Obsesif Kompulsif Bozukluk (OKB), kişinin istemeden zihnine gelen rahatsız edici düşünceler ve bu düşüncelere bağlı kaygıyı azaltmak için tekrarladığı davranışlarla karakterizedir. Sürekli kapıyı kontrol etmek, ellerini tekrar tekrar yıkamak veya aynı düşünceyi zihninde sorgulamak bu duruma örnek olabilir.
Bilişsel davranışçı terapi (BDT) açısından OKB’nin önemli noktalarından biri, kişinin düşüncelerine yüklediği anlamdır. Örneğin, “Ya kapıyı kilitlemediysem?” düşüncesi tehlike olarak yorumlandığında kaygı artabilir ve kişi tekrar kontrol etme ihtiyacı hissedebilir.
Kontrol etmek kısa süreli rahatlama sağlasa da şüphe yeniden ortaya çıkabilir. Böylece düşünce, kaygı, tekrarlayan davranış ve geçici rahatlamadan oluşan bir döngü gelişir.
OKB yalnızca temizlik ve düzenle ilgili değildir; hata yapma korkusu, zarar verme endişesi ve zihinsel tekrarlar şeklinde de görülebilir. Bir düşüncenin zihne gelmesi, onun gerçek olduğu veya kişinin bu düşünceyi gerçekleştirmek istediği anlamına gelmez.
BDT yaklaşımı, kişinin düşüncelerini nasıl yorumladığını ve bu yorumların davranışlarını nasıl etkilediğini anlamaya odaklanır. OKB’yi anlamak, düşünce, duygu ve davranış arasındaki ilişkiyi fark etmekle başlar.
Uzm. Klinik Psikolog Tahir Yurdakul...