Van genelinde yaklaşık 220 pideci esnafının üretimi sürdürmekte güçlük çektiğini belirten Van Lokantacılar, Fırıncılar, Tatlıcılar, Pastaneciler ve Kasaplar Odası Başkanı Sabri Işık, un, maya ve diğer temel girdilerdeki fiyat artışlarının yüzde 50’yi aştığını ifade ederek, yetkililere çözüm çağrısında bulundu.
Van’da ekmek ve pide üretimi yapan esnaf, artan maliyetler ve fiyat düzenlemelerinde yaşanan gecikmeler nedeniyle ekonomik darboğazla karşı karşıya kaldığını belirten Başkan Işık, un, maya, mazot, doğalgaz, elektrik ve işçilik giderlerindeki yükseliş, üreticilerin ayakta kalmasını zorlaştırdığın ifade etti.
Başkan Işık, ekmek üreticilerinin her geçen gün ağırlaşan ekonomik şartlar altında üretimlerini sürdürmeye çalıştığını belirtti. Başkan Işık, ekmeğin toplumun en temel gıda maddelerinden biri olduğuna dikkat çekerek, gece gündüz demeden çalışan üreticilerin artan maliyetler karşısında ciddi sıkıntılar yaşadığını vurguladı.

“ÜRETİCİNİN MALİYETLERİ HER GÜN ARTIYOR”
Ekmek üretiminde kullanılan un, maya, mazot, doğalgaz, elektrik, işçilik ve diğer girdi kalemlerinde sürekli fiyat artışları yaşandığı belirtilen Başkan Işık, “Van Lokantacılar, Fırıncılar, Tatlıcılar, Pastaneciler ve Kasaplar Odası Başkanlığı ve Yönetim Kurulu olarak, ekmek üreticisi esnafımızın her geçen gün ağırlaşan sorunlarını kamuoyunun ve ilgili kurumların dikkatine sunuyoruz. Ekmek, toplumun en temel gıda maddesidir. Ekmek üreticisi ise gece gündüz demeden, bayram tatil demeden, savaş, pandemi demeden vatandaşımızın sofrasına ekmek ulaştırmak için çalışan; ülke ekonomisine ve istihdama önemli katkılar sağlayan bir üretim kesimidir. Ancak bugün ekmek üreticilerimiz, giderek ağırlaşan ekonomik şartlar ve çözüm bekleyen yapısal sorunlar nedeniyle üretimlerini sürdürmekte ciddi sıkıntılar yaşamaktadır. Un, maya, mazot, doğalgaz, elektrik, işçilik ve ekmek üretiminde kullanılan diğer 23 girdi kaleminin fiyatlarına neredeyse her gün zam gelmektedir. Üreticinin kullandığı malzemelere gelen bu zamların önünde etkin bir denetim ve kontrol mekanizmasının bulunmadığı yönündeki kaygılar, esnafımızı her geçen gün daha da zor durumda bırakmaktadır” dedi.
“RAYİÇLERİN GECİKMESİ ÜRETİCİNİN YÜKÜNÜ ARTIRIYOR”
Asıl sorunlardan birinin de ekmek rayiçlerinin belirlenmesi ve onaylanması sürecinde yaşanan gecikmeler olduğunu söyleyen Işık, “Ekmek üreticilerimiz artan maliyetler karşısında yeni fiyat düzenlemesi beklerken, ilgili kurumlar tarafından rayiçlerin aylarca verilmemesi üreticinin ekonomik yükünü daha da artırmaktadır. Daha da önemlisi, fiyat belirleme sürecinde verilen icmaller ile rayicin fiilen uygulanmaya başlaması arasında geçen sürede un, maya, mazot, doğalgaz ve diğer üretim girdilerine yeniden zam gelmektedir. Böylece üreticiye tanınan fiyat artışı daha esnafın eline geçmeden erimekte, yapılan düzenleme güncel maliyetleri karşılayamaz hâle gelmektedir. Bir tarafta her gün artan maliyetler, diğer tarafta aylarca beklenen rayiçler… Bu şartlarda ekmek üreticisi nasıl ayakta kalacaktır? Ekmek üreticisi esnafımız yalnızca ekonomik sorunlarla mücadele etmemektedir. Bir yandan kamu kurumlarının fiyatlandırma ve onay süreçlerinde yaşanan gecikmelerle, diğer yandan hammadde tedarikinde, ödeme koşullarında ve sürekli değişen piyasa fiyatlarında büyük sıkıntılar yaşamaktadır. Un ve maya başta olmak üzere temel üretim girdilerine gelen zamların etkin şekilde denetlenmesi, piyasa şeffaflığının sağlanması ve üreticinin korunması gerekmektedir” diye konuştu.

