10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü dolasıyla kentteki gazetecilerle mensuplarıyla kahvaltıda bir araya gelen Van İl Sağlık Müdürü Op. Dr. Muhammed Tosun, ildeki sağlık yatırımlarına ilişkin konuştu.
İl Sağlık Müdürlüğü binasında düzenlenen toplantıya; Van İl Sağlık Müdürü Dr. Muhammed Tosun, Halk Sağlığı Hizmetleri Başkanı Dr. Muhammet Taha Bostancı, Destek Hizmetleri Başkanı Uğur Yurtseven, Kamu Hastaneleri Hizmetleri Başkanı Uzman Dr. Sevcan Sağlam, Personel Hizmetleri Başkanı Yaşar Beygo ve Acil Sağlık Hizmetleri Başkanı Uzman Dr. Gökhan Asanatuci katıldı.
Van Şehir Hastanesinin 2028’de tamamlanacağını belirten Tosun, İpekyolu ve Tuşba’da yapılacak iki yeni devlet hastanesinin önümüzdeki günlerde ihaleye çıkacağını 500 yataklı devlet hastanesinin ise kısa sürede yatırım planına alınacağını söyledi.
Sözlerine 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Gününü kutlayarak başlayan Tosun, “Yaklaşık 3-3,5 yıldır Van'da görev yapıyorum. Sağımda ve solumda oturan ekip arkadaşlarım da minimum 2 yıldır Van'da sağlığa hizmet eden yönetici arkadaşlarımız. Bunun dışında da başkan yardımcılarımız, sahada çalışan uzmanlarımız ve personellerimiz var. Yaklaşık 3 yıl önce göreve başladığımın bir ya da ikinci ayında sizlerle bir araya gelmiştik. O ilk toplantıda da 1-2 aylık Van'da hani gördüklerimizi, neleri yapmamız gerektiğini sizlerle paylaşmıştık. Benim gözlemlediğim kadarıyla yüzde 90 üzerindeki kısmını en azından hayata geçirdik. Tamamlanmasa da yatırımların belli bir süreci var biliyorsunuz. En azından bu sürece girmiş olduk. Yine bu 3 yılda sahaya çıktığımızda gördüğümüz eksikliklerin de bir kısmına dokunduğumuzu düşünüyoruz.” dedi.
“VAN’DA RUHSATLI OLARAK SAÇ EKİMİ YAPABİLEN İKİ TANE MERKEZ VAR”
Van’daki güzellik salonları, saç ekim merkezleri ve kliniklere yönelik denetim ve yönetmeliğe ilişkin bilgi veren Müdür Tosun, “Bizim dışarıda gördüğümüz lazer, epilasyon, güzellik merkezlerinin ilk açılış aşamasında, ruhsatlandırmasının herhangi bir yerinde biz yokuz. Yani bu tamamen ticari işletme olarak belediyelerin ya da esnaf odalarının ruhsatlandırmasıyla açılan yerler. Tabii buraların belli yönetmelikleri var. Buralarda invaziv işlem dediğimiz işte enjektörle ve benzeri işlemler yapılamıyor. Bizim yönetmeliğimizde buralara rutin bir denetim faaliyetimiz yok. Sadece şikâyete binaen gerek kişiler işte sözel veya CIMER üzerinden ya da gelip direkt müdürlüğe şikâyet ettiklerinde biz bunların denetimlerini ilgili kurumlarla beraber yapıyoruz. Buralarda da sizin de dediğiniz gibi yetkisi olmayan sağlık hizmeti sunumuna dair biz de çok fazla sayıda tespit yapıp cezalarını kapatma işlemlerini yapıyoruz. İşte saç ekim merkezleri, bunun belli bir yönetmeliği var. Ve bu belli ruhsatlanmış, bakanlık tarafından, onaylanmış kurumlar tarafından yapılması lazım. İlimizde maalesef ki biz sosyal medya hesaplarından da bunu takip ediyoruz. İşte dün de arkadaşlar akşam bir yeri kapattılar saç ekimi ile ilgili. Zaten ilimizde ruhsatlı olarak saç ekimi yapabilen iki tane merkez var. Bunların biri Urartu kliniği, diğeri de Akdamar hastanesi. Bunun dışında herhangi ruhsatlı başka bir merkez yok. Yapanlar tamamen kaçak merdiven altında yapıyor ve biz de yakaladığımız tüm merkezleri anında kapatıyoruz. Tabii sizin de dediğiniz gibi yakalayamadığımız hala devam edenler var. Bu konuda da biz hani sizlerden ve halkımızdan destek istiyoruz” ifadelerini kullandı.
