Van Beşyol Meydanı’ndaki Kubbetussahra Çadırı önünde düzenlenen Boykot Nöbeti’nde Gazze’de yaşananlara dikkat çekmek amacıyla tiyatral gösteri ve şiir dinletisi gerçekleştirildi. Etkinlikte, Azerbaycan yönetiminin İsrail ile ticari ilişkilerini sürdürmesi ve başörtülü öğrencilere yönelik kısıtlamalar da gündeme getirildi.
Etkinlik sonrasında yapılan basın açıklamasında, zulme karşı duyarlı olmanın yalnızca meydanlarda ses yükseltmekle sınırlı kalmaması gerektiği vurgulanarak, tüketim alışkanlıkları ve boykotun önemine dikkat çekildi.
“BOYKOT, ZULME KARŞI AHLAKİ BİR DURUŞTUR”
Basın açıklamasında, Gazze’de yaşananların insanlık ve vicdan açısından önemli bir sorumluluk doğurduğu belirtilerek, boykotun geçici bir tepki olarak değil, zulme karşı bilinçli ve ahlaki bir duruş olarak görülmesi gerektiği ifade edildi.
Açıklamada, Gazze’deki Filistinlilerin yaşadığı acıların unutulmaması ve imkânların mazlumlarla paylaşılması gerektiği belirtilirken, dünyanın farklı bölgelerinde baskı ve zulme maruz kaldığı öne sürülen Müslümanların da gündemde tutulması çağrısı yapıldı.
AZERBAYCAN’DAKİ BAŞÖRTÜSÜ KISITLAMALARINA TEPKİ
Basın açıklamasında Azerbaycan’daki başörtüsü uygulamaları da gündeme taşındı. Azerbaycan’da devlet okullarında kıyafet kurallarına ilişkin düzenlemelerin ardından başörtülü öğrencilerin eğitim hakkının kısıtlandığı yönündeki iddialara dikkat çekilerek “Gazze’deki kardeşlerimizin yanında durmak ne kadar önemliyse dünyanın başka bölgelerinde zulme uğrayan Müslümanları unutmamak da o kadar önemlidir. Çünkü zulüm kimden gelirse gelsin karşısında durmak, mazlum kim olursa olsun yanında yer almak, insani ve İslami sorumluluğumuzdur. Bugün bu sorumluluğumuz bizi Azerbaycan’daki başörtüsü yasağına ve inanç özgürlüğüne yönelik kısıtlamalara karşı sesimizi yükseltmeye çağırmaktadır. Azerbaycan’da eylül ve ekim aylarında kabul edilen yeni kılık kıyafet düzenlemelerinin ardından devlet okullarında kıyafet kuralları laiklik ilkesi gerekçe gösterilerek yeniden düzenlendi. Bu düzenlemelerin ardından başörtülü öğrencilerin derslere alınmadığı, öğrencilerin ve ailelerinin okul bahçelerinde yasağa tepki gösterdiği bildirilmektedir. Bir öğrencinin Allah’ın emrine uygun yaşamak istediği için eğitim hakkından mahrum bırakılması kabul edilebilir mi? Bir annenin, kızının inancı sebebiyle okul kapısında engellenmesine seyirci kalması beklenebilir mi? Elbette hayır. Başörtüsüne yönelik engellemeler yalnızca kıyafet meselesi değildir. Bunlar, din ve vicdan özgürlüğü ile eğitim hakkı açısından ciddi sorunlardır. Toplumsal huzur, insanların inançlarıyla mücadele ederek değil, hak ve özgürlüklerini güvence altına alarak sağlanır.”denildi.
AZERBAYCAN YÖNETİMİNE ÇAĞRI
Basın açıklamasında Azerbaycan yönetimine seslenilerek başörtüsüne yönelik kısıtlamaların kaldırılması, öğrencilerin eğitim hakkının korunması ve vatandaşların din ve vicdan özgürlüğüne saygı gösterilmesi istendi.
Açıklamada “Ey Azerbaycan yönetimi! Laiklik gerekçesiyle başörtülü öğrencilerin eğitim hakkını kısıtlayamaz, insanların inançlarını baskıyla değiştiremezsiniz. Başörtüsü, Müslüman kadınlar için dinî bir sorumluluk ve inançlarının bir ifadesidir. Bu sebeple eğitim hakkından mahrum bırakılmaları kabul edilemez. Dün Sovyetler Birliği döneminde inançlı insanlar baskılarla karşı karşıya kaldı. Bugün de laiklik gerekçesiyle uygulanan kısıtlamalar benzer kaygıları yeniden gündeme getiriyor. Gerekçeler değişse de inanç özgürlüğünün sınırlandırılmasıyla ortaya çıkan mağduriyet değişmiyor. Okul kapılarından geri çevrilen öğrencilerin, çocuklarının hakkını savunan ailelerin sesini duyun. Onların itirazlarını bozgunculukla yaftalamak yerine haklı taleplerini değerlendirin. Mazlumun duası ile Allah arasında perde yoktur. Hiçbir makam ve hiçbir siyasi güç, insanların haklarını ihlal etmenin ahlaki sorumluluğundan muaf değildir. Sizi başörtüsüne yönelik kısıtlamaları kaldırmaya, öğrencilerin eğitim hakkını güvence altına almaya ve vatandaşlarınızın din ve vicdan özgürlüğüne saygı göstermeye çağırıyoruz. Unutmayın ki güç ve makam geçicidir; adaletin ve hakkın değeri kalıcıdır.” ifadelerine yer verildi.
Program yapılan dua ile sona erdi.




