Van Eğitim Ve Araştırma Hastanesi'nde "cross linking" (Korneal çapraz bağlama) tedavisiyle keratokonus (gözün sivrileşmesi) hastalığının önüne geçiliyor.
Keratokonusun, gözün önündeki şeffaf kornea tabakasının öne doğru dikleşmesi ve şeklinin bozulmasıyla ortaya çıktığını ifade eden Dr. Evcimen, hastalığın oluşumunda genetik ve çevresel faktörlerin etkili olduğunu söyledi.
Göz Hastalıkları Uzmanı Dr. Öğretim Üyesi Yusuf Evcimen, özellikle Van ve Doğu Anadolu Bölgesi’nde sık görülen keratokonus hastalığına karşı uygulanan tedavi ile hastalığın ilerlemesini durdurarak, görme kaybının önüne geçtiklerini belirtti.

VAN’DA GÖRÜLME ORANI DİKKAT ÇEKİYOR
Van ve Doğu Anadolu’da keratokonusun oldukça sık görüldüğünü belirten Evcimen, "Keratokonus, Van bölgesinde çok sık görülmektedir. Türkiye genelinde 10 binde 4 görülen hastalık Van ve Doğu Anadolu'da yüzde 1-2 oranında yani yaklaşık 5-10 kat daha fazla görülebilmekte. Yine bu bölgemizde alerjik konjonktivit halk arasında bahar nezlesi dediğimiz hastalık yine Doğu Anadolu'da özellikle Van bölgesinde ülkemizin diğer kısımlarına göre çok çok daha fazla görülmektedir. Bundan dolayı bu hastalık yani keratokonus da bölgemizde çok sık görülmekte. Genelde okul çağında öğretmenler fark edebiliyor. İleri yaşta çocukların kendisi ben gözlüğümü sürekli değiştiriyorum ama ona rağmen göremiyorum deyip bize başvurmaktadırlar. Hastalarımızın özellikle göz kaşımamasını rica ediyoruz. Bahar nezlesi döneminde özellikle ilkbahar ve yaz aylarında göz alerjilerine bağlı göz kaşıntıları oldukça sık artmaktadır." dedi.

“GÖZLERİNİZİ KAŞIMAYIN”
Keratokonus hastalarının genellikle bulanık görme, gözlük numarasının sık değişmesi, gözlük değişmesine rağmen net görememe, özellikle geceleri ışıklarda kamaşma ve çift görme gibi şikâyetlerle hastaneye başvurduğunu belirten Evcimen, "Göz kaşımak yerine gözümüzü bol soğuk suyla yıkamak ya da soğuk kompres uygulamak kaşıntının önüne geçmemiz gerekiyor. Yine eğer ailemizde birinci derece yakınlarımızda keratokonus hastalığı varsa anne babanın diğer çocukları da göz muayenesine götürmesinde fayda var." ifadelerini kullandı.
“YÜZÜSTÜ YATMAK DA RİSK OLUŞTURABİLİR”
Son yıllarda yapılan çalışmalarda keratokonus hastalarında yüzüstü yatma alışkanlığının daha sık görüldüğünün ortaya konulduğunu belirten Evcimen, "Yine son zamanlarda yapılan çalışmalarda keratokonus hastalığında yüz üstü keratokonus hastalarının yüz üstü yatma sıklığı normal hastalara göre daha sık olduğu gösterilmiş. Bu da yüz üstü yatmanın keratokonus hastalığını arttırdığına dair çalışmalar mevcut. Mevcut keratokonus hastalığımız varsa da yüz üstü yatmamaya mutlaka dikkat etmemiz gerekiyor." şeklinde konuştu.