“GÜZELLİK MERKEZLERİNDE TIBBİ İŞLEM YAPMAK YASAK”
Vatandaşların sık kullandığı güzellik merkezlerinde tıbbi işlem yapılmasının yasak olduğunun altını çizen Tosun, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Güzellik merkezleri de tamamen tıbbi işlem yapmamak üzerine ruhsatlandırılmış yerler. Çünkü herhangi bir ruhsatlandırma aşamasında Sağlık Müdürlüğü olarak dahlimiz yok. Biz sadece şikayet üzerine denetim yapıyoruz. Mesela sahada işte özel hastaneler, özel klinikler, hekim muayenehanelerinin bizim yıllık sistem, bakanlığın rutin periyotlarla bir denetleme sistemi var. Bu yerler bu denetleme sisteminde çünkü buralarda yönetmelik olarak herhangi bir tıbbi işlem, tıbbi denenebilecek invaziv bir işlem yapılması yasak. Ama yapıyorlar mı? Maalesef yapıyorlar. İşte geçenlerde biz dernek başkanımızla da bu konuda karşı karşıya geldik. Denetimleri çok fazla yaptığımıza dair bize açıklamalar yaptı. Buraya kendisini davet ettik. Ona da anlattık. Bak biz bunu yapmak zorundayız. Siz bunu yapmamak zorundasınız. Daha sonra orta yolda buluştuk. Bu minvalde işte yazdığımız cezaların çok fazla olduğunu da söylüyorlar ama bunun yönetmeliği yasası belli. Biz kafamıza göre bir ceza yazmıyoruz. Hatta bazen şunu yapıyoruz inisiyatif alıp. Sonuçta bunlar da Van’a hizmet eden esnaflar belli bir yatırım yapmış kişiler. Belki minimal düzeyde yazmaya çalışıyoruz. Bir uyarı mahiyetinde olsun diye en üstten de yazmıyoruz bunu. Ama maalesef ki bunlar sahada çok fazla. Belki hani Van'da daha az bile denebilir diğer illere göre. Özellikle batıdaki illere göre büyükşehirlere göre. Ama bunların denetimini çok sıkı bir şekilde yapıyoruz. Kapattığımız çok sayıda işletme var. Çok fazla sayıda ceza yazdığımız işletme var. Ama tamamen engellenmiş durumda mı? Hayır.”
“VAN’DA SAĞLIK GÖÇÜ YÜZDE 80 AZALDI”
Vanlıların artık tüm tedavileri Van’da alabildiğine dikkati çeken Tosun, “3 yıl öncesine göre sağlık göçü yani burada tedavisi yapılamayan gerek ambulansla gerek ayaktan gönderilen hasta sayısı ambulansla zaten yüzde 65, yüzde 70 civarında azaltılmış durumda. Ayaktan da yüzde 80 civarında biz halkımızı dışarıya yönlendirmiyoruz. Fakat maalesef ki sağlık göçü tamam bizim yapamadığımız şeyler özellikle işlemler var ama bazen de kişinin tercihine yönelik bu olabiliyor. Hani biz Ankara'da karşılaştığımız hemşehrilerimizle konuştuğumuzda neden geldiğini sorduğumuzda en basit Van'da yapılan bir ameliyat için bile gittiklerini görüyoruz. Şimdi ilimizde biz hani yapamadığımız işlem, özellikli işlem sayısı çok çok çok azalmış durumda. Ben 3 yıl önce göreve başladığımda acil durumlar için yapılan sevk sayıları işte 550'lerdeydi. Şimdi bizim yıllık gönderdiğimiz sayı 150'lere düştü. Ambulansta ya da uçak ambulansta il dışına gönderdiğimiz hasta sayısı. Yine ayaktan hakeza yüzde 80 azaldı.” diye konuştu.
