Van SBÜ Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. Remzi Sarıkaya, hypertension dergisinde yayımlanan yeni bir çalışmaya göre, gebelik komplikasyonu yaşayan kadınlarda yüksek psikososyal stres düzeyleri, doğumdan 2–7 yıl sonra bile kan basıncını artırabildiğini ifade etti.
Başhekim Sarıkaya, araştırmada, 3.300’den fazla ilk gebeliğini yaşayan kadın değerlendirildiğini söyledi. Başhekim Sarıkaya, araştırmada preeklampsinin, erken doğum, düşük doğum ağırlığı veya ölü doğum gibi olumsuz gebelik sonuçları yaşayan kadınlarda, gebelik sırasında ve sonrasında devam eden yüksek stres düzeyleri, uzun vadede kardiyovasküler risk artışıyla ilişkilendirildiğini vurguladı.
Başhekim Sarıkaya, çalışmada gebeliğin kadının kardiyovasküler sistemi için doğal bir “stres testi” işlevi görebileceğini ortaya koyduğunu ifade etti.
Özellikle gebelik hipertansiyonu ve preeklampsi öyküsü olan kadınlarda, stresin ilerleyen yıllarda hipertansiyon ve kalp damar hastalıklarına katkıda bulunabileceği belirtiliyor.
Araştırmacılar, doğum sonrası dönemde yalnızca tansiyona değil, stres yönetimi, psikososyal destek ve uzun dönem kardiyovasküler takip stratejilerine de önem verilmesi gerektiğini vurguladı. Genç yaşta görülen küçük tansiyon artışlarının bile yıllar içinde kalp damar hastalığı riskini anlamlı şekilde artırabildiği açıklandı.




