HÜDA PAR Van İl Başkanı Rasim Sayğın, partisinin 5. Olağan İl Kongresi öncesi düzenlediği basın toplantısında Van’ın trafik, ulaşım, altyapı ve belediyecilik sorunlarına yönelik dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu.
“VAN’IN CİDDİ BİR YÖNETİM SORUNU VAR”
Van’ın temel sorunlarının çözümü konusunda kentte ciddi bir yönetim sorunu bulunduğunu savunan Sayğın, “Bizim şehrimizin ben geçmişte de söyledim. Ciddi bir yönetim sorunu var. Yani bu yönetim sorunu nedir? Yönetim şehrin sivil toplum kuruluşlarıyla, şehrin odalarıyla, şehrin siyasi partileriyle şehrin sorunlarını konuşmuyor. Masa başında bir takım kararlar alınıyor ve bu uygulanıyor. Neticeleri çok değerlendirilmeksizin uygulanıyor. Şu anda bakıyorsunuz Van'ımıza işte sorduğunuzda ya bir sürü yatırım yaptık deniyor. İşte İpek Yolu üzerinden otogar yaptık. İşte sebze hali yaptık. İşte stadyum yapıyoruz falan. Bizim bir trafik sorunumuz var diyoruz değil mi? Trafik sorunumuz var diyoruz. Tamam dediler. 15 yıldır bu milleti çevre yoluyla kandırdılar. Biz en başında dedik çevre yolu evet lazımdır yapalım. Ama çevre sorunu yolu bizim Van'ın trafik sorunu en fazla alacağı yük yüzde 10'dur. Bizim tedbir almamız lazım. Nedir bu? Çevre yolunu yani merkeze trafiği taşıyan unsurları çevre yoluna yapalım ve oraya da bağlantı yollarımızı yapalım. Bağlantı yolları yapalım. Toplu yani trafiği çeken noktaları çevre yoluna yapalım.” şeklinde konuştu.

“15 YILDIR BU MİLLETİ ÇEVRE YOLUYLA KANDIRDILAR”
Van’ın en önemli sorunlarından birinin trafik olduğunu belirten Sayğın, çevre yolunun tek başına kent merkezindeki trafik sorununu çözmeyeceğine dikkati çekerek sözlerini şöyle sürdürdü:
“Çevre yolunun iki faydası vardır bir şehre. Bir şehir ara yoldur, mesela diyelim ki Bitlis gibidir. Oradan geçişler vardır. Şehrin içine sokmaksızın etrafından döndürür gönderirsiniz insanları. Bu birinci faydası. Van'ımızın böyle bir özelliği var mı? Yok. E o zaman ikinci faydası nedir? Şehrin genel yani o bahsettiğim trafiği çeken kurumlarını çevre yoluna taşırsınız. Bu çevre yolundan yoğun trafik işte iş araçları olur, günlük giren çıkanlar olur, oraya taşırsınız. Şimdi sebze halini yapın dedik ki yaptık işte dediler. Nereye yaptılar? İpek Yolu'nun üzerine yaptılar. Van'ın en yoğun trafiğinin olduğu yere yaptılar. Otogar yapın dedik. Yaptık diyorlar. Nereye yaptılar? Yine getirdiler İpek Yolu'nun üzerine yaptılar. Yıllardır stadyum ihtiyacından bahsediyoruz. Bir stadyum yapalım diyoruz. Ne yaptılar? Getirdiler İpek Yolu'nun üzerine yaptılar. Şehir hastanesi dedik yapın, yapılma sürecinde de daha yeni açılmadan da bizim sınırlarımızın da bir açıklama yaptık. Dedik ki orası olmaz. Yani çevre yoluna yakın bir yere yapın. Bütün şehrin sağlık şehrin oraya yığılmayın. Trafik zaten kaldırmıyor. Hadi trafik kaldırdı diyelim. Otoparkı yok. Yani gidiyorsun şu anda otopark bulamıyorsun. Dolayısıyla bunu yapmadılar. Ne yaptılar? Getirdiler yine İpek Yolu'nun üzerine yaptılar.”
“İPEK YOLU BUNU KALDIRMAZ”
Van’daki yeni yatırımların önemli bir bölümünün İpek Yolu güzergâhında yoğunlaştırılmasını eleştiren Sayğın, “Bundan sonraki yatırımlar da genelde bakıyorsun valilik yine İpek Yolu'nun üzerine yaptırıyor. İpek Yolu kaldırmaz bunu. İpek Yolu'nun belli bir haddi var yani. Şimdi buna ek olarak siz ne yapıyorsunuz? Biz diyoruz ki ya getirin bari alt geçitler, üst geçitler yapın. Mesela işte Karayolları Kavşağı, işte Mobil Kavşağı olarak bilinen yani Kinyas Kartal Kavşağı gibi birkaç nokta daha köprülü kavşaklar yapalım. Vallahi diyorlar işte Karayollarına şu anda emniyet yapmış. Emniyette şansa bakın tam sıfıra yapmış, yaparken de düşünememişler. O zaman dahi dedik ya bakın o emniyetin arka tarafına gittiniz mi bilmiyorum, devasa bir alan var. Boş bir alan var. Dedik ya emniyeti arkaya çekin. Ön taraf boş kalsın. Getirdiler sanki alta dükkan yapacaklarmış gibi hani müteahhit mantığı var ya yola sıfıra yapayım. Dükkanı da altta olsun. Kiraya veririm. Gelir kazanırım mantığıyla yapan müteahhit mantığıyla yola sıfır Emniyet Müdürlüğü yaptılar. Şimdi diyoruz ki yol yapın. Köprülü kavşak yapın. Ya diyor işte emniyet yani bir mazeretini başka bir işe mazeret olarak uyduruyorlar. Yani oraya yapmanız zaten bir hataydı. O hatayı gelip başka bir şeyle kendinize mazeret yapıyorsunuz daha önce yapmış olduğunuz bir hatayı. Dolayısıyla ilk söylediğim cümle yönetimle ilgili ciddi sıkıntılar var şehrimizde. Bunun öncelikle çözülmesi lazım.” ifadelerini kullandı.