“VAN’DA RADYOTERAPİ CİHAZ SAYISI 3'E ÇIKACAK”
Kentteki kanser tedavisinde kullanılan radyoterapi cihaz sayısının 3’e çıkarılacağını belirten Müdür Tosun, “Biz son dönemde şunu da yapıyoruz; bizim görmediğimiz şeyler için de hastanelerdeki hekimlerimizle toplantılar yapıyoruz. Mesela en son onkoloji bölümüyle, psikiyatri bölümüyle yaptık. Mesela onkoloji bölümündeki arkadaşlara şunu sorduk. Biz burada yapmadığımız herhangi bir işlem var mı? Veya yapılmasını istediğiniz bir şey var mı? İşte geçen vekillerimizden biri bütçe görüşmeleri sırasında Van'daki hastaların kanser tedavisi için il dışına gittiğini söyledi. Biz ondan sonra yine bir kendimizi çek ya böyle bir durum çok fazla yok ama yine kendimizi bir çek edelim dedik. Oturduk verilere baktık. Çok il dışına giden bir hastamız yok. Ama yine mesela ikinci bölge hastanede hani ne yapıyoruz engellemek için? Şimdi bizim Yüzüncü Yıl Üniversitesi'nde ve bölge hastanesinde iki tane radyoterapi cihazımız var. Fakat bunların spesifik bazı ışınlamalarını yapmadığını biliyoruz. Biz 6 aydır bölge hastanesinde ikinci radyoterapi cihazını bu spesifik tamamen herhangi bir yan dokuya minimal zarar veren cihazı da artık Van’a getirelim. İşte 10 hastanın biri gidiyorsa da artık gitmesin diye 6 aydır 8 aydır çalışıyoruz. Artık izin süreçleri bitti, inşallah önümüzdeki ay ihaleye çıkacağız. Başarılı olursa İşte bölge hastanesinde ikincisini kuracağız. İldeki radyoterapi cihaz sayısı 3'e çıkacak.” dedi.
“KANSER TEDAVİSİ İÇİN HERHANGİ BİR HASTANIN İL DIŞINA GİTMESİNE GEREK KALMAYACAK”
Kanser hastalarının tedavisinde yapabildikleri veya yapamadıkları işlemlere de değinen Tosun, şunları söyledi: “Kanser tedavisinde ne yapamadığımızı biliyoruz. Kemik iliği transplantasyonu biz erişkinde yapamıyoruz. Çocukta zaman zaman Yüzüncü Yıl Üniversitesi bunu yapıyor. En son toplantımızda hekimlerimizle konuştuk. Şimdi bu işi yapabilmek için bir gönüllü bir hekim lazım. Uzun süre Van’da olması lazım. Çünkü bu hekimin aynı Tüp Bebek Merkezi'ndeki gibi 6-8 ay eğitime göndereceğiz. Bunu kabul etmesi lazım. Geldikten sonra da uzun yıllar Van’da kalacak. Gerekirse Vanlı bir hekim lazım. Bununla ilgili de bir hekim arkadaşımızın gönüllü olduğunu o toplantıda hani konuştuğumuzda gönüllü olacağını söyledi. Şimdi ona da başlayacağız. Onun dışında kemoterapi olarak biz hekimlerimize şunu sorduk: Yani yapamadığımız herhangi bir tedavi var mı? Onlarda olmadığını fakat hedefe yönelik ilaç verebilmek için bazı moleküler testlerin çalışılması gerektiğini bize söylemişlerdi. O toplantıda da söylediler. İşte 6-8 ay önce ona da çalışmaya başladık. Onun da ihalesini arkadaşlar inşallah önümüzdeki ay yapacak. Tamamen moleküler testi çalışıp o genetik mutasyona göre hangi ilaç en etkiliyse o ilacın sonucunu verip biz o ilacı vereceğiz. Yani kanser tedavisinde de artık bu üç saydığım şey tamamen spesifik, Türkiye'nin en büyük illerinde yapılan tedaviler ve işte tanı yöntemleri bunları da tamamen kurmuş olacağız. Ondan sonra artık kanser tedavisi için kendi isteği dışında herhangi bir hastanın il dışına gitmesini gerektirecek hiçbir şey kalmayacak.”
