GÜNCEL HABERLER

Van’da bir meslek yok olmak üzere! Son mücellit zamana direniyor

Van’ın son ciltçilik sanatçısı Mehmet İzci, unutulmaya yüz tutan "mücellitlik" sanatını yaşatmak için zamana ve teknolojiye karşı direniyor.

Abone Ol

Van'da yaklaşık yarım asırdır binlerce kitaba yeniden hayat veren kentin son cilt ustası Mehmet İzci, zanaatını yaşatmak için büyük bir mücadele veriyor.

1979 yılında yerel bir gazetede çırak olarak mücellitlik (ciltçilik) mesleğine başlayan ve bugün Van’ın "son cilt ustası" unvanını taşıyan 58 yaşındaki İzci, Ulu Cami civarındaki küçük atölyesinde mesleğini sürdürüyor.

Tarihin tozlu raflarında yıpranan kitapları geleneksel usullerle ciltlemeye devam eden İzci, günümüzde seri üretim ve dijital baskıların gölgesinde kalan el işçiliği ciltleme sanatını büyük bir titizlikle sürdürüyor.

Kur’an-ı Kerim’ler, manevi değer taşıyan kitaplar ve yıpranan basılı yayınları büyük bir sabırla bir araya getirerek yenileyen İzci, dijitalleşmenin zanaatını bitme noktasına getirdiğini ifade ederek, "Eskiden gazetelerin verdiği kitaplar vardı; okuma, o zamanlar daha güzeldi. Şimdi insanlar okumuyor, her şey internete bağlı. Kitaplar bitmiş, mücellit işi bitmiş. Ben bu işi bırakırsam, zaten mücellit işi Van'da tamamen bitecek. Meslekte çırak da yetişmiyor. En son oğlum yanımda çırak olarak çalışıyordu. O da iş olmadığı için başka işlere yönelmek zorunda kaldı" diye konuştu.

YIPRANAN KUR'AN-I KERİM KAPAKLARI BURADA YENİLENİYOR

Okuma kültürünün her geçen gün azaldığını ve kitapların sadece raflarda beklediğini belirten İzci, "Şu an bazı kurumlar, vatandaşlar ve matbaalar bana iş getiriyor. Özellikle yıpranan Kur'an-ı Kerim kapağını ciltliyorum. Artık bu mücellit işiyle kimse uğraşmıyor, bu işi bilen yok. Gittikçe bitiyor zaten. Benim de ekipmanlarımın hepsi eski model. Mesela buradaki pres ve giyotin makineleri çok eskidir. Aslında daha iyi işler yapabilirim, hatta daha iyi insanlar yetiştirebilirim ama imkân yok. Gelip burada birini yetiştirmek zor" dedi.

"ÖMRÜN YETTİĞİNCE CİLTLEMEYE DEVAM EDECEĞİM"

Ömrünü bu işe adadığını söyleyen İzci, "Okuma alışkanlığı bitince her şey ortadan kalktı. Eskiden herkesin elinde bir kitap vardı. Gazeteler gece gelirdi; millet gazete alıp okumak için beklerdi. Şimdi öyle bir şey yok, kimsenin umurunda değil. Bugün kütüphaneye gitsen, içeride okuyacak düzgün 20 kişi bulamazsın. Ölünceye kadar devam edeceğim. Ömrümü bu işe vermişim; yaklaşık 45 yıldır bu işi yapıyorum zaten. Memleketim için sonuna kadar da yapacağım inşallah. Daha önceden 'Gel bu işi buralarda yap' diye teklifler geldi; İzmir gibi, Kocaeli gibi illerden istediler. Gitmedim, yapmadım. Orada olsa belki daha iyi olurdu ama kendi memleketimi bırakmadım." diyerek sözlerini sonlandırdı.