Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi’nin (Van YYÜ) yıllardır sürdürdüğü akademik katkılar ve bölgesel etkisine rağmen, artan öğrenci sayısı, farklılaşan akademik alanlar ve bölgenin ihtiyaçları göz önüne alındığında ikinci bir üniversiteye duyulan ihtiyaç daha görünür hale geliyor.

Van, sahip olduğu tarım arazileri, su kaynakları ve iklim avantajlarıyla ziraat alanında büyük bir potansiyele sahip olurken, ancak bu potansiyel, sadece mevcut yapılarla değerlendirilemeyecek kadar büyük. Ziraat temalı bir üniversite, hem tarımsal üretimi hem de kırsal kalkınmayı doğrudan etkileyebileceği tahmin ediliyor.

Aynı şekilde bölgedeki kültürel çeşitlilik, sosyal dönüşümler ve göç hareketleri dikkate alındığında sosyal bilimler odaklı bir akademik merkez, Van’ı sadece bir üniversite kenti değil, aynı zamanda bölgesel bir düşünce ve çözüm üretim merkezi haline getirebilir.

ZEHRA ÜNİVERSİTESİ PROJESİ GÜNDEME ALINMALI

Üstad Bediüzzaman Said Nursî’nin bir asır önce hayalini kurduğu ve Türkçe, Arapça, Kürtçe, Farsça ve İngilizce dillerinde eğitim vermesi planlanan “Zehra Üniversitesi” projesi, hâlâ güncelliğini ve önemini koruyor.

Bu proje bölgedeki çok dilliliği, çok kültürlülüğü ve tarihsel bağları kapsayıcı bir yaklaşımla ele alarak sadece akademik değil, toplumsal barışa ve kültürel bütünlüğe de katkı sunabilecek bir model olarak dikkat çekiyor.

Van, hem Orta Doğu’ya hem de Kafkasya’ya yakınlığı ile stratejik bir eğitim üssü olmaya aday. Çok dilli, çok kültürlü ve kapsayıcı bir üniversite yapısı, hem bölgedeki genç nüfusu eğitme kapasitesini artırabilir hem de uluslararası öğrenci çekme potansiyeli yaratabilir.

Van’daki gelişmeleri anında takip edin: Van Olay Gazetesi
Van’daki gelişmeleri anında takip edin: Van Olay Gazetesi
İçeriği Görüntüle

Bu bağlamda kurulacak ikinci bir üniversite, Van’ı bölgesel bir eğitim, kültür ve bilgi üretim merkezi haline getirebilir. Aynı zamanda, beyin göçünü tersine çevirecek, yerel kalkınmaya ivme kazandıracak ve Van’ın uzun vadeli vizyonuna hizmet etmesi bekleniyor.

Birçok şehir ikinci, hatta üçüncü üniversitesine kavuşmuşken, Van gibi büyük ve dinamik bir şehirde ikinci bir üniversite fikri artık ertelenemez duruma geldi. Gerek ziraat ve sosyal bilimler odağında yeni bir yapılanma, gerekse Zehra Üniversitesi gibi tarihsel misyon taşıyan bir proje, Van'ın eğitim geleceği için kritik önem taşıyor.

İkinci üniversite kurulması için çağrıda bulunan Muhlis Kaya isimli vatandaş, “ Birçok şehirde en az iki üniversitenin bulunduğu günümüzde; Van şehir olarak artık ikinci üniversiteyi hak ediyor. Ziraat ve Sosyal Bilimlerde bence geç kalınmış bile. Bir de Üstad Bediüzzaman'in Türkçe, İngilizce, Arapça, Farsça ve Kürtçe dillerinde eğitim vermeyi planladığı 100 yıllık Zehra Üniversitesi projesi hala ihtiyacını koruyor ve bölgenin en büyük sorunlarını da çözme kapasitesine sahip bence. Van, hem Orta Doğu’ya hem Kafkasya’ya açılan bir kapı olarak şehirde çok dilli ve çok kültürlü bir eğitim modeli sunabilecek üniversiteler hem bölge halklarının tarihsel bağlarını hem de modern dünyanın ihtiyaçlarını karşılayabilir. Bu üniversiteler Van’ı bölgesel bir eğitim merkezi yaparak göçü azaltabilir ve bilgi üretiminde yeni bir çekim merkezi oluşturabilir” ifadelerine yer verdi.

Muhabir: HACI YILMAZ