“HEKİM VE UZMAN HEKİM SAYISI YÜZDE 40 ARTTI”
3 yıl öncesine göre Van’da hekim ve uzman hekim sayısının yüzde 40 arttığını söyleyen Tosun, “Şimdi giden hekim var mı var. Ama bu doğu illerinin genel durumu. Doğu ve Güneydoğu illerinde belki Van bu illerden bu dezavantajı yaşayan en avantajlı il konumunda. İşte bir Urfa, bir Mardin, Hakkari, Şırnak, çevremizdeki diğer iller den daha iyi durumda. Çünkü buranın hem sosyal imkanları hem halkının anlayışı ve benzeri durumlardan dolayı insanlar burada daha fazla hizmet ediyorlar. Ha gidiyorlar mı? Gidiyorlar. Bu insanların kariyer planıyla alakalı. Ya da işte aileleri başka ilde orada yaşamayı istiyorlar. Bazısı akademik kariyerine orada devam etmek istiyor. Bazısı ailesinin yanında yaşamak istiyor. Ama 3 yıl öncesine göre uzman hekim ve hekim sayımız yüzde 40 daha fazla. İşte biraz önce muayene sayısı arttı dedim. Bunun bir faktörü de hekim sayımızın artması. Belki hastane sayımız bu 3 yılda artmadı. O da altyapı planlamalarına 2-3 yılda bu hale getirebildik. Yani gelen gidenden daha fazla hekimi sağ olsun bakanlığımız da istihdam ediyor. Ha daha uzun süreli hekimler burada kalsın diye ne yapmamız lazım diye konuştuğumuzda bizim Van Eğitim Araştırma Hastanesi'nde hekim yetiştirebilecek klinikleri kurmamız lazım dedik. 3 yıl önce ben göreve başladığımda o dönem hastanede herhangi bir eğitim kliniği yoktu. Yani asistan hekim yetiştiren hocaların olduğu, bir eğitim kliniği yoktu. Şu an yanlış bilmiyorsam 7 ya da 8 tane bölümde biz hekim yetiştiriyoruz. Şimdi uzman hekim ve işte doçent profesörler varken asistan hekimler de var. Mesela göz kliniğinde halka hizmet edilirken 15 tane uzman hekimimiz var hocalarla beraber. Yanında 16 tane de asistan hekimlerimiz var. Bunlar da gerek kendi eğitimlerini alıyor, gerekse halka aynı zamanda hizmet de ediyorlar şu an. Yani belli bir kıdemi aşanlar poliklinik hizmetlerinde, belli bir kıdemi aşanlar ameliyat tane hizmetlerinde görev de alıyor. Bu da bizim elimizi güçlendiriyor.” ifadelerini kullandı.
