Adalet Bakanlığı ve emniyet birimlerinin koordinasyonunda 15 ilde eş zamanlı olarak başlatılan; çocukların korunması, fuhuş, müstehcenlik ve yasa dışı faaliyetlerin engellenmesini amaçlayan "Ailem Güvende" operasyonu beklendiği gibi sapkın LGBT destekçisi DEM Parti'nin tepkisini çekti.
Yurt dışından aktarılan milyonlarca dolarlık karanlık fonları, fuhuş ve istismar ağlarını, çocukları hedef alan müstehcen içerikleri, sapkın akımları mercek altına alan adli süreci adeta hedef gösteren parti yönetimi, aileyi koruma hamlesini "tahakküm" ilan ederek büyük bir provokasyona imza attı.
DEM Parti, operasyon kapsamındaki gözaltı ve kısıtlamaları "cinsiyetçi politika" kılıfıyla aklamaya çalıştı, geçtiğimiz haftalarda ''erkekleri eğitme atölyeleri'' ifşa olan parti kadın hakları söyleminin arkasına sığınarak aileyi de"şiddet yuvası" ve "güvensiz alan" gibi göstermeye kalkıştı.
DEM Parti, gözaltına alınan şüphelilerin koşulsuz serbest bırakılmasını da talep etti.
DEM Parti'den yapılan açıklamada şu ifadeler kullanıldı;
GBTİ+ derneklerini, hak savunucularını ve dijital yayın mecralarını hedef alan gözaltı, arama, el koyma ve erişim engelleme saldırılarını kabul etmiyoruz.
“Ailem Güvende” isminin verildiği bu operasyon, adından da anlaşılacağı üzere toplumu tahakküm altına alma operasyonudur. Tekçi ve cinsiyetçi politikaların ısrarla sürdürüldüğünün açık bir kanıtıdır.
Kadınlar her gün, “güvenli” denilen ailelerin içerisinde şiddete maruz bırakılmakta, katledilmektedir. Farklı cinsel kimlikler bu ülkenin, ailelerin ya da toplumun güvenlik sorunu değildir.
Asıl güvenlik sorunu; kadınların ve LGBTİ+’ların yaşamlarını tehdit eden şiddet, cezasızlık ve ayrımcılıktır.
Hak savunucularını susturarak, nefret suçlarını körükleyerek, yayınları engelleyerek ve örgütlenme özgürlüğünü hedef alarak toplumu güvende tutamazsınız.
Adalet, bir kişi veya zümre için değil, herkes için olmalıdır. Adalet Bakanlığı’nın görevi hak savunucularını, gazetecileri, LGBTİ+’ları ve demokratik örgütlenmeleri baskı altına almak değil; herkesin hak ve özgürlüklerini güvence altına almaktır.
Toplumun güvenliği, baskıyla ve yasaklarla değil; eşitlik, özgürlük, adalet ve yaşam hakkının güvence altına alınmasıyla mümkündür.
Bir arada ortak ve eşit yaşamın savunucuları olarak LGBTİ+’lara yönelik saldırılara asla sessiz kalmayacağız!
Gözaltılar derhal serbest bırakılmalıdır!





