müstehaptır.
Diyanet İşleri Başkanlığı’nın açıklamalarına göre; akşamdan niyetlenmiş bir kişinin sahura kalkamaması orucuna zarar vermez. Ancak hiç niyet etmemiş ve zihninde oruç tutma düşüncesi olmayan bir kişinin durumu fıkhen farklı değerlendirilir; bu sebeple her ihtimale karşı akşamdan niyet etmek en güvenli yoldur.




