' Biz hep beş kişiydik. Ben ve dört duvar' Hz. Yusuf
Biz hep yaln
ızdık bu ülkede.
En çok ta adımıza Yusuflar denildi. Adımız ne olursa olsun hep Yusuf diye anıldık. Doksanlı yılların başından beri zindanlar ile tanıştık. Aylarca işkencelerde kalanlarımız oldu. Kimimiz yapılan işkenceler sonucu şehit oldu, kimimiz sakat kaldı ve kimimiz de yıllardır zindanların kuytu köşelerinde rabbimiz ile baş başa, yalnız ve unutulmuş bir şekilde ömrümüzün geri kalanını tamamlamaya çalışıyoruz.
Evet, Yusuf derler adımıza. Yirmi yılı aşkın kimimizin kaldığı bu sabır ve ihlas mektebinde, babalarımızı, annelerimizi, eş ve çocuklarımızı dergahı ilahiye gönderenlerimiz oldu. Hasret şerbetini yudumladığımız bu garip ve öksüz mekanda sevenlerimiz yavaş yavaş bizleri terk edip ebedi aleme göç ettiler. Bizler ise bu mekanın bambaşka bereketli bir alem olduğunun şuuruyla hep istifade etmeye çalıştık. Fakat zalimlerden asla af dilemedik. Zalimlerden af ve merhamet dilemekten ise bu kimsesiz mekanda gözlerden uzak rabbimizin huzuruna ak bir yüz ile gitmeyi yeğledik. Zalimleri ise hiç mi hiç affetmedik.
Her birimizin bir hikayesi vardır biz garip Yusufların. Her birimiz ayrı bir kumpas ile zindana atılmış. Bir zamanlar bu ülkede herkes düşman olmuştu bizlere. Bizler ise sadece rabbimize dayanmıştık. Bizleri hile, yalan ve tuzaklar ile zindanlara atan zalimleri rabbimize şikayet etmiştik. Kalemlerimizi kıran insan kılığındaki fesat şebekesi teröristleri Allah'a havale etmiştik. Ve zamanı gelince Allah'ın adaleti tecelli etti. Zalimler darbe vesilesiyle bir bir zindanlara atıldı. Omuzlarındaki rütbeleri söküldü. Pis yüzleri, şeytani ve adi çehreleri bir bir ifşa oldu. Allah azze we celle daha da onları ve destekçilerini rezil edecek. Sırtlarını dayadıkları Amerika, NATO ve batı müttefikleri bile onları ilahi adaletin tecellisinden kurtaramadı. Bu daha dünyadaki belalarıdır.
Sünnetullah budur işte. Bir şekilde zalimler belalarını bulurlar. Ama biz Yusufları en çok ta üzen, alnı secdeye değen yöneticilerin terörist diye tabir ettikleri şeytanlar tarafından zindanlara atılıp yirmi yılı aşkındır mağdur edilen Yusufları bir türlü hatırlamamalarıdır. Bu ülkede adliler, bir zaman KCK' liler, Ergenekoncular….. Hemen hemen tüm kesimler için yasal düzenlemeler yapıldı ve zindanlardan salıverildiler. Ama Müslüman mahkûmlar zindanlarda kalmaya devam ettiler. Maalesef bu zulüm bizlere reva görülüyor.
Bu ülkede e
ğer Yusuflar unutulursa, gayretullah'a dokunur ve Allah azze ve celle de yöneticileri maazallah unutur. Asıl felaket ise ahirette başlar.
Bu ülkede yöneticiler nazarında biz hep yalnız kaldık. HAMD OLSUN RABBİMİZ NAZARINDA BİZ YALNIZ DEĞİLİZ. Melikler bizi unutsa da, bizleri anmaya dilleri varmasa da, Müslüman tutsaklar diye bir kesim nazarlarında yok ise de, biz Aziz ve Hamid olan rabbimize dayanmışız. Eğer hayat sadece dünyadan ibaret olsaydı, elbette ki kaybettiğimiz çok şey olurdu. Ve üzüleceğimiz, hayıflanıp ah vah edeceğimiz çok şey olurdu. Bizim koktuğumuz bir şey var ise o da rabbimize layık abidler olamadığımızdır.
ASIL ADALET
İ İLAHİDEN KORKMASI GEREKENLER İSE BU ÜLKEDE MÜSLÜMAN TUTSAKLARI UNUTUP BİR TÜRLÜ ADALETİ GERÇEKLEŞTİREMEYENLERDİR…

Adaleti ilahiyi düstur edinen melik ve hükümdarlara selam olsun.