Avrupa'nın son yılların en sıcak yaz dönemlerinden birini yaşadığını hatırlatan Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Dr. Öğretim Üyesi Mustafa Akkuş, birçok bölgede hava sıcaklıklarının 40 derecenin üzerine çıktığını, henüz yaz mevsimi sona ermemesine rağmen aşırı sıcaklar nedeniyle 3 bin 700'den fazla kişinin hayatını kaybettiğini ifade etti.
İklim değişikliğinin etkisiyle önümüzdeki yıllarda sıcak hava dalgalarının daha sık, daha uzun süreli ve daha şiddetli yaşanmasının beklendiğini vurgulayan Akkuş, Van'ın sahip olduğu iklim avantajına dikkat çekti.
VAN'IN EN BÜYÜK AVANTAJI SERİN YAZ GECELERİ
Van'da yaz aylarında geceleri klimaya ihtiyaç duyulmadan rahat bir şekilde uyunabildiğini belirten Akkuş, vatandaşların akşam saatlerinde dışarı çıkarken çoğu zaman ince bir mont giyme ihtiyacı hissettiğini söyledi.
Bu doğal iklim avantajının, ilerleyen yıllarda Van Gölü Havzası'nı yaşam kalitesi, turizm, sağlık ve sürdürülebilir kalkınma açısından Türkiye'nin en önemli bölgelerinden biri haline getireceğini dile getiren Akkuş, bu potansiyelin korunması gerektiğini vurguladı.
“VAN GÖLÜ'NÜ VE HAVZAYI BUGÜNDEN KORUMALIYIZ”
Akkuş, Van Gölü Havzası'nın gelecekteki stratejik öneminin korunmasının ancak doğal kaynakların bugünden korunmasıyla mümkün olacağını belirterek, “Avrupa son yılların en şiddetli sıcak yaz dönemlerinden birini yaşıyor. Birçok bölgede sıcaklıklar 40°C'nin üzerine çıkarken, henüz yaz bitmemiş olmasına rağmen, sıcaklıklar nedeniyle 3.700'den fazla insan hayatını kaybetti. İklim değişikliği nedeniyle önümüzdeki yıllarda sıcak hava dalgalarının daha sık, daha uzun ve daha şiddetli yaşanacağını öngörülüyor. Van'da ise yaz gecelerinde klimaya ihtiyaç duymadan rahatça uyuyabiliyor, geceleri dışarı çıkarken çoğu zaman ince bir mont giyme ihtiyacı hissediyoruz. Bu doğal iklim avantajı, gelecekte Van Gölü Havzası'nı yaşam kalitesi, turizm, sağlık ve sürdürülebilir kalkınma açısından Türkiye'nin en stratejik bölgelerinden biri haline getirecektir. Bu avantajı korumanın yolu ise Van Gölü'nü, onu besleyen akarsuları, sulak alanları ve havzanın eşsiz ekosistemini bugünden korumaktan geçiyor” ifadelerini kullandı.




