Van Gölü Havzası’ndaki doğal döngüye ilişkin değerlendirmelerde bulunan Öğretim Üyesi Dr. Mustafa Akkuş, dağların zirvelerinden başlayan su yolculuğunun akarsular ve yüzey akışları aracılığıyla Van Gölü’ne ulaştığını ifade etti.
Akkuş, Artos, Erek, Tendürek ve Süphan Dağları’nın zirvelerinden başlayan süreçlerin, havzadaki akarsular aracılığıyla göle kadar uzandığını belirterek, bu nedenle Van Gölü’nün yalnızca göl sınırları içerisinde korunmasının yeterli olmayacağını vurguladı.
AKARSULAR GÖLE HAYAT TAŞIYOR
Akarsuların, geçtikleri güzergâhlardan çeşitli mineralleri, besin maddelerini ve organik materyalleri taşıyarak Van Gölü’ne ulaştırdığını belirten Akkuş, bu maddelerin göldeki doğal yaşamın önemli bir parçasını oluşturduğunu kaydetti.
Göle ulaşan bu unsurların gözle görülmeyen canlı yaşamının devamlılığında önemli rol oynadığını ifade eden Akkuş, fitoplanktonla başlayan besin zincirinin farklı halkalardan geçerek Van Gölü’nün simge canlılarından inci kefalinin yaşamına kadar uzandığına dikkat çekti.
“HER AKARSU VAN GÖLÜ’NÜN CAN DAMARIDIR”
Van Gölü Havzası’ndaki akarsuların yalnızca göle su taşıyan kaynaklar olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Akkuş, şu ifadeleri kullandı: “Van Gölü Havzası’nda gerçekleşen her olayın, ulaşacağı son nokta Van Gölü’dür. Artos, Erek, Tendürek ve Süphan Dağları’nın zirvelerinden başlayan süreçlerin etkileri; akarsular ve yüzey akışlarıyla sonunda göle ulaşır. Bu nedenle Van Gölü’nü korumak, yalnızca gölün kendisini değil, bütün havzayı ve özellikle göle ulaşan akarsuları korumakla başlar. Göle dökülen akarsular, doğdukları dağların doruklarından ve geçtikleri güzergâhlardan mineralleri, besin maddelerini ve organik materyalleri taşıyarak göle ulaştırır. Gölle buluşan bu maddeler, gözle göremediğimiz yaşamın bir parçası hâline gelir. Fitoplanktonla başlayan süreç, besin zincirinin farklı halkalarından geçerek nihayet inci kefalinin yaşamına uzanır. Bu nedenle havzadaki her akarsu, yalnızca göle akan bir su değildir. Her biri Van Gölü’nün bir can damarıdır. Ve can damarlarını korumadan Van Gölü’nü korumak mümkün değildir.”