“KALPLE İLGİLİ TÜM AMELİYATLARI VAN'DA EKSİKSİZ YAPABİLİYORUZ”
Van’ın kalp ameliyatlarındaki başarısına dikkati çeken Tosun, “Biz kalple ilgili tüm ameliyatları özellikle kardiyovasküler cerrahi de işte geçen 2 gün önce de bir haber oldu. Bakanlığın da teşekkürü oldu. Tüm ameliyatları Van'da eksiksiz zaten yapabiliyoruz. Onun dışında yüz felci ameliyatlarına başladık. 2-3 hasta ameliyat edildi. Bunların orta vade sonuçları da iyi. Spesifik olarak değil ama bizim az önce de söylediğim gibi il dışına gönderdiğimiz çok nadir şey var. Mesela biz özofagus fistüllerinde şu an onu üniversiteyle konuşuyoruz, gönderdiğimiz mesela genel cerrahi ve gastrenstoloji de belki tek hasta grubu. Özofagus fistüllerinde stent atıp hastayı burada tutma için bir özellikli birim kurmaya çalışıyoruz 2 senedir ama bunun için bu işi yapabilen hekime ihtiyacımız var. Burada belki eksiğimiz var. Onun dışında tüm ameliyatları yapıyoruz. Diğer bir eksiğimiz artık bizim Van için organ nakli yapmamız lazım. Yani böbrek nakline başlamamız lazım. Belki ilerleyen dönemde karaciğere başlamamız lazım. Ama bunun için de işte Çetin hocamla da ara ara görüşüyoruz Sabahattin Hocam'la da… Bu işe kendini adayacak bizim hekime ihtiyacımız var. Çünkü genel organ nakli öyle kısa vadede çözülebilecek bir iş değil. Hekimin yıllarca o işe hizmet etmesi lazım. Böyle bir hekim arkadaşımızı inşallah ikna edersek böyle bir birimi gerek fiziki gerek diğer şartlarını biz sağlamak için zaten hazırız.” şeklinde konuştu.
“12 ADET 112 ACİL SAĞLIK İSTASYONU YAPILIYOR”
112 acil sağlık istasyonları yapımı ile ilgili bilgi veren Tosun, “Dün Vali Bey'e de durumu arz ettik. 12 istasyonun ihale çalışmaları tekrar başlayacak. Bir hukuki süreç vardı. Şu ana kadar bekleme nedenimiz de o hukuki sürecin çözülmesi. Çünkü hukuki süreç çözülmeden yeni bir ihale yapmak insanlar töhmet altında bırakabilirdi. O süreç sonuca geldi. Dün akşam Vali Bey'le de sağ olsun istişare ettik. O da talimatı verdi. Biraz sonra buradan kalkıp belediyeye gidip o ihalenin ve daha başka bize verecekleri destekler amacıyla bir toplantı yapacağız. İnşallah önümüzdeki günlerde 12 tane sağlık istasyonu yine Vali Bey'imizin öncülüğünde ihalesi yapılıp yapılacak. Onların dört tanesi aynı yerleri belli. İki tanesi Başkale'de, iki tanesi Özalp’ta, bir tanesi Erciş'te, birisi çok fazla kaza olan Gedikbulak'ta, biri organize sanayinin içinde, birisi küçük sanayinin içerisinde, birisi Kevenli'de, birisi Tuşba AVM'nin o alanda. Bunlar inşallah bu yaz hızlıca işte ihaleleri yapılıp zaten küçük yapılar olduğu için bitirmeyi hedefliyoruz. Yine Büyükşehir Belediyesi'nin desteğiyle yapılacak. Kanser tarama aracı o zaman da söylemiştik. Bizden talep ettiler, vermedik. Yönetim değişti. Artık araç zaten tamamen bizim. Bir önceki dönem bize tamamen tahsis edilmişti zaten. Tapusu bizde. Mülkiyeti bizdeydi. Vermedik. Şu an zaten sahada artık meme kanseri ve servis kanseri taraması yapıyor.” diye belirtti.
