Van halkına sineklerden ciddi uyarı var. "Van Büyükşehir ve ilçe belediyelerini arkalarına alan sinekler, halka adeta, 'Ya evinize kapanıp kapı pencere açmayın ya da Van'ı terk edin.' dercesine meydan okuyorlar. Hayvan severlerin kendilerine sahip çıkmadığını da dile getirebilecek kadar ileri giden sinek ve böcekler, özellikle akşam saatlerinde insanların evlerine kapanmalarına sebep oluyorlar. Yazın sıcaklığıyla kendilerini evlerinden dışarı atan vatandaşların, sinekleri dumanla kovmaya çalıştıklarını gören belediye ekipleri ise yangın ve benzeri durumları bahane ederek sinekleri korumaya devam etmeleri dikkat çekiyor."

Böyle bir haber görsek, neredeyse şaşırmayacak duruma geldik.

Yaz ayları; insanların günün yorgunluğunu ve stresini üzerlerinden atmak, aileleriyle birlikte temiz hava almak için en çok akşam saatlerini tercih ettiği zamanlardır. Sahil yolu, Edremit sahili, Tuşba ve İpekyolu sahil alanları ile mahalle parkları, vatandaşların nefes almak için yöneldiği en önemli yaşam alanlarıdır. Ancak huzur bulmak için dışarı çıkan insanlar, sineklerin gözlerine, burunlarına ve ağızlarına kadar girerek hayatı kendilerine zindan etmesi nedeniyle bir süre sonra yeniden evlerine dönmek zorunda kalıyorlar.

Van Büyükşehir Belediyesi ile ilçe belediyelerinin ilgili daire başkanlıklarına ve sahada görev yapan ekiplerine de küçük bir hatırlatmada bulunalım: Bir akşam ailenizle birlikte dışarı çıkın. Eğer sinekler sizi tanımazsa, o zaman vatandaşın ne yaşadığını çok daha iyi anlayacaksınız.

Buraya kadar ironi yeter sanırım. Şimdi açık ve samimi bir çağrıda bulunmak istiyorum.

Şehirler yalnızca yapılan yollarla yaşanabilir hâle gelmez diyeceğim; fakat yolların önemli bir kısmı çukur, birçok nokta toz toprak içinde, kaldırımların bir kısmı da savaştan çıkmış gibi. Parklara baktığımızda bakmaktan vazgeçiyoruz çünkü büyük bir bölümü bakım ve onarım bekliyor. Yine de bütün bunların eksiksiz olduğunu varsaysak bile, tek başına yeterli değil.

Buradan hareketle unutmayalım ki şehirler sadece asfalt, kaldırım ve park yapmakla yaşanabilir hâle gelmez. Bir hizmetin gerçek değeri, vatandaşın günlük hayatına ne kadar dokunduğuyla ölçülür. Bu husus tüm hizmetlerde göz önünde bulundurulmalıdır.

Bugün Van'ın birçok mahallesinde, sahil bandında ve parklarında vatandaşların ortak derdi sinek ve haşere sorunudur. Bu durumun abartıldığını düşünecek kadar halkınızdan uzak yaşıyorsanız akşam saatlerinde sahillere ben belediye reisiyim diyerek adım atın bakalım sinekler size ne tepki verecekler? Sanırım hepsi bir olup onlara karşı önlem almıyorsunuz diye sizleri omuzlarında taşıyacaklar… Halk ne der onu da siz görün derim.

Kesin olarak bilinmelidir ki bütün gün çalıştıktan sonra vatandaşları yaz akşamında evlerine hapseden bir sorun, basit bir çevre sorunu değildir. Ve belediyecilik, sorun ortaya çıktıktan sonra müdahale etmekten de ibaret olmamalı. Asıl olan, öngörülebilen sorun oluşmadan gerekli tedbirleri almaktır.

Vanlı vatandaşlarımızın ifadelerini de buraya eklemek istiyorum; ‘‘Van halkı olarak parkların, sahil bandı ve yeşil alanların; huzurla vakit geçirdiğimiz, çocuklarımızın güvenle oynadığı mekânlar olmasını istiyoruz. Yaz akşamları, sineklerden kaçarak eve dönülen değil; ailece huzur içinde geçirilen saatlere dönüşsün diyoruz.’’

Bu durumda Van Büyükşehir Belediyesi ile ilçe belediyelerinin, vatandaşlardan gelen talep ve şikâyetleri dikkate almaları, ilaçlama çalışmalarını planlı, düzenli ve etkili hâle getirmeleri büyük önem taşımaktadır. Çünkü bilinmelidir ki belediyecilik; vatandaşın yaşam kalitesini artırmaktır.

Sineksiz bir yaz geçirmek hayal olmamalı.

Selam ve dua ile