ERKEN TEŞHİS, HASTALIĞIN İLERLEMESİNİ DURDURABİLİYOR
Özellikle 20 yaş altındaki hastalarda hastalığın ilerleme ihtimalinin yüksek olduğunu belirten Evcimen, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bu hastalığın yaşa göre tedavisi değişebilmektedir. Özellikle 20 yaş altı genç hastalarda keratokonusun ilerleme ihtimali çok sık olduğundan bu hastaları özellikle yakın takip etmek keratokonus hastalığını kornea topografisiyle de tespit etmişsek hastalarımıza halk arasında ışın tedavisi dediğimiz cross linking tedavisini yapıp hastalığı durdurmamız gerekiyor. Erken dönemde yakalamak çok önemli. Hastanın eğer iyi bir görmesi varsa ve hastalığı erken dönemde yakalamışsak ve hastamız genç bir hastaysa 20 yaş altıysa ışın tedavisi yani cross linking yapıp hastanın görme kalitesini koruyabilmekteyiz. Yine bunun yanında bu hastalık 30-35'inden sonra genelde durmaktadır."
Hastalığın genellikle 30-35 yaşlarından sonra ilerlemesinin yavaşladığını ifade eden Evcimen, bu yaş grubundaki hastalarda ise doğrudan tedavi yerine düzenli kontrollerle hastalığın seyri takip edilerek tedavi planının belirlenebileceğini kaydetti.

GÖZLÜK YETMEZSE FARKLI TEDAVİLER UYGULANABİLİYOR
Cross-linking sonrasında görme kalitesinin artırılması için farklı seçeneklerin bulunduğunu belirten Evcimen, "30-35 yaş sonrası bu hastaları genellikle hemen cross linking yani ışın tedavisi yapmak yerine düzenli aralıklarla takip edip hastalığında bir ilerleme var mı yok mu ona göre tedavimizi düzenleyebiliyoruz. Peki hastaya cross linking yaptık. Sonrasında bu hastanın ben daha iyi görmek istiyorum ne yapabiliriz sorusuna cevaben hastamıza gözlük muayenesi yapıp gözlük verebiliriz. Eğer bu hastamıza yetmezse sert kontakt lensler yine hibrid kontakt lensler dediğimiz kontakt lens muayenesi yapıp görmesi artıyor mu artmıyor mu onu değerlendirebiliriz. Yine her hastadan sert kontakt lens takmak istemiyorum veyahut beni rahatsız etti takamıyorum diyorsa bu sefer kornea halka tedavilerimiz var onları yapabiliriz. Yine uygun hastalarımızda eğer kornea kalınlığı iyiyse bazen hem cross linking ışın tedavisiyle beraber göz sildirme operasyonu da yapabiliyoruz. Böylelikle hem numarasını düşürüp hem de hastalığını durdurabiliyoruz." dedi.

VAN EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ’NDE TEDAVİ SEÇENEKLERİ GENİŞLİYOR
Van Eğitim ve Araştırma Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Dr. Öğretim Üyesi Burhan Başkan ise klinikte keratokonus hastalarına yönelik uygulanan tedaviler hakkında bilgi verdi. Dr. Başkan, "Sert kontakt lens uygulaması yapabiliyoruz tedavi amaçlı. Kerato plasti dediğimiz kornea naklini gerçekleştiriyoruz biz burada. Aynı zamanda keratokonusun ilerlemesini durdurmak veya yavaşlatmak için cross linking uygulaması yapabiliyoruz. Şu an mevcut ameliyathane sayımızı yaklaşık iki katına kadar çıkaracağız. Dört odaya kadar. Bu da daha fazla hizmet etmek anlamına geliyor. Yakın zamanda yine bir lazer cihazımız gelecek. Hocamızın az önce belirttiği gibi keratokonus hastalarında gözlükten kurtulmak için yapılan halk arasında çizdirme diye tarif edilen lazer cihazımız da gelecek. Daha da iyi sonuçlar alacağımızı düşünüyoruz." diye konuştu.
Uzmanlar, özellikle çocukluk ve gençlik döneminde sık gözlük numarası değişen, gözlükle dahi net göremeyen veya gözlerinde sürekli kaşıntı bulunan kişilerin göz muayenesini ihmal etmemesi gerektiğini belirtiyor.




