Altın fiyatları, güçlenen dolar ve yükselen ABD tahvil getirilerinin baskısıyla 28 Eylül–2 Ekim haftasını kayıpla kapattı. Cuma günü yaklaşık 4 bin 140 dolardan işlem gören ons altında haftalık düşüş yüzde 3,4’e ulaştı. Böylece altın, art arda ikinci haftada da yatırımcısına kaybettirdi.
ABD ekonomisinden gelen bazı zayıflama sinyalleri, Fed’in yeniden faiz artıracağına ilişkin beklentileri azaltırken altına kalıcı bir yükseliş getirmedi. Petrol fiyatlarının beslediği enflasyon endişeleri ve yüksek tahvil getirileri, fiyatlar üzerindeki baskıyı sürdürdü.
Haftanın en belirgin düşüşü pazartesi günü yaşandı. Petrolün pahalanmasıyla enflasyon kaygıları artarken dolar ve ABD tahvil getirileri birlikte yükseldi. Ons altın, gün içinde 4 bin 110 dolara kadar çekilerek yaklaşık yedi haftanın en düşük seviyelerini gördü.
Jeopolitik risklerin oluşturduğu güvenli liman talebine rağmen, enerji maliyetlerindeki artışın Fed beklentilerine etkisi fiyatlamada daha güçlü oldu.
Salı günü yayımlanan JOLTS verisinde, ABD’de açık iş sayısı ağustosta yaklaşık 7,1 milyon olarak kaydedildi. İş gücü talebindeki yavaşlama işaretleri altına bir miktar destek verse de yüksek tahvil getirileri toparlanmayı sınırladı.
Çarşamba günü açıklanan ağustos ayı PCE verilerinde, manşet enflasyon aylık yüzde 0,3, çekirdek enflasyon yüzde 0,2 arttı. Yıllık oranlar ise sırasıyla yüzde 3,4 ve yüzde 3 oldu.
Verilerin daha ılımlı değerlendirilmesi, ekim ayında faiz artışı beklentisini zayıflattı. Ancak petrol kaynaklı maliyet baskıları ve uzun vadeli tahvil getirilerinin yüksek seyri, altındaki yükselişi frenledi.
Perşembe günü ISM imalat endeksi 54,5 ile sektörde büyümeye işaret ederken, ödenen fiyatlar endeksinin 77,9’a çıkması enflasyon kaygılarını güçlendirdi. ABD’nin 10 yıllık tahvil getirisi de yüzde 5,3’ü aşarak 2002’den bu yana görülen en yüksek seviyelere ulaştı.
Cuma günü açıklanan tarım dışı istihdam verisi beklentilerin altında kaldı. ABD’de eylülde istihdam 29 bin kişi artarken, piyasanın beklentisi yaklaşık 90 bin kişiydi. İşsizlik oranı yüzde 4,2’ye çıktı; saatlik ücretlerdeki aylık artış yüzde 0,1 olarak gerçekleşti.
Verinin ardından altın yükselse de 4 bin 200 doların üzerinde tutunamadı. Haftanın kapanışında doların ve tahvil piyasasının etkisi öne çıkarken, 4 bin 100 dolar çevresi fiyatların yönü açısından yakından izlenen bölge oldu.
Kısa vadeli satış baskısına rağmen bazı finans kuruluşları uzun vadeli yükseliş beklentilerini koruyor.
Morgan Stanley, borsa yatırım fonları ve merkez bankalarından gelen talebin sürmesi durumunda altının 2027’nin ikinci yarısında yeniden 5 bin doları aşabileceğini değerlendiriyor. State Street, 4 bin dolar seviyesini önemli bir taban olarak izlerken 2027’nin ikinci çeyreği için 5 bin dolar senaryosunu sürdürüyor.
Deutsche Bank ise yüksek tahvil getirilerine karşın fiyatların 4 bin doların üzerinde kalmasını, yapısal talebin gücüne işaret eden bir unsur olarak görüyor.
Piyasalar, 5 Ekim Pazartesi günü TSİ 17.00’de açıklanacak ABD ISM hizmetler endeksini takip edecek. Özellikle istihdam ve fiyat bileşenleri, ekonomik yavaşlama ile enflasyon baskısının birlikte değerlendirilmesinde önem taşıyacak.
7 Ekim Çarşamba günü TSİ 21.00’de yayımlanacak Fed toplantı tutanakları da beklentilere yön verebilir.
8 Ekim Perşembe günü Fed Yönetim Kurulu Üyesi Christopher Waller’ın İstanbul’daki ekonomik forumda TSİ 11.30’da yapacağı konuşma ve TSİ 15.30’da açıklanacak haftalık işsizlik maaşı başvuruları izlenecek.
Haftanın son önemli gündem maddesi ise 9 Ekim Cuma günü TSİ 17.00’de yayımlanacak Michigan Üniversitesi tüketici güveni verisi olacak. Güven endeksinin yanı sıra tüketicilerin enflasyon beklentileri de dolar, tahvil getirileri ve altın fiyatlarının seyrinde etkili olabilir.



