Van SBÜ Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. Remzi Sarıkaya, yalnızca gıdalarla alınan tuzun değil, içme suyundaki tuzluluk oranının da halk sağlığı açısından önemli bir faktör olduğunu vurguladı.

BMJ GLOBAL HEALTH’TE YAYIMLANAN ARAŞTIRMA DİKKAT ÇEKTİ

BMJ Global Health’te yayımlanan “Association of drinking water salinity with elevated blood pressure and risk of hypertension among coastal and other populations” başlıklı sistematik derleme ve meta-analiz, içme suyundaki yüksek tuzluluk oranı ile kan basıncı ve hipertansiyon riski arasında anlamlı bir ilişki olduğunu ortaya koydu.

27 gözlemsel çalışmayı ve 74 binden fazla katılımcıyı kapsayan analizde yüksek tuz oranına sahip suya maruz kalan bireylerde sistolik kan basıncının ortalama yaklaşık 3 mmHg, diyastolik kan basıncının ise yaklaşık 2-3 mmHg daha yüksek olduğu belirlendi.

Hipertansiyon riskinin ise yaklaşık yüzde 26 oranında arttığı tespit edildi. Araştırmada etkinin özellikle kıyı bölgelerinde daha belirgin olduğuna dikkat çekildi.

“SU KALİTESİ İZLENMELİ”

Van SBÜ Başhekimi Doç. Dr. Remzi Sarıkaya, hipertansiyonla mücadelede bütüncül yaklaşım gerektiğini belirterek, “Hipertansiyonla mücadelede yalnızca diyetle alınan tuz değil, içme suyunun tuz oranı da dikkate alınmalıdır. Su kalitesi düzenli olarak izlenmeli, yüksek riskli bölgelerde kan basıncı takibi güçlendirilmelidir” dedi.

Van'da 26 Şubat Hal Fiyatları: Meyve ve Sebze Fiyatları Ne Kadar?
Van'da 26 Şubat Hal Fiyatları: Meyve ve Sebze Fiyatları Ne Kadar?
İçeriği Görüntüle

Başhekim Sarıkaya, özellikle kronik hastalığı bulunan bireylerin ve risk grubundaki vatandaşların düzenli tansiyon kontrolü yaptırmasının önemine vurgu yaptı.

Muhabir: FURKAN ERSÖZ