Bitlis Valiliği, Bitlis Eren Üniversitesi ve birçok sivil toplum kuruluşunun, Nemrut Kalderası’nın UNESCO Jeopark Ağı'na dahil edilmesi için büyük çaba sarf ettiğini belirten Vangölü Aktivistleri Derneği ve Nemrut Jeopark Derneği, bu süreçte kamuoyunun ilgisi ve desteğinin de yüksek olduğunu vurguladı.
Yapılan açıklamada, "Uzun süredir Nemrut Krater Gölü’nün korunması için sivil toplum olarak gayret göstermekteyiz. Bu süreçte ilgili kurumlarımızın desteği ve emeği bizler için son derece kıymetlidir. Nemrut Kalderası’nın Milli Park ilan edilme aşamasına gelmiş olması da önemli ve sevindirici bir gelişmedir. Yıllardır Bitlis Valiliğimiz, siyasetçilerimiz, Bitlis Eren Üniversitesi ve birçok sivil toplum kuruluşumuz, Nemrut Kalderası’nın UNESCO Jeopark ağına dahil edilmesi için değerli çalışmalar yürütmektedir. Bu süreçte kamuoyunun ilgisi, desteği ve katkısı da oldukça yüksek olmuş; Nemrut’un korunması ortak bir hassasiyet ve toplumsal bilinç haline gelmiştir. Bu birliktelik, Nemrut’un ulusal ve uluslararası düzeyde hak ettiği değeri görmesi açısından son derece anlamlıdır. Ancak bizim için asıl önemli olan, ilan sonrasında alanın nasıl korunacağı ve yönetileceğidir. Nemrut; hassas ve dengeli bir ekosisteme sahiptir. Yapılaşma ve kontrolsüz turizm baskısını uzun vadede taşıyabilecek bir alan değildir. Milli Park statüsünün; bilimsel taşıma kapasitesi belirlenerek, araç girişleri kontrollü biçimde düzenlenerek, doğal dokuya zarar vermeyecek net sınırlar çizilerek, mutlak koruma alanları netleştirilerek uygulanmasının, koruma amacını güçlendireceğine inanıyoruz. 2021 yılında kaldera içerisinde ziyaretçi ihtiyaçları gerekçesiyle betonarme yapılar inşa edilmiş, sonrasında bu yapıların kaldırılmasına karar verilmişti. Aradan yaklaşık beş yıl geçmesine rağmen henüz somut bir kaldırma çalışmasının yapılmamış olması, doğal olarak sürecin bundan sonraki aşamalarına dair bazı hassasiyetler doğurmaktadır. Ülkemizde bazı milli park örneklerinde özellikle Kaçkar Dağları Milli Parkı çevresinde yaşanan yoğun yapılaşma deneyimleri koruma ile kullanım dengesinin ne kadar dikkatli yönetilmesi gerektiğini göstermiştir. Nemrut Kalderası’nda benzer bir durumun yaşanmaması en içten temennimizdir. Bu çerçevede; kaldera içinde betonarme yapılar yerine doğayla uyumlu mobil lavabolar, zemine minimum müdahale içeren ahşap yürüyüş yolları ve bireysel araç girişleri yerine çevreye duyarlı bir toplu taşıma ring sistemi modelinin değerlendirilmesini öneriyoruz. Böyle bir yaklaşımın hem ziyaretçi ihtiyaçlarını karşılayacağına hem de ekosistemin korunmasına katkı sağlayacağına inanıyoruz. Ayrıca VanGölü Aktivistleri Derneği ve Nemrut Jeopark Derneği başta olmak üzere ilgili sivil toplum kuruluşlarının, kaldera ile ilgili yapılacak planlama ve uygulama süreçlerine dahil edilmesini; katılımcı, şeffaf ve bilim temelli bir yönetim anlayışının benimsenmesini temenni ediyoruz. Birlikte yürütülen süreçlerin daha güçlü ve kalıcı sonuçlar doğuracağına inanıyoruz. Nemrut’un; daha fazla betonla değil, daha güçlü koruma ve sürdürülebilir yönetim anlayışıyla anılmasını diliyoruz. Bu eşsiz doğal mirasın tam koruma önceliğiyle yönetilmesinin takipçisi olacağımızı kamuoyuna saygıyla duyururuz" ifadelerine yer verildi.