“EKMEK RAYİCİ ARTIYOR AMA ÜRETİCİNİN ELİNE GEÇMİYOR”
Ekmek üreticilerinin yaşadığı bir diğer önemli sorunun ise ekmeğin satış ve dağıtım sisteminden kaynaklandığını vurgulayan Işık, “Bugün ekmek üreticilerimiz, ürettikleri ekmeğin yaklaşık yüzde 75’ini bayiler aracılığıyla satmakta ve bu satışlarda bayilere yüzde 15 oranında iskonto uygulamak zorunda kalmaktadır. Bunun yanında yaklaşık yüzde 5 oranında bayatlama ve satılamayan ekmeklerden kaynaklanan geri dönüşüm kaybı yaşanmaktadır. Bu tabloya baktığımızda, üreticinin açıklanan rayiç fiyat üzerinden hesaplanan gelirin önemli bir bölümü daha üreticinin eline geçmeden erimektedir. Üreticiye verilen rayiç, üreticinin cebine giren net gelir değildir. Fiyat belirleme sürecinde yalnızca ekmeğin satış fiyatına bakılması yeterli değildir. Bayi iskontoları, dağıtım giderleri, bayat ve iade ekmekler ile diğer işletme giderleri de gerçek maliyet hesabına mutlaka dâhil edilmelidir. Bizler, ekmek üreticisinin sadece ürettiği ekmeğin fiyatının değil, eline geçen gerçek gelirin de dikkate alınmasını istiyoruz. Adil bir fiyatlandırma sistemi kurulmadan üretimin sürdürülebilir olmasını beklemek mümkün değildir” ifadelerini kullandı.
“220’YE YAKIN PİDECİ ESNAFIMIZ ÜRETİMİ SÜRDÜRMEKTE ZORLANIYOR”
Van genelinde özel üretim yapan yaklaşık 220 ye yakın pideci esnafının ciddi bir ekonomik darboğazdan geçtiğini söyleyen Işık, “Esnafımızın artık dayanacak gücü kalmamıştır. Bir önceki ekmek rayicinin belirlenmesinden bugüne kadar un, maya ve diğer temel üretim girdilerinde yüzde 50’nin üzerinde fiyat artışı yaşandığı belirtilmektedir. Ancak üreticinin maliyetleri bu denli artarken fiyat düzenlemelerinin aynı hızda yapılmaması, pideci esnafımızı büyük bir çıkmazın içerisine sürüklemiştir. Bir tarafta sürekli artan hammadde fiyatları, diğer tarafta geciken rayiç kararları, bayi iskontoları, bayat ekmek ve geri dönüşüm kayıpları bulunmaktadır. Esnafımız artık yalnızca günü kurtarmak için değil, işletmesini kapatmamak ve üretime devam edebilmek için mücadele etmektedir. Yaklaşık 220 pideci esnafımızın yaşadığı bu ekonomik sıkıntılar daha ne kadar görmezden gelinecektir? Üreticinin dayanacak gücü kalmadığında, kapanan işletmelerin ve kaybolan istihdamın sorumluluğunu kim üstlenecektir? Bizler ekmeğin pahalı olmasını değil, ekmek üreten esnafın zarar etmeden, emeğinin karşılığını alarak üretimini sürdürmesini istiyoruz” dedi.

“EKMEK ÜRETİCİSİ EKONOMİNİN ÖNEMLİ BİR PARÇASIDIR”
Ekmek üreticilerinin birçok ekonomik alanı ayakta tutan zincirin önemli bir halkasını olduğunu söyleyen Başkan Işık, “Ekmek üreticilerimiz yalnızca ekmek üretmiyor; aynı zamanda istihdam sağlıyor, vergi ödüyor, SGK ve Bağ-Kur yükümlülüklerini yerine getiriyor, un sanayisinden nakliyeye, akaryakıttan enerji sektörüne kadar birçok ekonomik alanı ayakta tutan zincirin önemli bir halkasını oluşturuyor. Bir fırının kapanması yalnızca bir işletmenin kapanması değildir. O işletmede çalışan işçilerin, ailelerin ve üretim zincirindeki birçok işletmenin de etkilenmesi demektir. Ekmek üreticisi bu ülkenin ekonomisine katkı sunarken, kendi sorunlarıyla baş başa bırakılmayı hak etmemektedir” diye konuştu.
7 MADDELİK TALEP…
7 maddelik talepte bulunan Başkan Işık, “Ekmek rayiçlerinin belirlenmesi ve onaylanması süreci hızlandırılmalı, aylarca süren bekleyişlere son verilmelidir. Rayiç belirlenirken yalnızca geçmiş maliyetler değil, güncel ve gerçek üretim maliyetleri esas alınmalıdır. Verilen icmaller ile rayicin uygulanması arasında geçen sürede yaşanan fiyat artışları dikkate alınmalı, üreticinin mağduriyeti önlenmelidir. Un, maya, akaryakıt, doğalgaz ve diğer üretim girdilerindeki fiyat hareketleri etkin şekilde denetlenmeli, piyasa şeffaflığı sağlanmalıdır. Ekmek üreticilerinin enerji, işçilik, vergi ve sosyal güvenlik yükleri göz önünde bulundurularak destekleyici tedbirler alınmalıdır. Bayi iskontoları, dağıtım giderleri ve bayat/iade ekmek kaynaklı kayıplar gerçek maliyet hesabına dâhil edilmelidir. İlgili kamu kurumları, oda temsilcileri ve sektör paydaşları bir araya gelerek kalıcı ve sürdürülebilir bir fiyatlandırma mekanizması oluşturmalıdır. Buradan ilgili tüm kamu kurumlarına ve yetkililere sesleniyoruz: Ekmek üreticisi zam peşinde değil; emeğinin karşılığını almak, üretimini sürdürebilmek ve ayakta kalabilmektir. Unun, mayanın, mazotun ve doğalgazın fiyatı sürekli değişirken üreticinin aylarca sabit fiyatlarla üretim yapmasını beklemek ekonomik gerçeklerle bağdaşmamaktadır. Fırınların bacalarının tütmesi, üretimin devam etmesi ve vatandaşımızın sofrasına ekmek ulaşması hepimizin ortak sorumluluğudur. Esnafımızın sesine kulak verilmesini, sorunlarının ötelenmemesini ve gerekli adımların daha fazla gecikmeden atılmasını istiyoruz” ifadelerini kullandı.