KAYYUM YÖNETİMİNE YÖNELİK ELEŞTİRİ
Van Valiliği ile belediye yönetiminin aynı kişide toplanmasının farklı sonuçlar doğurduğunu belirten Sayğın, Van Valisi Ozan Balcı’nın vali olarak yaptığı çalışmaları olumlu değerlendirdiğini belediye başkanlığı açısından ise aynı kanaatte olmadığını dile getirdi.
Sayğın, “Kayyumluk müessesi belediye ve kayyumluk tek bir kurum kişide toplanmış. Belki Sayın Vali, vali olarak çok iyi bir vali. Bir sürü yatırımlar yapıyor, bir sürü şey çekiyor. Ama aynı şeyi ben belediye başkanı sıfatıyla söyleyemeyeceğim maalesef. Yani çünkü belediye noktasında bizim şehrin içindeki sorunların çözümüne yönelik atılan ciddi bir adım yok. Alt geçit, üst geçit, yol açma bunlardan hiçbirisi yok. Evet, valilik yaptı, otogar yaptı, işte Hazreti Ömer Camii, stadyum bunlar önemli işler. Fakat yeri noktasında bizim itirazlarımız oldu. Hani yapılışıyla ilgili olarak ama bunlar biraz da valilikle ilgili kısım ama yani şehrin temel sorunlarını çözme noktasında biz irade maalesef göremiyoruz. Yarın kıştır, bakın yağmur, çamur basacak. Şimdi diyeceğiz ki ya söylemekten bıktık. Her tarafı su bastı. Yine aynı şey olacak. Yani ne yapıldı? Hiçbir şey yapılmadı. Şehrin kanalizasyonu sistemi, altyapı sistemi, üst yapıları, yeşillendirilmesi, trafiği bunlar belediyeciliğin temel görevleridir. Şehre nefes aldıran şeylerdir. Bunları yapmıyoruz. Aksine şehri daha da boğacak bir takım adımlar atıyoruz.” dedi.
VAN GÖLÜ’NDEKİ BOĞULMALARA KARŞI TEDBİR ÇAĞRISI
Yaz döneminde Van Gölü’nde yaşanan boğulma vakalarına da değinen Sayğın, “Bu yaz döneminde özellikle çok sayıda vaka yaşandı. Birincisi gölün kendinden kaynaklı bir takım sıkıntıları var. Yani akıntıların olduğu noktalar var. Gelgitlerin olduğu noktalar var. Alt akımların olduğu, su akışının olduğu yerler var. Bunlarla ilgili olarak öncelikle halkın doğru bir şekilde bilgilendirilmesi lazım. Yani şu noktalarda tehlike arz eden etmektedir, yüzme açısından tehlikelidir deyip halkın bir defa en başta bu noktada bilgilendirilmesi lazım. Yani halkımızın bu noktada ciddi bir bilgi eksikliği var. Yani hem ikamet eden şehrimizin mukimleri hem de dışarıdan gelen insanlar hakikaten bu konuda yeteri kadar bilgi sahibi değiller. İkincisi bu noktalarda özellikle boğulma vakalarının sık yaşandığı noktalarla ilgili olarak sizin de belirttiğiniz gibi can kurtaranların bırakılması. İki devriye gezen sahil güvenlik botlarının sayısının artırılması. Yani bu noktada özellikle hafta sonları bazen görüyoruz ya bir tane arada böyle sahilde geziyor ama çok yetersiz kalıyor. Zaten bizim göl sezonumuz çok kısa, bu süreç içerisinde sahil güvenlik noktasında görevlendirmenin artırılması gerekiyor. Belediyelerin, sorumlu belediyelerin orada yüzme hattını oluşturmaları gerekiyor diye düşünüyorum ben şahsen. Yani bu toplar şeklinde, ağ şeklinde şeyde batıdaki deniz denizde şerit şeklinde çekiliyor. Oralarda orayı aşmamak adına mesela bizim daha önce mavi bayraklı sahilde vardı. Hala var mı bilmiyorum ama yani bu bütün sahillere kapsayacak şekilde bu şekilde bir şerit çekilebilir. Ve bu şekilde kazaların önüne geçme noktasında tedbirler alınabilir. Ha bütün bunlar tedbirler alınsa yine olabilir. Ona Allah'ın takdiri diyecek bir şey yok ama en azından biz üzerimize düşenimizi yapalım.” diye konuştu.