“İSTANBUL HASTANESİ’NDE KAPASİTE ARTIŞI İÇİN FİZİKİ ALAN YOK”
Bölge Hastanesi ek binası olarak hizmet veren eski İstanbul Hastanesinde kapasiteyi arttıracak herhangi bir fiziki alanın olmadığını söyleyen Tosun, şöyle devam etti:
“Yani acilinin boyutunu biliyoruz. Günlük 1.000 hasta giriyor. Biz ne yapabiliriz diye çok gittik geldik ama binayı genişletebilecek Herhangi bir fiziki alan yok. Personel sayısını arttırıyoruz. Geçtiğimiz ay içerisinde bir salgın oldu maalesef. İşte grip salgını oldu. O olduğunda biz personel sayısını 1,5 kata arttırdık. Gerek ana binada gerek orada. Personel sayısıyla ilgili kapasite arttırıyoruz. Binanın fiziki imkanı imkan verdikçe şu an mesela 3. kata gittiğinizde orada boş bir alan vardı. Biz orayı tamamen yıktık 12 tane poliklinik alanı yapıyoruz. Hani bina el verdiğince fiziki şartları biz tamamen her yeri kullanmayı hedefleyip oranın kapasitesini arttırıyoruz. Ama dışarıya doğru bir genişleme ihtimalimiz sıfır olduğu için hem gerek caddelerin darlığı vesaire bununla ilgili bir şey yapamayacağız. Acilindeki personel sayısını arttırıyoruz. Burada da sahada emek veren işte hekimlerimiz ve sağlık personellerimize biz teşekkür ediyoruz. Bu tamamen onların cansiperane şekilde çalışmasından dolayı. Yoksa o küçük alanda biz sıkışıklığı engelleyemeyiz. Onlar sağ olsunlar çok fazla dinlenmeden, kendilerinden fedakarlık ederek çok fazla çalıştıkları için oradaki hizmet kalitesi bu şekilde devam edebiliyor.”
“GÜNDE 1500 HASTA GELİYOR”
Hastanedeki yoğunluğa ilişkin konuşan Tosun, sözlerini şöyle sonlandırdı:
“İstanbul Hastanesini ilk açtığımızda çocuk artı erişkin acil olarak açtık. Ama çocuk artı erişkin acil 2000'in üzerine çıkınca kim ne kadar çalışırsa çalışsın oradaki yoğunluğu engelleyemez hale geldiğimiz için şu an sadece erişkin hasta kabulü yapılıyor. Yani oraya zaten biz ambulanslarla hasta götürmüyoruz. Bizim orayı açma nedenimiz şuydu: İnsanlar yürüyerek basit tedavileri olabilsinler diye. Bir iğnesini yaptırabilsin. İşte 1000 tane muayene yapıyoruz. 500 tane de yaklaşık pansuman ve enjeksiyon yapıyoruz. Bizim oradaki amacımız orada üst düzey yani bölge hastanesinin acilindeki gibi işte kalp krizi ya da işte bizim kırmızı dediğimiz kalbi durmuş hastaya, hayati fonksiyonları sıkıntısı olan hastalara hizmet vermek zaten değil. Ayaktan gelsin işte gripse reçetesini yazdırsın gitsin. Bölge hastanesine kadar gitmesin diye biz orayı açtık. Biz orayı ne yaparsak yapalım genişletemiyoruz. Ya bazı alanları kırdık duvarı böyle bir yarım santim içeriye aldık en azından geniş dursun diye. Ya hijyen konusunda arkadaşlarımız cidden orayı temizliyorlar ama dışarıda mesela bir koku zaman zaman oluyor. Çünkü dış hatta bağlanan işte o gider tıkanıyor. Belediye günde üç defa gelip oraya açıyor. Bu şehir şebekesiyle alakalı. Burayı kapatmama nedenimiz, çalıştırma nedenimiz de şu: Halk ulaşabilsin. Basit şeyler için hani bizim tıbbi olarak basit gördüğümüz durumlar için halk iki otobüse binip eğitim araştırmaya gitmesin diye orayı açıyoruz. İnşallah işte Bostaniçi’nde hastane yapıldığında zaten o hastanenin yoğunluğu kendi kendine azalacak.”



