Vizontele’de bir sahne var. Hani şu deli Emin’in Vizontele’yi Artos Dağı’na çıkardığı ve Belediye Başkanının şu konuşmayı yaptığı o meşhur sahne:

“Buraya gazeteler iki gün sonra gelir. Biz duyduğumuz bir havadise şaşırdığımız zaman, büyükşehirdeki insanlar o haberi çoktaaan unutmuş oluyor. İşte Vizontele buna son verecek. İstanbul’da yaşanan bir hadiseyi anında gözlerimizle göreceğiz. Vizontele uzağı yakın edecek ve burası artık o kadar uzak olmayacak!”

Van o zamanlar uzaktı, hem de çok uzak!

Yollar uzak, gazeteler uzak, hastaneler uzak, okullar uzak, su dahi uzaktı…

Öyle ki birçok köyde içme suyuna ulaşabilmek için komşu köylerdeki su kaynaklarına gitmek, kilometrelerce yol katetmek gerekiyordu.

Okumak için bazen 5-6 kilometre uzakta bulunan bir okulun yolunu, kar ve soğuğa rağmen aşmak gerekiyordu.

Kilometrelerce uzakta bulunan bir hastaneye ulaşabilmek için eğer mevsim kışsa, hastanın önce bir kızağa bindirilip buz gibi soğuk havada; kar, tipi ve soğukla mücadele ede ede ana yola ulaştırılması, ondan sonra bir araç denk gelene kadar bekleyip, araç bulunduğunda ise saatlerce süren zorlu bir yolculuğun ardından ancak hastaneye ulaşılabilirdi.

Van gibi bölgedeki birçok il, yalnızca ülkenin merkezine coğrafi olarak uzak değildi; insan yaşamının en temel ihtiyaçlarının karşılanmasına dahi çok uzaktı!

Ancak zaman değişti, teknoloji gelişti. Bir zamanlar Artos Dağı’nda, yüksek noktalarda televizyon yayınlarını izleme hayaliyle özdeşleşen Vizonteleler evlerimize girdi.

Siyah-beyaz ekranların yerini renkli televizyonlar aldı. Bugün ise dünyanın öbür ucunda yaşanan bir gelişmeyi saniyeler içinde öğrenebiliyor, haberlere internet üzerinden anında ulaşabiliyoruz.

Ancak Van, büyükşehir olmasına rağmen büyükşehirlerin sahip olduğu pek çok imkândan, hizmetten ve yatırımdan hâlâ yoksun bir şekilde yaşamını sürdürüyor!

Büyükşehirleri bırakın, kendinden küçük şehirlerin dahi imkânlarından çok uzaktadır Van!

Hizmetler tam anlamıyla Van’a bir türlü yakın olamadı.

Vizontele filminin çekildiği yıllarda Van’da hastalanan birini Diyarbakır’a, Erzurum’a ya da Ankara’ya götürmek halk arasında sıkça dile getirilen bir tavsiyeydi.

“Hastan varsa Van’da bırakma, Diyarbakır, Erzurum ya da Ankara’ya götür” sözü, o dönemde Van’da yaşanan sağlık sorunlarını dile getiren çarpıcı bir ifadeydi.

Aradan geçen yıllarda elbette sağlık alanında önemli değişimler yaşandı. Ancak Van’ın artan nüfusu ile bölge insanının Van’ın sağlık kuruluşlarına sevk edilmesi ile büyüyen ihtiyaçları ile Van’a gereken sağlık yatırımları bir türlü yapılamadı.

Bugün Van hala insanını tedavi etmekte geride kaldığı için hastalarını farklı şehirlere sevk etmeye devam etmektedir.

Ve Van halkının sağlık hizmetine ulaşabilmek için çıktığı çileli ve ıstıraplı yolculuğu bir türlü bitmedi.

Yozgat gibi Van’ın nüfusunun yaklaşık üçte birine sahip olan küçük bir şehirde, şehir hastanesi 2017 yılında oradaki insanların hizmetine sunulmuşken, inşaat çalışması hala devam eden Van Şehir Hastanesi’nin ancak iki yıl sonra hizmete açılması beklenmektedir.

Dile getirmeye çalıştığımız sorun tam da budur.

Van, yalnızca büyükşehirlerin değil, nüfus ve ihtiyaç bakımından kendisinden çok daha küçük şehirleri dahi 10-15 yıl geriden takip etmektedir.

Peki, ama Neden?

Büyük bir şehir, hem nüfus hem de ihtiyaç bakımından kendinden küçük bir şehri neden 10-15 geriden takip etmeye mahkûm edilmiştir.

Mesele yalnızca bir hastanenin ne zaman açılacağı değil; Van halkının sağlık gibi insanın temel ihtiyaçları olan hizmetlere erişimde yıllardır yaşadığı eşitsizlik ve gecikmelerdir

Van, bu gibi temel hizmetlerden neden yıllarca uzakta tutuluyor?

Van’a yatırım yapılması elbette önemlidir ancak asıl önemli olan Van’ın ihtiyaç duyduğu yatırımlara zamanında kavuşabilmesidir.

Van, bugün hâlâ şehircilik, ulaşım ve sağlık hizmetleri alanında hak ettiği hizmetleri alma konusunda çok uzaktadır.

Yıllardır gündemde olan ve yapım çalışmaları hâlen devam eden Van Çevre Yolu bir türlü Vanlıların hizmetine girmedi.

Ve ne zaman tam etkin bir şekilde hizmete gireceğini de kimse bilmiyor.

Van Çevre Yolu’nun hala kesinleşmiş bir açılış tarihi ortada yok!

Bunun gibi Van’ın kent merkezinde yaşanan çileli trafik yoğunluğunun ve otopark sorununun çözümü hâlâ çok uzakta görünüyor.

Merkezde bulunan mahallelerin dahi yolları, köy yollarından daha berbat bir durumdadır. Belediyecilik hizmeti tam anlamıyla Van’a bir türlü ulaşamadı.

Peki, Van ne zaman uzak olmaktan kurtulacak?